Siyonist namlunun ucunda Yahudi inancı var

Abone Ol

Siyonizm, Yahudilik içinde bir fraksiyon değildir. Dünya, 75 yıldır sistematik şekilde devam eden nasyonal bir işgal ve etnik soykırımla kan devşiren bir doktrin ile karşı karşıya. Siyonizmin güç vehmettiği tarihin, Nekbe ile başladığı kaydediliyor. Özellikle Harediler, yani kendilerini Tevrat’ın gerçek uygulayıcıları olarak tarif eden ‘dindar Yahudiler’ siyonist miladın Nekbe ile başladığını ısrarla vurguluyor. Siyonistlerin uyguladığı barbarlık, bekledikleri güç dönüşümünü ilkin Nekbe ile sağlamıştı. Bundan sonra ise siyonistler, Yahudiliği daha da siyasallaştırdılar.

Burada sadece karar vericilerin dayattığı bir siyasi erkten bahsedemeyiz. İsrail toplumunun çoğunluğunun desteklediği, idealize ettiği bir vahşilikten söz ediyorum. ‘İsrail toplumunun çoğu’ derken bu istatistik bana ait değil, bizzat anti siyonist Yahudi kanaat önderlerinin verdiği bir orandır. Kaldı ki soykırımın İsrail’deki çoğunluk kamuoyu desteği, tüm dünyanın gözleri önünde ekranlara yansıyor.

En ağırından sıralarsak bu siyonist ideoloji, 7 Ekim’den bu yana 20 binden fazla Filistinliyi katletti ve hâlâ öldürüyor. İnsanlık adına hiçbir kutsalı olmayan siyonist işgal, yaklaşık iki milyon insanı da yerinden etti. Sürgün edilenlerin durumu, hayatta kalmak olarak tarif edilemez. Zira yaşanmaz hâle gelen yerlerdeki altyapı ve ekosistem de yerle bir edildi. Savaş travması yaşayan yüz binlerce Filistinli; kasıtlı olarak açlık, susuzluk, salgın, tıbbi destek ve hijyen yoksunluğu, soğuk ve bombardıman dehşetiyle her an iç içe olan bir hayatta kalma mücadelesi veriyor.

DAVUT YILDIZI NEYİN SEMBOLÜYDÜ?

Siyonist İsrail, Yahudi inancını bir savaş silahı olarak kullanıp Filistin'de katliam yaparken dinî sembol ve argümanları da peş peşe kullanmaktan, referans göstermekten geri durmuyor.

İsrail ve dünyanın dört bir yanındaki siyonistler; Yahudi sembollerini kendilerinden olmayanları korkutmak, aşağılamak için birer algı silahı olarak kullanıyor.

Siyonist askerler Hanuka Bayramı'nın ilk gecesini, yıkılan evlerin enkazına devasa bir menora dikerek kutladı.

Örnekleri çoğaltabiliriz. İsrail askerleri, Filistinli bir tutuklunun yüzünü Davut Yıldızı ile damgalamış, gözleri bağlı kaçırdıkları Filistinlilere mavi Davut Yıldızı ile süslenmiş İsrail bayrağını zorla sallatmış ya da giydirmişti. Üstelik bu aşağılamaların her birini, diğer siyonistleri teşvik etmek üzere videoya çekerek yayınlamıştı.

MENORA İLE SİYONİST KUTLAMA

Yahudilikte ‘Yahudi inancını onurlandırmanın’ dinî bir vecibe olduğu belirtiliyor. İsrailliler, açlık ve hastalıktan ölmek üzere olan Filistinlileri bombardıman sağanağına tutarken bir yandan da "Mutlu Hanuka" tezahüratları eşliğinde onlarla alay ediyor. Hâl böyleyken Yahudi inancının onurlandırılması konusu da siyonist eliyle büyük yara almış durumda. Anti siyonist Yahudiler tam da bu noktada isyan ediyor.

İsrail askerleri Hanuka'nın ilk gecesini, Gazze’de şair ve akademisyen Prof. Refaat Alareer’i öldürdüğü yerin yakınında, yıkılmış evlerin enkazına devasa bir menora (şamdan) dikerek kutladılar. O yıkıntıların altında onlarca Filistinlinin ölü bedenleri vardı. Bu hâliyle menora, Yahudi inancının ruhunu ve umudunu dünyada temsil etmek yerine, siyonist askerlerin katliam zaferini ilan ediyordu.

KUTSALA DÜŞMANLIK

İsrail işgal güçleri, kısa bir süre önce de Gazze’de bir camiye baskın düzenleyerek Filistinlileri gözaltına alıp taciz etmişti. Videoya kaydettikleri bu görüntülerde askerlerin gayet keyifli oldukları gözlenmişti. Postallarıyla girdikleri camide minbere çıkarak hoparlörden okudukları İbranice dualar eşliğinde eğlenmeleri hafızalara kazındı.

Hiçbir kutsal tanımayan siyonist İsrail ve onun işgal kuvvetleri, böyle yapmakla Müslüman Filistinlilerin şahsında sadece tüm İslam âlemine hakaret etmekle kalmamış, İbranice duaları alet ederek anti siyonist dindar Yahudilerin de vicdanıyla dalga geçmiştir.

Bütün bunlar bir zamanlar Nazi SS subaylarının, Almanya sokaklarında Yahudileri katletmeden evvel onları aşağılamak üzere Davut Yıldızı’nı sökerek yerine gamalı haçı dikmeleriyle benzerlik gösteriyor.

İnsanlığın ortak vicdanı, 75 yıldır siyonist hadsizliği ile tahrip ediliyor. Böyle olunca da antisemitizm, siyonist eliyle dünyada her geçen gün daha da yükseliyor. Bundan şikâyetçi olan ve âdeta feryat eden Yahudiler, düzenledikleri gösterilerin yanında karar mekanizmalarını harekete geçirmek yönünde de aksiyon almalı. Yoksa ‘Yahudi onurunu koruma’ vecibesi, onlar için daha da çıkmaza girecek.

Yahudi inancını onurlandırmanın artık tek bir yolu var. O da Filistin’in özgürlüğünden geçiyor.