Suudi-İsrail normalleşmesi yeniden gündemde

Abone Ol

Suudi Arabistan ile İsrail arasında diplomatik ilişkilerin kurulması konusu son günlerde yeniden gündemde.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve Ortadoğu Koordinatörü Brett McGurk geçenlerde Cidde’de, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la görüşerek nabız yokladı.

İki ülke ilişkilerinde normalleşmenin sağlanmasını en çok arzu edenlerden biri İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise diğeri ABD Başkanı Joe Biden.

Her iki lider de Suudi Arabistan-İsrail normalleşmesinde rol oynayarak siyasi kazanç elde etmek istiyor.

Yargı reformuna karşı düzenlenen protestolar sebebiyle zor günler yaşayan Netanyahu, İsrail’deki konumunu güçlendirmek isterken, Biden de gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri öncesi, seçim kampanyasında kullanabileceği bir başarı elde etme peşinde.

Suudi Arabistan tarafına gelince, orada da İsrail’le normalleşmeye sıcak bakılıyor.

Hatta Riyad, medya organları ve yönetime yakın isimler aracılığıyla, İsrail’le normalleşmenin zorunlu ve ülkenin yararına olduğu düşüncesini halka kabul ettirmeye çalışıyor.

Hükümete ait Arab News gazetesinde, geçen hafta Genel Yayın Yönetmeni Faisal J. Abbas imzasıyla bir makale yayımlandı.

Suudi Arabistan’ın İsrail’le normalleşmesi ihtimalini ele alan makalede, bu tür bir anlaşmanın mümkün olduğu ifade ediliyor.

Gazetenin internet sitesinde, makaleyle birlikte yayımlanan fotoğraf da dikkat çekici.

Muhammed bin Selman’ın, Biden’ı karşılarken çekilen ve ikilinin tokalaşmak yerine ellerini yumruk yapıp tokuşturduklarını gösteren fotoğrafın özellikle seçildiği anlaşılıyor.

Çünkü ülkeyi fiilen yöneten Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İsrail’le normalleşme konusunu Washington’la pazarlık etmek ve bu yönde bir adım karşılığında, birtakım kazanımlar elde etmek istiyor.

Taleplerinin başında da nükleer teknolojiye ulaşmak var.

İsrailli politikacılar, normalleşme karşılığında Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji transferine karşılar.

Son olarak “İsrail Evimiz” Partisi Genel Başkanı ve eski bakan Avigdor Liberman, bu yönde bir uyarıda bulundu ve normalleşme şartı olarak Suudi Arabistan’ın barışçıl amaçlı nükleer santrallere sahip olmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

İsrail, Arap ülkelerinde rejimlerin değişebileceğinin ve bugün dost olanın, yarın düşman olabileceğinin farkında.

Bu nedenle, dost ve müttefik de olsa, bölgede kendinden başka hiçbir ülkenin nükleer teknolojiye ve silaha sahip olmasını istemiyor.

Suudi Arabistan-İsrail normalleşmesine, Filistin cephesinde iki farklı yaklaşım var.

Direniş grupları, İsrail’in tanınmasına ve işgalcilerle normal ilişkiler kurulmasına ilkesel olarak karşılar.

Mahmud Abbas başkanlığındaki Filistin Yönetimi’nin ise Suudi Arabistan dahil Arap ülkelerinin, İsrail’le ilişkilerini normalleştirmelerine herhangi bir itirazı yok.

Fakat bu adımın Filistin tarafıyla koordineli olarak atılması gerektiğini düşünüyor.

Filistin Dışişleri Bakanı Riyad El-Maliki, Suudi Arabistan’ın, kendilerini dinlemesini beklediklerini açıkladı.

Diğer bir ifadeyle, Filistin Yönetimi, Suudi Arabistan-İsrail normalleşmesinden “pay almak” istiyor.

Muhammed bin Selman, ABD’den talep ettiklerini alabilirse Abbas ve adamlarını bir miktar parayla memnun edebilir.