TÜRK DÜNYASI ÇAĞI BAŞLADI: KARABAĞ'DA BARIŞIN COĞRAFYASI VE BAKÜ TEMASLARI

Abone Ol

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) ve Kültürlerarası Ağ Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen "Barışın Coğrafyası Karabağ: Güney Kafkasya'da İmar, İstikrar ve Bölgesel İşbirliği" programı, tarihi mesajlarla Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de resmen başladı.

Bölgesel barış gündeminin sahadaki yankılarını yerinde takip etmek üzere "Tek millet, iki devlet" şiarıyla hareket eden Türkiye'den 20 kişilik seçkin bir basın ve temsil heyeti Azerbaycan'da önemli temaslarda bulundu. Bu tarihi heyetin içinde, bölgeyi ve Kafkasya jeopolitiğini yakından takip eden araştırmacı-gazeteci, yazar ve TKÜUGD Genel Sekreteri Güngör Yavuzaslan ile kendisine eşlik eden eşi Akademisyen Esen Yavuzaslan da yer alarak, iki ülke arasındaki entelektüel ve milli dayanışmaya omuz verdiler.

İlk Durak: Şehitler Hıyabanı ve "Bir Millet, İki Devlet" Anlayışının Tarihi Temeli

Öğlen saatlerinde iki grup halinde Bakü'ye varan basın heyeti, otelde düzenlenen brifing ve basın kiti dağıtımının ardından milli duruşun simge noktalarına akın etti. Heyet, Fahri Hıyaban'da Ulu Önder Haydar Aliyev'in anıt mezarını ziyaret ederken, ardından Şehitler Hıyabanı ve Türk Şehitliği'nde dualar ederek kahramanları rahmetle andı.

TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar liderliğindeki heyetin bu anlamlı ziyaretinde, Bakü Türk Şehitliği'nde yatan kahramanların manevi huzurunda özel bir yayın gerçekleştiren Güngör Yavuzaslan, bu mekanın sadece bir mezarlık değil, Türk ve Azerbaycan halklarının kader birliğinin en somut nişanesi olduğunu vurguladı. 1918 yılında, zor durumdaki soydaşlarının yardım çağrısına kulak veren Enver Paşa'nın emriyle kurulan Kafkas İslam Ordusu’nun zorlu coğrafi ve siyasi şartlara rağmen gösterdiği kahramanlığa dikkat çeken Yavuzaslan, tarihe düşülen o büyük şerhi şu değerlendirmelerle aktardı:

· Stratejik Hedef: Enver Paşa’nın emri ve Nuri Paşa'nın komutanlığında bölgede soydaşlarımıza yardım gayesi ile hareket eden Kafkas İslam Ordusu'nun temel gayesi, Azerbaycan topraklarını çetelerin ve işgalci güçlerin baskısından kurtarmak, kardeş halkın bağımsızlığını güvence altına almaktı.

· Gönüllü Seferberlik: Anadolu’nun dört bir yanından gelerek bu kutsal dava için canını feda eden binlerce Mehmetçik, Bakü’nün kurtuluşu için omuz omuza savaştı.

· 15 Eylül 1918 Zaferi: Zorlu muharebeler sonucunda Bakü’nün düşman işgalinden kurtarılması, iki ülke arasındaki sarsılmaz dostluğun ve kader birliğinin miladı oldu.

Şehitlikte yer alan anıtın önünden seslenen Yavuzaslan, geçmişte verilen bu ortak mücadelenin bugün Türkiye ve Azerbaycan arasındaki felsefenin en güçlü teminatı olduğunun altını çizerek; kahramanların her birinin ayrı bir fedakarlık hikayesi barındırdığını, aradan geçen asra rağmen bu destanın unutulmadığını ve gelecek nesillere aktarılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

AZERTAC'a Tarihi Açıklama: "Yeni Medya Stratejisinin Temeli Atılıyor"

Bakü temasları sırasında Azerbaycan'ın resmi haber ajansı AZERTAC'a da özel açıklamalarda bulunan Güngör Yavuzaslan, Karabağ'da yaşanan dirilişin medya boyutuna dikkat çekti. Ziyarete katılanların Türkiye'nin en etkili medya temsilcileri ve bilim insanları olduğunu belirten Yavuzaslan, şu tarihi mesajı verdi:

