kanun teklifindeki düzenlemelere ve teklifin komisyon sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Çocukların korunmasının, güvenli bir ortamda yetişmelerinin ve sağlıklı bireyler olarak geleceğe hazırlanmalarının, devletin ve toplumun en temel sorumlulukları arasında yer aldığını belirten Yüksel, teklifin, çocukları suçtan koruyan, suç işlemelerini önleyen ve suça karışan çocukların yeniden topluma kazandırılmasını esas alan anlayışla hazırlandığını ifade etti.
Kanun teklifinin, çocuk adalet sistemini güçlendiren, çocukların üstün yararını esas alan, ebeveyn sorumluluğunu önceleyen, toplum güvenliğini gözeten ve koruyucu-önleyici mekanizmaları daha etkin hale getiren kapsamlı düzenlemeler içerdiğini dile getiren Yüksel, 18 maddeden oluşan teklifin 7 farklı kanunda değişiklik veya düzenleme içerdiğini aktardı.
Yüksel, teklifle, mevzuattaki "suça sürüklenen çocuk" ibaresinin "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirileceğini söyledi. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklarla ilgili yeni yönlendirme tedbirlerinin hayata geçirileceğini bildiren Yüksel, bu kapsamda da "sosyal ve toplumsal hizmetler", "dijital risklerden korunma", "kitap ve kütüphane", "çevreye saygı ve çevre temizliği", "tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle davranışsal bağımlılık" gibi tedbirlerin uygulamaya alınacağını kaydetti.
Komisyon Başkanı Yüksel, "Akıl hastalığı veya bağımlılık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından ciddi tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeksizin ulaşabilmeleri amacıyla hızlı ve etkin karar alınmasına imkan sağlayan hastane ile adliye arasında bir mekanizma kurulmaktadır." ifadelerini kullandı.
Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde ilgili kamu kurumlarının sürece zamanında dahil edilmesi sağlanarak, adli süreç ile eğitim ve sosyal hizmet mekanizmaları arasında etkin işbirliği kurulacağını anlatan Yüksel, çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde de denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanacağını belirtti.
Cüneyt Yüksel, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadan iddianame düzenlenmesinin, iddianamenin iadesi nedenleri arasına alınacağını ifade etti.
"Teklif, komisyonumuz tarafından tüm yönleriyle değerlendirilecektir"
Çocukların suça sürüklenmesinin sadece Türkiye'nin değil, çok sayıda ülkenin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorun olduğunu vurgulayan Yüksel, şöyle devam etti:
"Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olaylarında yaşanan durumlar, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 31'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Ayrıca, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik düzenleme öngörülmektedir. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde hakime takdir yetkisi verilerek daha az ceza indirimi uygulanabilmesine imkan sağlanmaktadır."
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, Türk Ceza Kanunu'ndaki tekerrür hükümlerinin uygulanma yaş sınırının 18'den 15'e düşürüleceğini, böylece özellikle suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde ebeveynlere verilecek cezanın yarısından iki katına kadar artırılacağını dile getiren Yüksel, ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verileceğini söyledi.
Çocuk hükümlülerin hapis cezalarının infazına doğrudan çocuk eğitim evleri yerine çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacağını aktaran Yüksel, şunları kaydetti:
"Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün 2 gün olarak kabul edilmesi uygulamasından vazgeçilerek, 1 günün 1 gün olarak dikkate alınması sağlanmaktadır. AK Parti olarak bütün çalışmalarımız, hukuk devleti ilkesinin geliştirilmesi ve adalet sisteminin güçlendirilmesine yöneliktir. Hazırlanan bu teklif, söz verdiğimiz gibi Türkiye Yüzyılı'nı Adalet Yüzyılı yapma kararlılığımızın en önemli adımlarından biridir. Kanun teklifinin görüşmelerine 16 Temmuz Perşembe günü başlanacak ve teklif komisyonumuz tarafından tüm yönleriyle değerlendirilecektir."