Trump, NBC News'e verdiği röportajda, İran'la yürütülen müzakerelerin durumu ve olası bir anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anlaşma sağlanması halinde İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun imhası sürecinde işbirliği yapacaklarını kaydeden Trump, "Eğer dostane ilişkilerimiz olduğunu kabul edip bir anlaşma yaparsak, hep birlikte devam ederiz. Ekipman bizim olur. İster yerinde olsun ister başka bir yere götürelim, onu alıp imha ederiz." ifadelerini kullandı.
Trump, anlaşmaya varılamaması halinde İran'a yönelik askeri baskıyı sürdüreceklerini belirterek, "Onlarla birlikte ya da onlarsız gideceğiz. Ama bize ateş eden insanlar olmayacak." dedi.
İran'ın anlaşmaya "çok yakın" olduğunu savunan Trump, taraflar arasında yalnızca birkaç pürüz kaldığını ve bunların önemli sorunlar olmadığını ifade etti.
Trump, İran'ın nükleer silah sahibi olmayacağını kabul ettiğini savunarak, anlaşmaya İran'ın nükleer silah geliştirmesinin yanı sıra bu tür silahları satın almamasını da güvence altına alacak ek bir madde eklenmesini istediğini söyledi.
İranlı yetkililerin başlangıçta bu talebe mesafeli yaklaştığını dile getiren Trump, daha sonra buna itiraz etmediklerini kaydetti.
Mücteba Hamaney ile görüşmeye açık olduğunu söyledi
Trump, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'i "rasyonel ve zeki" olarak nitelendirerek, talep etmesi halinde kendisiyle görüşebileceğini belirtti.
Hamaney ile doğrudan görüşmediğini ifade eden Trump, İran liderinin ciddi şekilde yaralandığını öne sürerek buna rağmen ABD ile ilişkileri değerlendirmesinin cesaret gerektirdiğini savundu.
ABD Başkanı, İran yönetiminin "güçlü ve gururlu" olduğunu kaydederek, bir anlaşmaya ulaşmanın zaman alacağını ancak İran'ın başka seçeneği bulunmadığını iddia etti.
Trump ayrıca, İran'la yapılabilecek yeni bir anlaşmanın ardından ülkenin dondurulmuş varlıklarının hemen serbest bırakılmayacağını, bunun daha sonraki aşamalarda değerlendirilebileceğini söyledi.
İran'ın askeri kapasitesine büyük zarar verdiklerini ileri süren Trump, bölgede konuşlu yaklaşık 50 bin ABD askerinin ise anlaşma sağlanmadan geri çekilmeyeceğini ifade etti.
İran Meclis Başkanı: ABD'nin İsrail'e yaktığı yeşil ışık, bölgedeki üsleri meşru hedef haline getirmektedir
İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'e yönelik sert açıklamalarda bulundu.
ABD ile İsrail'in ateşkese ve diyaloğa inanmadığını belirten Kalibaf, "Ne ateşkese bağlılar ne de diyaloğa inanıyorlar. Deniz ablukasını sürdürerek ve Lübnan'la ilgili anlaşmaları ihlal ederek yalnızca güç dilinden anladıklarını gösterdiler." değerlendirmesinde bulundu.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin her zamanki gibi mücadeleye hazır olduğunu kaydeden Kalibaf, "İran milletine yönelik deniz ablukası ve ABD'nin bugün Siyonist rejime yaktığı yeşil ışık, ABD'nin ve rejimin bölgedeki üslerini ve varlıklarını meşru hedefler haline getirmektedir." ifadelerini kullandı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü'nden İsrail’e "Dahiye" uyarısı
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’i uyardı.
İsrail’i “terbiye” etmeleri gerektiğini savunan Rezai, “Siyonist rejimin Dahiye saldırısına kesin bir karşılık vereceğiz. Bu akşam işgal altındaki toprakların (İsrail) gökyüzünü görün.” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemişti.
Hava saldırısında ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştı.