Tam yol gidemeyen gemilerin güvertelerinde kalmak!

Abone Ol

Hani derler ya “Hepimiz aynı gemideyiz” diye; işte bir gün aynen böyle olmuş ve bir ülkenin vatandaşları hep birlikte aynı gemiye binip ileriye doğru yelken açmaya hazırlanmışlar. Allahüâlem yolculukları beş yıl sürecekmiş. Kendi aralarında sözleşmişler ve “Bir kaptan seçelim aramızda, sonra yetkiyi ona emanet edelim. Biz işimize bakarken o da gemiye kaptanlık etsin. Beş yıl sonra bakarız ki iyi gidiyor aynı kaptanla son bir kez daha devam ederiz; baktık ki kötü gidiyor başka bir kaptan seçeriz” demişler. Kaptanlığa namzet yiğitler güverteye çıkmış ve herkes kimi istiyorsa onu işaret etmiş…

Tam kaptan seçilecek artık, vakit yaklaşmış herkes, kaptan belli olsa da yola çıksak diye beklerken şöyle bir dedikodu yayılır gemide: “Ahali bu kaptan iyi onu seçelim; ama mürettebatı başka bir kaptanın takımından seçelim. Kaptan kamaraya çıksın ama mürettebat ondan olmasın; hatta öyle yapalım ki mürettebatı kaptana karşı geleceklerden, her dediğine bir bahane bulacaklardan seçelim. Kaptan dümende olsun ama mürettebat kaptanı desteklemesin!”

Şimdi bu gemide, “Kaptanı seçelim ama mürettebatı da başka bir yerden seçelim” diyenler neye sebep olacaklarını bilerek mi böyle yapıyorlardır; yoksa vesveseye mi kapılmışlardır? Bu gemi, bırak düzgün gitmeyi yola bile çıkamaz ki…

Daha trajik olan başka bir soru soralım: Böyle yapanlar aslında kimi cezalandırmış olacaklar? Kendileri de içinde bulundukları geminin seyrüseferini aksatacak olanlar, kendi kendilerine zarar vermiş olmazlar mı?

Dizlerinin üzerine düşürülmüş, mağlup edilmiş bir medeniyetin çocukları olarak düştüğümüz yerden doğrulduk. Eskinin gürbüz düşmanları şimdinin yaşlanmış hasta adamları artık. Bebekleri bile olmayacak kadar hastalandıkları için hayatta kalmak için çocukları çalacak kadar yaşlı ve ölüler. Dünün hikâyeleriyle korkutuyorlar bizi. Dün de fitne ve fesatla ayrılığa düşürerek yendiler bizi. Her ayrılık ihtimali için binlerce dil döktüler ki ayrı gayrı kalalım. Her bölünmeyi övdüler, her parçalanmaya iltifat ettiler. Şimdi ayağa kalktık hamdolsun ama aslında yola çıkmamızdan korkuyorlar. Yine dedikoduyla, yine fesatla saldırıyorlar üzerimize. “Ayrılın, aynı gemi içinde herkes dümeni kendine çevirsin” diye fısıldıyorlar.

Aziz kardeşim, “Erdoğan’a oy ver, ama milletvekillerine oy verme” diyenler, sana aslında “Gemiye bin, ama yola çıkma” demiş oluyorlar. “Gemiye bin, ama o gemi tam yol alamasın” diyorlar. “Gemiye bin, ama o gemi yolda bekleyen fırtınalarda hızlı karar verip kurtulmasın, en ufak bir dalgada yolda kalsın” diyorlar. Ben de sana diyorum ki; kaptan diye kimi seçtiğin önemli elbette, ama kaptanı kamaraya gönderip onu mürettebatıyla kabzedersen, kaptana değil gemiye ceza vermiş olursun!..