Ürdün Kralı’nın ziyareti

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Ürdün Kralı 2. Abdullah, dün ve önceki gün İstanbul’daydı.

Erdoğan ve 2. Abdullah Cumartesi günü Tarabya’da bulunan Huber Köşkü’nde akşam yemeğinde bir araya geldi.

İki lider dün sabah kahvaltısında da Vahdettin Köşkü’nde basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan ve 2. Abdullah’ın eşi Kraliçe Rania El-Abdullah’ın da katıldığı akşam yemeğinin ve Tarabya Köşkü’nün balkonundan Boğaz’ı izledikleri anların fotoğrafları yayınlandı.

Gayet sıcak bir ortamda gerçekleştiği fotoğraflara yansıyan görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra Filistin meselesinin ve bölgedeki gelişmelerin ele alındığı belirtildi.

Tabii bunlar genel başlıklar ve aşağı yukarı her ziyarette tekrarlanan klasik cümleler.

Ürdün Kralı’nın ziyaretinin asıl sebebini anlayabilmek için arka plana bakmak ve detaya inmek gerekiyor.

Kral 2. Abdullah’ın ziyaretinden hemen önce 31 Ocak Perşembe günü altı Arap ülkesinin dışişleri bakanları Ölü Deniz’deki Kral Hüseyin Bin Talal Kongre Merkezi’nde istişare toplantısı yaptı.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve ev sahibi Ürdün’ün dışişleri bakanlarının katıldığı toplantıda bölgesel sorunların ve altı ülke arasındaki işbirliğinin ele alındığı bildirildi.

Ürdün Kralı, toplantıdan bir gün önce, 30 Ocak Çarşamba günü konuk dışişleri bakanlarıyla bir araya gelmişti.

Ölü Deniz’deki toplantıya katılan altı ülkeden dördü Katar’la ilişkilerini kesen ve Türkiye’yle ilişkileri de pek fazla iyi olmayan ülkeler.

Söz konusu ülkelerin Türkiye’nin güvenlik gerekçesiyle Suriye’nin kuzeyine yaptığı askeri müdahalelerden rahatsız oldukları ve Fırat’ın doğusuna operasyon düzenlemesini istemedikleri biliniyor.

BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş, geçenlerde El-Hurra kanalına yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararının ardından Suriye’nin kuzeyinde Türkiye tarafından güvenli bölge oluşturulmasına karşı olduklarını açıklamıştı.

Gargaş, daha da ileri giderek, Suriye’de PKK/YPG’yi desteklediklerini ve Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki varlığına da karşı olduklarını söylemişti.

BAE’li bakanın açıklamaları sadece Abu Dhabi’nin görüşleri değil.

Bilakis dört ülkenin ortak tavrı.

Kral 2. Abdullah, Ölü Deniz’deki zirveden Erdoğan’a mesaj mı getirdi?

Konuk lidere ve eşine gösterilen ilgiye bakılınca ziyaretin sıradan bir mesaj taşıma işi olmadığı rahatlıkla ifade edilebilir.

Ürdün, bölgede çekişen taraflar arasında sıkışmış bir ülke.

Suudi Arabistan ve BAE, Amman’a Doha’yla ilişkilerini kesmesi ve kendi eksenlerine girmesi yönünde baskı uyguluyor.

Ürdün’ün Türkiye’yle imzaladığı serbest ticaret anlaşmasını askıya almasında ve Türk mallarına ek vergi uygulamaya başlamasında da yine Riyad ve Abu Dhabi’nin baskılarının etkili olduğu belirtiliyor.

Oysa Türkiye’yle ticari ilişkilerinin gelişmesi Ürdün’ün lehine ve Ürdünlü işadamlarının arzusu da bu yönde.

Ürdün Ticaret Odası Başkanı Nail El-Kabariti, Kasım başında yaptığı açıklamada, Türkiye ile serbest ticaret anlaşmasının yenilenmesi için Ürdün hükümetine çağrıda bulunmuştu.

Cumartesi akşamı Tarabya Köşkü’ndeki akşam yemeğine Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın da katılması iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin görüşmelerde ağırlıklı olarak ele alınan konulardan biri olduğunu gösteriyor.

Ürdün, Trump’ın hayata geçirmeye çalıştığı “Yüzyılın Anlaşması” projesine karşı.

Ayrıca Suriye konusu var.

Görüşmelerde bu dosyaların da masaya yatırıldığı muhakkak.