Hakikaten Ahmet Davutoğlu’ndaki kibir, şeytana papucunu ters giydirir.
Yahu ey yüce şahsiyet! En profesör! Çok Profesör Davutoğlu!
Oturup kalktığın yerde Başbakan Binali Yıldırım’a, Süleyman Soylu’ya ve Berat Albayrak’a “üçlü çete” dedin mi? Bal gibi de dedin!
Sen dua et de Cumhurbaşkanına, bir başbakan ve iki bakana “çete” dediğin için ifaden alınmadı! Ya bu iddiaların için de ifaden alınsaydı?
Yoook ama sen gıcık kaptığın herkese istediğini söyleyeceksin, “üçlü çete bu memlekete on yıl kaybettirdi” diye oturup kalktığın yerde dedikodu edeceksin, sonra “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi dışında hiçbir şey olmaz” diye onu da çeteye dahil edeceksin ama söylediğin sözlerin hikmetinden sual olunmayacak öyle mi Stratejik Derinlik?
Şimdi soruyorum “bu mu yiğitlik?” Hani şu kendine yazdırdığın şarkıda kendini nasıl tavsif ettirmiştin? “Bir bilge adam, bir yiğit adam!”
O halde delikanlı gibi çıkıp desene “Çok şükür Binali Yıldırım’a, Süleyman Soylu’ya, Berat Albayrak’a ‘çete’ dediğim için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da ‘bu isimleri bana karşı koordine etti’ dediğim için ifadem alınmadı. Bu kadarıyla yırttım!” diye?
Ama sen nireee, yiğitlik nire? Sen nireeee, delikanlılık nire?
“Yiğit adam” diye nakarat tutturmakla yiğit olunmuyor. Dibine kadar sinsisin işte!
Yüzündeki o demirbaş kukla ifadesiyle bir de “Bir Başbakan ifadeye çağırılıyor!” diye kibirle konuşuyorsun üstelik! Kendini yüceliyorsun! Mağduru oynuyor, pişkin pişkin çamura yatıyorsun!
Yahu bir Başbakan ve iki bakan için “çete” diyorsun, Cumhurbaşkanı bunları bana karşı örgütledi diyorsun kabahat olmuyor da ifadeye çağırılman mı kabahat oluyor şimdi?
Sen başbakansın da Binali Yıldırım Başbakan değil mi? Süleyman Soylu ve Berat Albayrak bu milletin bakanları değil mi? Senin siyasi itibarın itibarsa, on larınki değil mi?
Bu ne yaman çelişki ey Stratejik Derinlik?
İçinde zerre kadar yiğitlik varsa çıkıp kanıtlasana Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet içinde sana karşı “çete” kurduğunu?
***
Kellim kellim la yenfa!
Yahu daha geçen gün, “Davutoğlu ‘üçlü çete’” başlıklı yazımda söyledim: “Diyorlar ki ‘Davutoğlu bunu beş sene önce Diyarbakır’ın bir köyünde söylemiş! Beş sene önce söylenmiş söze soruşturma açılır mı?’
Hayır efendim, Davutoğlu oturup kalktığı her yerde ‘dedikodu’ ediyor.
Açın dinleyin! 6 Mayıs 2026 Yeniyol grup toplantısında da “üçlü çete” iddiasından söz ediyor!”
Yok ama göz göre göre yine aynı mavalı okuyorlar. Tek bir ağızdan algı operasyonu yapıyorlar. Çünkü konu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti iktidarı olunca idrak yollarına kamyon kasasıyla moloz yığılıyor bu kesimin; görmüyorlar, duymuyorlar, anlamıyorlar…
İyi, peki… O halde yine söyleyeyim… Bir daha söyleyeyim… Tekrar tekrar söyleyeyim… Sıkıntı yok… Ta ki kafalarına “dank” edene kadar!
***
Bir de “Anadolu’ya çıkarım bir selamünaleyküm derim, bütün Anadolu’yu ayağa kaldırırım” diye kafa tutuyordun ya ona yan bence. Başka parti kurdun. Anadolu’ya gittin, “esselamualeyküm” dedin. Ancak 31 Mart 2024 seçimlerinde yüzde 0.07’yle sandığın dibini boyladın!
Yani Anadolu’dan çıt ses çıkmadı!
Yine uslanmadın… Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalefet edeceğim diye kol kola girmedik muhalefet bırakmadın.
Yüce “bilge” adam, “yiğit” adam!
Bu millet gerçekten habire gizli aşikar iş çeviren siyasetçilerden haz etmez! Yiğit insan sever…
Bak şuraya yazıyorum…
Sen kibir konusunda kendini gözden geçirmedikçe, sittin sene siyasette kendi başına bir baltaya sap olamazsın!
Cumhurbaşkanına muhalif cephe bile senin kibrinden Kozmos’a sığınıyor!
İngiliz Anahtarları bile…
Öyle bir başörtülü teyzeye sarılmakla, bir kasketli amcaya sarılmakla milletin gözünü boyayamadığın ortaya çıktı. Önce nefsini yen bence… Erdoğan’ı sonrasında yenersin!!!
Benden söylemesi…