SGP, ülkelerin farklı para birimlerindeki mal ve hizmetlerin karşılaştırmalı olarak alım gücünü gösteren bir göstergedir. Bir ülkenin SGP değeri 100'den büyükse, bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "pahalı", 100'den küçükse bu ülke karşılaştırıldığı ülke grubu ortalamasına göre "ucuz" olarak ifade edilir.
TÜİK'in verilerine göre, 27 AB ülkesi ortalama SGP değeri 2022 yılında 100 olarak gerçekleşti. Bu değere göre, Türkiye'nin SGP değeri 67 ile AB ortalamasının yüzde 33 altında kaldı. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında SGP değeri en yüksek ülke 256 ile Lüksemburg, en düşük ülke ise 34 ile Arnavutluk olarak belirlendi.
TÜİK, Türkiye'nin kişi başına fiili bireysel tüketim düzeyi 2022 yılında 77 olarak gerçekleşti. Bu değer, Türkiye'nin AB ortalamasının yüzde 23 altında kaldığını gösteriyor. Karşılaştırmalarda yer alan 36 ülke arasında kişi başına fiili bireysel tüketim değeri en yüksek ülke 138 ile Lüksemburg, en düşük ülkeler ise 41 ile Arnavutluk ve Bosna Hersek olarak kayıtlara geçti.
Türkiye'nin SGP değerinin AB ortalamasının altında kalmasının temel nedeni, Türkiye'de nominal GSYH'nin döviz kurundaki dalgalanmalara karşı daha hassas olmasıdır. Türkiye'de GSYH, ağırlıklı olarak dolar ve euro gibi yabancı para birimleriyle ithal edilen mal ve hizmetlere dayanıyor. Bu nedenle, döviz kurundaki artışlar, Türkiye'nin SGP değerini düşürücü bir etki yapıyor.
Türkiye'nin SGP değerinin AB ortalamasının altında kalması, Türk vatandaşlarının satın alma gücünün AB vatandaşlarından daha düşük olduğu anlamına geliyor. Bu durum, Türk vatandaşlarının aynı mal ve hizmetleri AB vatandaşlarına göre daha yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kalmalarına neden oluyor.