Sosyal medya ve belediye başkanlarımız

Abone Ol

şimizin bir parçası olarak zaman zaman belediye başkanlarımızın sosyal medya hesaplarına göz atıyorum. Özellikle AK Partili belediye başkanlarına daha dikkatli bakmaya çalışıyorum. Çünkü mesele sadece paylaşım değil; mesele bir zihniyet meselesi.

Kafamda üç basit soru var:

Ne yapıyorlar?
Ne paylaşıyorlar?
Nasıl bir etki üretiyorlar?

Sosyal medya doğru kullanıldığında bir siyasetçi için mükemmel bir araçtır. Yanlış kullanıldığında ise insanın bütün karizmasını iki dakikada yerle bir edebilir.

Belediye başkanları aslında siyasetçiler arasında en avantajlı gruptur. Çünkü hizmet alanları geniştir. Doğrudan halka dokunurlar. Her gün somut bir iş üretirler. Yol yaparsın, su getirirsin, park açarsın, sosyal destek verirsin… Anlatacak malzeme bol.

Peki ne görüyorum?

Maalesef büyük bir strateji eksikliği.

Birçok başkanın sosyal medya yönetimi ya tamamen dağınık ya da hedefsiz.
Kimisi etkileşim uğruna adeta TikTok fenomeni gibi davranıyor.
Kimisi ise belediyenin basın bülteni hesabına dönüşmüş durumda.

Ne ruh var, ne hikâye var, ne liderlik hissi var.

Algoritmayı anlamadan paylaşım yapılıyor.
Strateji olmadan içerik üretiliyor.
Sonra da hesaplar “hayalet hesaba” dönüşüyor.

Bunca imkâna rağmen görünürlük zayıf.
Bu ciddi bir problem.

Şimdi daha kritik bir yere gelelim.

6 Şubat depremlerinden bu yana en yoğun devlet desteğini alan şehirler belli. Deprem bölgesinde adeta seferberlik var. Devlet tüm imkânlarıyla sahada. Yatırım var. Konut var. Altyapı var. İnsanüstü bir çaba var.

Ama iletişim?

İşte orada tablo zayıf.

Bu kadar hizmete rağmen birçok belediye başkanı kamuoyunda güçlü bir hikâye inşa edememiş durumda. Oysa bu sadece “paylaşım yapmak” meselesi değil. Bu, liderlik iletişimi meselesi.

Bu tabloda iki isim pozitif ayrışıyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin. Onun iletişim dili zaten yıllardır kendine özgü ve güçlü.

Ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Öntürk.

Öntürk Hatay’da adeta derslere konu olacak bir iletişim süreci yürütüyor.

Sosyal medyada;

Vatandaşın derdiyle dertlenen,
Sokaktaki soruna anında refleks gösteren,
“Hatay sevdalısı” kimliğini net biçimde ortaya koyan bir profil çiziyor.

Ama asıl fark şu:
Sosyal medyada anlattığı şey ile sahada yaptığı iş örtüşüyor.

İletişim, hizmetin önüne geçmiyor.
Hizmet, iletişimle güçleniyor.

Deprem bölgesindeki diğer belediye başkanlarımızın da şapkayı önlerine koyup düşünmesi gerekiyor:

Bu kadar hizmete rağmen neden görünürlük zayıf?
Neden güçlü bir liderlik algısı oluşmuyor?
Neden hikâye başkaları tarafından yazılıyor?

Devlet çalışıyor.
Millet görüyor.
Ama sosyal medyada bu hikâyeyi doğru anlatamazsanız, boşluğu başkaları doldurur.

Belediyecilik sadece asfalt dökmek değil.
Belediyecilik aynı zamanda güven inşa etmektir.

Ve sosyal medya artık bu güvenin vitrini.

Bu vitrini doğru kuramazsanız, içeride ne kadar sağlam olursanız olun dışarıdan zayıf görünürsünüz.