Koca bir yıl, 365 günlük takvim yaprakları gibi rüzgarin önünde savrulup elimizden uçup gitti. Gidene mi üzülelim, elimizde kalana mı sevinelim bilemiyoruz.
Ömrümüz ağacın dalındaki yaprak misali, baharda yeşerir, yazın meyveye durur, sonbaharda sararır, kışın toprak olur. Topraktan geldik yine toprağa döneceğiz. Ne zaman geleceğimizi bilmediğimiz gibi ne zaman ve nerede bu fani dünyadan göç edeceğimizi de bilmeyiz. Bu dünya işte böyle garip dünyadır.
Bütün bunları biliriz de yine de dört elle sarılırız üç günlük dünyaya. “Dünya ahiretin tarlasıdır” der, kazarız mezarımızı farkında olmadan. Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle.
“Yağız atlı süvari koştur, atını koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.”
Geldik, gideriz... Bütün ömrümüz bu iki kelime arasında bir yerlere sıkışmıştır. Bize çok uzun gelir, oysa ne kadar kısa; bir nefes alımı, bir göz açıp kapayacak kadar yaşarız bu alemde. Musallada “iyi bilirdik” derler mi diye bekleriz ama iyi demeleri için çok da çaba sarf etmeyiz. Dünya öyle eğlenceli bir oyun alanı ki, ondan bir türlü vazgeçmeyiz.
Koca bir yıl, 2025 de geçti gitti. Geçen ömrümüzden düşen gazellerden geriye hangi izler kaldı acaba? Tamamlamak üzere neyi eksik bıraktık, neyi yanlış yaptık diye şöyle bir baksak iyi olmaz mı? Belki, eksiklikleri tamamlar, yanlışlardan vazgeçeriz.
Bak, bugün takvimden bir yaprak düşecek geriye, varsa ömrün bu yıldan 364 gün kaldı.
Haydi taze bir başlangıç yapalım. Muhasebe yaptın, eksikleri yanlışları gördün. Orada takılıp kalırsan bu yılı da kaçıracaksın. An bu an, saat bu saat haydi ne duruyorsun “Bismillah” de ve bir adım at. Bak Mevla ne kapılar açar sana…
Tabi ki iyi işler yapmanın önünde çok engel var. Kendini çok fazla suçlama, unutma herkeste “nefis” var, şeytanlar etrafta kol geziyor. Onlar da seni başka bir aleme çağırıyor.
Geçen sene her nedense nefsi galebe çalıp yenilenler çok oldu. Ya da biz fazla şey duyduk diye bize öyle geldi.
Hayatı anlamlandıran konumda bulunanların nefislerine yenilip şeytana uymaları bizi derinden sarstı.
Oysa onlardan beklentimiz; doğruları söylemeleri, iyi ve güzel hareketlerle örnek olmalarıdır.
Onlar bütün kötülüklerin anası içkiye ve uyuşturucuya müptela oldular. Kötülüklerin anası başka yanlışların da kapısını açtı. Yanlışlar tek başına gelmiyor, adeta diğer yanlışları da çağırıyorlar. Bir defa yenilmeye gör, kötülüklerin ve kötülerin kölesi olursun.
Yeni yılı kararında iyilik, güzellik ve esenlikle karşılamak varken alkolle, uyuşturucu ve kumarla karşılamak şeytanın tuzağına düşmekten başka bir şey değildir.
Dün yılın son gecesi diye hata yaptınsa, bugün yılın ilk günü tövbe ederek hem kendine, çevrene hem de insanlığa katkı vermek adına yola çık. Kararlı ve azimli ol, gamı, kederi bir yana bırak, derin bir nefes al.
Yeni yılda her takvim yaprağının mutluluk, bereket ve huzur getirmesi temennisi ile…