Tokalaşmayacaksınız, dinlemeyeceksiniz yoksa…

Abone Ol

Çözüm süreci, silahları bırakma noktasına gelindiğinde başta Doğu Anadolu olmak üzere tüm Türkiye’nin mutluluk kaynağı oldu. Yıllardır girilemeyen köylere, kırlara, evlere varıldı, hasret bitti, özlem giderildi. Manzara hepimizi sevinç gözyaşlarına boğdu.

Silahsızlanma toplantısı yapılacak, huzura huzur katılacaktı. Fakat AK Parti ve HDP’in olumlu müzarekeleri sonucunda gelinen ileri seviye, seçim arifesinde farklı bir çizgiye kaydı ya da kaydırıldı. Gelinen noktada demokrasi ve özgürlük nidaları atan HDP’den silahsızlanma ile ilgili en ufak bir söylem ve eylem gelmemesi asıl yaklaşımı ortaya koyması bakımından manidardır. HDP’nin dindar, mütedeyyin Kürtlerden oy alabilmek için ellerindeki belki de tek argümanı silahlar zulada tutuldu. PKK silahları tamamen bırakıp lağvedilse idi, meclise girilen takım elbiseler ve demokrasi görüntüsü ile insanları tehdit etmek pek mümkün ve etkili olmayacaktı. Silah olmazsa olmazdı. Kan akan musluklar bu silahlı tehdidin bir destekleyicisi olarak halka korku salacaktı.

HDP daha da ileri giderek oy istedikleri halka yaptıkları tehdidin yanında AK Parti ile seçim yarışında dahi bu yolu tercih etmekten geri durmadı. AK Parti’li adayların programlarını haber alıp önceden takip ederek halkı onların ziyaretlerine katılmamaları hususunda; “AK Parti’liler ile tokalaşmayacaksınız, onları dinlemeyeceksiniz” diye tehdit edecek kadar ileri gidildi. Görüşenler olursa kameralarla kayıt altına alanlar tarafından tehdit edildiler.

AK Parti’li adaylar, yılladır tanıdıkları insanların kendilerine selam vermediği, verilen selamı almadığı gibi bir sonuçla karşılaşınca bu kişilere telefonla ulaşarak neden böyle davrandıklarını öğrenmeye çalıştıklarını ifade ediyorlar. Bu sorgulamalar neticesinde ahbapları “siz gelmeden bizi uyardılar, konuşsaydık başımız belaya girerdi” şeklinde bir ifade ile durumun vahametini ortaya koyuyorlar.

Bununla birlikte seçim barajını aşmak için kırsal kesimdeki tehditlerin yeterli olmayacağını bilen HDP, İzmir gibi büyük illerde de farklı argümanlar geliştirmeye çalışmakta. Miting meydanında liderleri Öcalan’ın posterlerini açmayarak AK Parti olmasın da kim olursa olsun diyebilecek İzmirli ulusalcı, Kemalist seçmenin oyuna talip olmaktadır. Bu taktik diğerine göre çok daha demokratik çok daha etik bir yöntem. Keşke her yerde ince stratejilerle zeki seçim politikalarıyla vatandaşın kapısını çalsalar ve onların oylarına talip olsalar.

HDP’nin seçim barajını aşmaması için çalışıyorlar diyor Demirtaş. Tabi ki çalışacaklar bundan daha normal ne olabilir ki. Örneğin AK Parti, bu seçim yarışında HDP’nin barajı aşmaması, CHP’nin İzmir’den ve sahil kentlerden daha az milletvekili çıkarması, MHP’nin İç Anadolu’daki etkisini iyice zayıflatmak için çalışıyor. Kaldı ki HDP’nin seçim barajını aşmasında bir problem görmüyorum. Yeter ki halkımız, hür irade ile sandık başına gidip bile isteye reylerini HDP’den yana kullansınlar. Allah’a (cc.) emanet olun!