TÜRKİYE’DE SİYASET “HELAL PARA” İLE Mİ YAPILIYOR?

Abone Ol

“Gel buraya Muharrem” deyim yerindeyse arı kovanına çomak soktu. Muharrem İnce’nin; “Parti kurmak turşu kurmaya benzemez, zor iştir. Helal parayla kuracaksan zor iştir.” sözüyle giriş yapıp dünya siyasi partileri arasında kısa bir tura çıkalım.

Demokrasinin beşiği (!) İngiltere’de siyasi partiler finansmanlarını bağışlar, aldıkları oy ve kazandıkları milletvekili sayısına göre çok az hazine yardımı ile yürütüyorlar.

Aynı durum dünyaya demokrasi dağıtan (!) ABD’de de benzer. Partiler ve adaylar harcamalarını bağışlarla karşılıyorlar. Devlet sadece başkanlık seçiminde belli bir oy oranı yakalayan adaylara para veriyor ama o da çok cüzi bir rakam. 350 milyon nüfuslu 50 eyaletten oluşan ABD’de 33 siyasi parti var. Senato ve Temsilciler Meclisi’nde ise sadece iki parti temsil ediliyor.

70 milyon nüfuslu İngiltere’de bizde olduğu gibi yüzlerce siyasi parti yok. Meclise giren parti ise 6/7’yi geçmiyor. İngiltere’de de siyasi partiler bağışlarla faaliyetlerini sürdürüyorlar. Meclise giren siyasi partiler yine çok cüzi miktarda hazine yardımı alıyorlar.

ABD’de de İngiltere’de de partilerin ana gelir kaynağı kişiler, iş adamları, sendikalar ve fonlardan yapılan bağışlar. Demokrasinin olmazsa olması siyasi partiler olduğu için, demokrasinin beşiği (!) İngiltere ve demokrasinin dünyaya dağıtım distribütörü (!) ABD’yi özellikle örnek olarak seçtim.

Bu iki ülkede görüldüğü gibi “helal para” ile siyaset yapılıyor. Devlet vatandaştan aldığı vergilerden milyonlarca doları partilere aktarmıyor. Her şey şeffaf ve devlet denetimi altında.

Bizdeki gibi CHP İstanbul İl Başkanlığında yakalanan balya balya paraların görüntüleri gibi karanlık bir nokta yok!

Şimdi Türkiye’de siyasetin hangi parayla yapıldığına gelelim. 86 milyon nüfuslu Türkiye’de 189 siyasi parti var. Son seçimle meclise on beş parti girdi. AK Parti, CHP, MHP, DEM ve İYİ Parti’nin listelerinden on parti daha mecliste.

Bu beş partiye 2026 bütçesinden tam 6.4 milyar lira aktarıldı. Peki beş ana partinin dışındaki 184 parti giderlerini nasıl karşılıyor? İşte burada Muharrem İnce’nin “helal para” sözü karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de seçime girmek için 81 ilin 41’inde, 922 ilçenin 308’inde teşkilat binası tutup yönetim kurulu atamanız gerekiyor. Peki bu kadar kiralık yerin kirası, personel giderleri ve diğer masrafları nasıl karşılanıyor?

Hazine yardımı alan ya da almayan partiler giderleri konusunda hangi kaynaklara başvuruyor. Ya da hangi merkezler bu kaynağı partilere ulaştırıyor?

Burada yine Muharrem İnce’ye kulak verelim; “Helal para bulmakta Memleket Partisi için zorlandım. Haram para teklifi çok geldi.” Peki kim bu “haram para” teklif edenler? İnce madem böyle bir tartışma başlattı “haram para” teklif edenleri de açıklamak zorunda.

CHP’de kalmaya karar veren İnce inkâr etse de yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet gibi konularda Silivri’de yargılanan bir belediye başkanının kurdurduğu Yeni Parti’yi kastettiğini kendisi de Özgür Özel de biliyor.

Siyasi partiler gerçekten ayakta kalmak, faaliyetlerine devam etmek için milyonlarca lirayı nereden bulduklarını halka açıklamak zorundalar.

İş adamlarından, sendikalardan, derneklerden, vakıflardan ve belediyelerden mi yoksa hazineden yardım alan siyasi partilerden mi “haram” para alarak faaliyetlerine devam ediyorlar?

Belediyelerin bunun için en önemli “haram para” kaynağı olduğunu sadece siyasiler değil artık vatandaşlar da biliyor.

MASAK partilerin bu para trafiğini takibe alsa Türkiye için çok büyük bir kara deliğe ulaşır. Vatandaş olarak artık siyasi partilerin bu devasa harcamaları için şu soruyu sormanın vakti geldi; “Nereden geliyor bu değirmenin suyu?”