Edinilen bilgiye göre, Ankara'da dijital güvenlik ve kamu düzenine yönelik tehditlere karşı yürütülen koordineli mücadelede yeni bir aşamaya geçildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından son üç günde gerçekleştirilen çalışmalarda suç unsuru taşıdığı değerlendirilen 93 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı.
Yapılan teknik ve hukuki incelemelerde söz konusu hesapların, kamu düzenini bozmayı hedefleyen provokatif paylaşımlar yaptığı, devlet büyüklerine hakaretlerin yer aldığı içerikleri yaydığı ve toplumsal kaos oluşturmayı amaçlayan organize dijital faaliyetler yürüttüğü tespit edildi. Kullanıcı bilgilerine ulaşılan hesap sahipleri hakkında ise adli soruşturma başlatıldı.
Güvenlik kaynakları, bazı hesapların sistematik dezenformasyon faaliyetleri yürüttüğünü, bazılarının ise terör örgütleriyle iltisaklı dijital ağlarla bağlantılı olduğunun değerlendirildiğini belirtti. Özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen manipülasyon girişimlerinin, bireysel ifade sınırlarını aşarak toplumsal güvenliği hedef alan organize operasyonlara dönüştüğü aktarıldı.
Süreçte dikkati çeken önemli başlıklardan biri ise kurumlar arası koordinasyon oldu. Dijital tehditlerin yalnızca güvenlik boyutuyla değil; hukuk, iletişim ve kamu düzeni perspektifiyle eş zamanlı takip edildiği belirtilirken, ilgili kurumların ortak veri paylaşımı ve hızlı müdahale mekanizmasıyla hareket ettiği kaydedildi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, geçen hafta yaptığı açıklamada, FETÖ ile iltisaklı olduğu değerlendirilen 1352 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli kararı alındığını duyurmuştu.
Duran, açıklamasında, "dijital terörizm” kavramına dikkat çekerek, sosyal medya üzerinden yürütülen organize manipülasyon faaliyetlerinin milli güvenlik boyutuna ulaştığını vurgulamıştı.
Güvenlik ve iletişim çevrelerinde, son operasyonların yalnızca münferit sosyal medya hesaplarına yönelik teknik müdahalelerden ibaret olmadığı, Türkiye'nin dijital egemenlik, kamu düzeni ve bilgi güvenliği ekseninde şekillendirdiği yeni nesil güvenlik stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.