Yargılamadan anla

Abone Ol

Bazen insanların yanında oluruz ama onların ne hissettiğini gerçekten fark etmeyiz.. Bir arkadaşımızın sessizliğinin, bir yabancının yorgunluğunun ya da bir yakınımızın yaşadığı sıkıntının arkasında bir hikâye olduğunu unutabiliriz. Hepimizin unuttuğu zamanlar olmuştur.

Oysa empati, başkalarının duygularını anlamaya ve kendimizi onların yerine koymaya çalışmaktır. Günümüzde empati kurmak giderek zorlaşıyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri, hayatın hızlanmasıdır. İnsanlar kendi sorunları, hedefleri ve kaygılarıyla uğraşırken başkalarını dinlemeye yeterince zaman ayıramayabiliyor. Ayrıca insanları hemen yargılama alışkanlığı da anlamanın önüne geçiyor. Bir kişinin davranışının arkasında bizim bilmediğimiz birçok nedenler oluyor maalesef...

Teknolojinin yaygınlaşması da ilişkileri değiştirdi. Ekran üzerinden iletişim kurarken insanların ses tonunu, bakışını ve duygularını tam olarak anlayamayabiliyoruz. Bu da aramızdaki duygusal bağı zayıflatabiliyor. Empatinin azalması sadece bireysel ilişkileri değil, toplumu da etkiledi.

İnsanlar birbirini anlamadıkça önyargılar artar ve dayanışma azalır. Daha anlayışlı bir toplum için önce karşımızdakini gerçekten dinlemeyi öğrenmemiz gerekiyor. Empati geliştirilebilen bir özelliktir. Bazen sadece birini dikkatle dinlemek, farklı düşüncelere saygı göstermek ya da “Ben onun yerinde olsaydım ne hissederdim?” diye düşünmek bile büyük bir fark yaratıyor.

Empati, sonuç olarak insanları birbirine bağlayan, karşındaki insanı daha iyi anlamanı sağlayan bir kavram olarak yerini alıyor. Birbirimizi anlamaya çalıştığımız sürece sosyal çevremiz daha da sağlıklı olacaktır. Kısaca kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına veya karşındaki insanlara da yapma.