"Büyük Karabağ Zaferi'ni imzalayan Azerbaycan'daki mevcut durumu, kalkınma düzeyini, elde edilen sonuçları yakından görmek ve 30 yıllık yoksunluğun ardından bu topraklardan yerinden edilmiş insanların vatanlarına dönüşünü ve yeniden inşa edilen Karabağ'ı gözlemlemek çok etkileyici. 'Büyük Azerbaycan, Güçlü Azerbaycan' sloganının en belirgin tezahürü Karabağ'ın kalkınması ve yeniden inşasıdır. Bu kapsamlı program, Türkiye'den gelen gazetecilerin bölgedeki gerçeği Türk medyasına ve kamuoyuna aktarması açısından büyük önem taşımaktadır. Ziyaretimiz, gelecekte iki ülke arasında oluşturulacak yeni bir medya stratejisinin de temelini oluşturacaktır."

Hikmet Hacıyev ile Kritik Buluşma ve Bakü İzlenimleri

Bazı coğrafyalar vardır; ayak bastığınız an size gurbette değil, baba ocağında olduğunuzu hissettirir. Bakü'de, güzeller güzeli Can Azerbaycan'da hissettiğimiz tam olarak buydu; çünkü her Türk için Azerbaycan vatandır, Türk dünyası ise büyük bir ailedir.

TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar'ın öncülüğündeki basın ve akademi heyetimizle, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Hikmet Hacıyev ile 2,5 saat süren son derece ufuk açıcı ve stratejik bir görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmeden ajandamıza yansıyan kritik notlar, iki ülkenin diplomatik gücünü özetler nitelikteydi:

· Diplomatik Kalkan: Türkiye ve Azerbaycan'ın ilişkisi dünyadaki tüm ulus-devlet denklemlerinden farklıdır. Sayın Hacıyev'in "Türkiye'nin olmadığı masada biz varız, Azerbaycan'ın olmadığı masada Türkiye var" şeklindeki tarihi özeti, iki devletin her platformda birbirinin hakkını nasıl savunduğunun en net ilanıdır.

· Kara Propagandaya Net Yanıt: Masadaki bir diğer önemli başlık, iki kardeş ülkenin arasını bozmak için üretilen "İsrail-Azerbaycan" ilişkileri manipülasyonuydu. Hacıyev; Azerbaycan'ın Filistin'i bağımsız bir devlet olarak tanıdığını, Cumhurbaşkanı Aliyev'in en başından beri iki devletli çözümü kararlılıkla savunduğunu ve Filistin'e yönelik insani yardımların aralıksız sürdüğünü belirterek bu spekülasyonlara son noktayı koydu.

· Türk Dünyasına Özgüven: Türkiye ve Azerbaycan'ın Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki oyun kurucu rolleri ve Karabağ Zaferi'nin tüm Türk coğrafyasına aşıladığı muazzam özgüven, toplantının en çok altı çizilen stratejik kazanımları arasındaydı.

· Turizm ve Entegrasyon: Türkiye'den yurtdışına giden milyonlarca turistin, Avrupa yerine tarihi ve kültürel zenginliğiyle göz kamaştıran Azerbaycan'a yönelmesi gerektiği; turizm bağlamındaki bu sosyo-kültürel entegrasyonun elzem olduğu vurgulandı.

Sayın Hacıyev'in de detaylarıyla bahsettiği, işgalden kurtarılan bölgelerdeki o devasa inşa ve ihya faaliyetlerini sahada bizzat göreceğiz. Azerbaycan’ın kısa zamanda yaşadığı bu muazzam dönüşümü ve Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle Güney Kafkasya’da nasıl büyük bir güce evrildiğini konuşmaya ve yazmaya devam edeceğiz.

Zaferden Barışa: İstikamet Karabağ

Bakü'deki yoğun temaslarını tamamlayan Türk basın heyeti, yönünü işgalden kurtarılan topraklara çevirdi.

3–6 Ağustos 2026 tarihlerini kapsayan dev organizasyon çerçevesinde heyet; Ağdam, Hankendi, Şuşa ve Laçın hattında nefes kesen bir saha incelemesine imza atacak. İşgalin acı bilançosunun yerinde görüleceği, ANAMA'nın mayın temizleme operasyonlarının inceleneceği ve "Büyük Dönüş"le evlerine kavuşan ailelerle kucaklaşılacağı bu tarihi ziyaret, 6 Ağustos'ta yayımlanacak kapsamlı "Zaferden Barışa" Sonuç Bildirgesi ile taçlandırılacak.