“Sen 10 sene evvel AKP’ye giydiriyordun. Ne değişti de şimdi AKP’yi savunuyorsun?” diye soruyorlar.
Hâlâ soruyorlar bunu.
Nelerin değiştiğini 80 kere anlattım. “Saadet Partili kardeşlerimin dikkatine” başlıklı yazımda bir kere daha, hem de uzun uzun, tane tane anlattım. “Değişmeyen ne kaldı ki?” diye de sordum. Ya dilimizi anlamıyorlar veya tam okumadan konuşuyorlar.
“Sen 5-10 sene evvel Fethullah Gülen’e şükrankarını sunuyordun. Ne değişti de şimdi Fethullah Gülen’e saldırıyorsun?” dye de soruyorlar, inanılır gibi değil! Ne mi değişti? Yahu, Fethullah Gülen ve adamları Yeni Türkiye’ye alenen savaş açtılar, birbuçuk senedir bombalıyıorlar bizi, yok mu haberiniz? Böyle bir bilgi gelmedi mi size?
Bir de, AK Parti taraftarlığımı resmen ilan ettiğim tarihten (2007) sonra yazdığım bazı yazılarda hükümete yönelttiğim eleştirileri ikide bir önüme getirip “Peki bu ne?” diye soranlar var. E eleştiri işte. Bildiğin eleştiri. Mesela, İsrail’in OECD üyeliğini veto edebileceği halde etmediği için eleştirmişim hükümeti. Hem de çok ağır bir dille eleştirmişim. İyi etmişim. Peki şu veya bu denge hesabıyla o kusuru işledi diye, Konya semalarını İsrail jetlerinden temizlemesini takdir etmeyeyim mi hükümetin? İhvan’ı, Hamas’ı baştacı etmesine ne kadar sevindiğimi söylemeyeyim mi? Sevmeyeyim mi, sevdiklerime sahip çıkan AK Parti’yi?
Biz hem severiz hem eleştiririz. Çok mu acayip? Saadet’te veya Gülencilerde olmayabilir böyle bir şey, ama bizde oluyor.
Bıktım bu “5-10 senede ne değişti?” muhabbetinden. Her şeyin değiştiğini bilmiyorlarsa, görmüyorlarsa, duymuyorlarsa, bizimle aynı gezegende yaşamıyorlar demektir, çünkü ta New York’taki Times gazetesinden bile görülebiliyor her şeyin değiştiği (Gördüğü için kuduruyor zaten New York Times).
Ben uzaylılara laf yetiştiremem. Bu konu kapanmıştır.