☰
✕

SN. RECEP TAYYİP ERDOĞAN, İKTİDARINIZ DOSTLARINIZDAN DAHA ÖNEMLİ

Abone Ol

Değerli dostlar…

Sayın Erdoğan’a yıllardır sevgi ve saygı duyuyorum. En zor dönemlerde yanında durdum. Bugün de desteğimi sürdürüyorum. Ancak gördüğüm yanlışları söylemenin de bu desteğin bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Benim itirazım size değil. Etrafınızda oluşan, milletin sesini duymakta zorlanan ve makamını kendisine verilmiş sürekli bir hak gibi gören anlayışadır.

Uzun zamandır dile getirilen değişim talebini artık ciddiyetle karşılamak gerekiyor. Mesele yalnızca fon krizi veya Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddialar değildir. Bu iddialar bağımsız biçimde araştırılmalı; sorumluluğu bulunan kim varsa hukuk önünde hesap vermelidir. Ancak tartışmayı tek bir isme indirgersek asıl sorunu gözden kaçırırız.

Millet kibirden, güç zehirlenmesinden ve aynı isimlerin makamdan makama taşınmasından yoruldu.

Bir görevde başarısız olanın başka bir görevle ödüllendirilmesi adalet duygusunu zedeliyor. Yıllarca sahada emek verenler beklerken bazı isimlerin her dönemde kendilerine yer bulması, teşkilatların heyecanını da tüketiyor.

Size duyulan sevgi, çevrenizdeki herkese verilmiş sınırsız bir onay değildir.

İktidarınız dostlarınızdan daha önemli. Çünkü taşıdığınız sorumluluk, birkaç kişinin makamından çok daha büyük.

Önümüzdeki seçimi kazanmak için ciddi bir yenilenme gerekiyor. Bu yenilenme kadrolarda, ekonomide, denetimde ve milletle kurulan ilişkide hissedilmeli.

Önce hesap verebilirlik sağlanmalı. Parti kimliği, akrabalık veya yakınlık kimseye ayrıcalık kazandırmamalı. Fon krizindeki mağduriyetler incelenmeli, vatandaşın hakkını arayacağı yollar açıklanmalı, denetimde ihmal varsa ortaya çıkarılmalı.

Millete, işlerin artık çok daha sıkı tutulduğu mesajı güçlü biçimde verilmeli. Bu mesajın arkasında görülebilir kararlar bulunmalı.

Görevlerin takvimi, başarının ölçüsü ve başarısızlığın karşılığı belli olmalı. Bakanından bürokratına kadar herkes, üstlendiği işin takip edildiğini bilmeli. Vatandaş da başvurusunun hangi masada beklediğini değil, ne zaman sonuçlanacağını öğrenmeli.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Yönetimin bütün yükünü sizin omuzlarınıza bırakan düzen de değişmeli. Daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısıyla, görev alanları açıkça belirlenmiş ve doğrudan sonuçtan sorumlu bir çalışma düzeni kurulabilir. Ekonomi, kamu hizmetleri ve kurumlar arası koordinasyonda sorumluluk paylaşılmalı. Yeni makamların her biri somut bir ihtiyacı karşılamalı; yetkisi ve hesabı açık olmalı.

Sahaya da yeniden güçlü biçimde çıkılmalı. İl ve ilçe ziyaretleri, kürsü konuşmalarının ötesine geçmeli. Esnafın dükkânında, vatandaşın mahallesinde, gençlerin arasında doğrudan temas kurulmalı. Ziyaretlerde söylenen sorunlar kayda alınmalı ve çözülüp çözülmediği takip edilmeli.

Kalabalık toplantılar kadar, rahatça konuşabilen insanlarla küçük buluşmalar da gerekli. Milletin gerçek derdi, yalnızca alkışların arasından duyulamaz.

Medya ve siyasi iletişim anlayışında da yenilenme şart. Propaganda gücü, inandırıcılığa dayanır. Vatandaşın sıkıntısını küçümseyen yayınlar, aynı yüzlerin aynı cümleleri tekrarlaması ve her eleştiriyi düşmanlık sayan dil güveni aşındırıyor.

Yapılan iş açıkça anlatılmalı; eksik varsa kabul edilmeli, çözümün takvimi söylenmeli. Ekrana çıkan kişiler konusunu bilmeli, sorulara cevap verebilmeli ve toplumla bağ kurabilmeli. Güçlü iletişimin dayanağı, vatandaşın hayatında karşılığını gördüğü icraattır.

Ekonomide ise beklemeye tahammülü azalan bir toplum var. Kira, gıda, eğitim ve işletme maliyetleri karşısında insanlara yalnızca sabır telkin etmek yetmez. İyileşme sofrada, alışverişte ve aile bütçesinde hissedilmeli.

Ülkeye nakit ve döviz girişi sağlamak en acil önceliklerden biri olmalı. Bunun için yatırım diplomasisi hızlandırılmalı, ihracatçı desteklenmeli, turizm gelirleri artırılmalı ve üretim yatırımlarının önündeki engeller kaldırılmalı.

Ancak her para girişi aynı faydayı sağlamaz. Ülkeyi ağır borç yüküne sokan veya kısa sürede çıkıp yeni dalgalanmalar yaratan kaynaklar yerine; üretime, istihdama ve kalıcı gelire dönüşen sermaye çekilmeli. Bunun yolu da güven veren hukuk, öngörülebilir kararlar ve sağlam kurumlardan geçer.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Millet ciddi bir değişim görmek istiyor. Başarısız isimlerin yerini liyakatli insanların aldığı, kamu kaynaklarının sıkı denetlendiği, yöneticilerin vatandaşın karşısına çıkıp hesap verdiği bir dönem bekliyor.

Ben yine sizi destekleyeceğim. Fakat değişim talebimi de açıkça söyleyeceğim. Çünkü yıllardır savunduğumuz siyasi iradenin, kibirli kadroların ve kişisel hesapların yükü altında yıpranmasını istemiyorum.

Dostlarınızın makamlarını değil, milletin size duyduğu güveni koruyun. Yenilenmeyi başlatın, sorumluluğu paylaşın, sahaya çıkın ve alınan kararların sonucunu millete gösterin.

Son sözüm malum:

Allah vatana, millete, devlete zeval vermesin.

Vesselam.