Yas Yerine Tartışma, Dua Yerine Polemik...

Abone Ol

İnsan, hayata nasıl veda eder? Daha doğrusu, geride kalanlar sevdiklerini nasıl uğurlar?

100 yıllık bir ömrü geride bırakan, Türkiye'nin yetiştirdiği önemli isimlerden Zühal Yorgancıoğlu son yolculuğuna uğurlanırken ne yazık ki konuşulan; eserleri, hayatı ya da bıraktığı iz olmadı. Gündeme oturan tek şey, cenaze namazında yaşanan "saf tartışması" oldu.

Oysa cenazeler; kırgınlıkların, tartışmaların ve inatlaşmaların yeri değildir. Orada bulunan herkes aynı acıyı paylaşmak, aynı insana son görevini yapmak için bir araya gelir.

Aile fertlerinin böyle bir talepte bulunmuş olması elbette anlaşılabilir. Acı yaşayan insanlar, sevdiklerine son görevlerini kendi inanç ve duyguları doğrultusunda yerine getirmek isteyebilir. Ancak cenaze namazı, kişisel tercihlere göre şekillenen bir tören değil; dinî usullere göre icra edilen bir ibadettir.

İslam geleneğinde cenaze namazında kadınlar erkeklerle aynı safta saf tutmaz. Bu nedenle imamın, camide uygulanan dinî usule göre hareket etmesi şaşırtıcı değildir. Farklı görüşler elbette tartışılabilir; ancak bunun yeri cenaze namazının kılındığı an olmamalıdır.

Fakat asıl düşündüren yalnızca bu tartışma da değil...

Son yıllarda cenazelerimizde bambaşka görüntülerle karşılaşıyoruz. Yasın ve tevazunun hâkim olması gereken bir ortamda, adeta bir davete ya da organizasyona gelir gibi davrananlar görüyoruz. Cenazenin maneviyatıyla bağdaşmayacak şekilde özenli makyajıyla, dikkat çekici kıyafetleriyle gelenler, tabutun başında cep telefonuyla fotoğraf ya da özçekim yapanlar, taziyeye gelen tanınmış isimlerle hatıra fotoğrafı çektirme telaşına düşenler...

İnsan ister istemez soruyor: Bize ne oldu böyle?

Cenazeler, gösterişin değil; tevazunun yeridir. Fotoğraf vermenin değil, dua etmenin yeridir. Tanınmış isimlerle hatıra biriktirmenin değil, hayatını kaybeden kişiye son görevimizi yerine getirmenin yeridir.

Bugün ne yazık ki dinî kuralları tartışır hâle geldik. Oysa camiler, ibadetin ve huzurun mekânıdır. Kimsenin inancını ya da ibadetin usulünü, cenaze namazı sırasında değiştirmeye çalışması doğru değildir. Hele ki böyle acılı bir günde...

Bir asırlık ömrü geride bırakan Zühal Yorgancıoğlu'nun ardından konuşulması gereken, cenazede yaşanan gerginlik değil; Türk modasına kattıkları, bıraktığı eserler ve ona edilen dualar olmalıydı.

Ne yazık ki yine esas konuyu değil, yaşanan tartışmayı ve cenazelerde giderek yaygınlaşan bu yanlış alışkanlıkları konuşuyoruz.

Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Bize ne oldu? Ne zaman cenazelerde dua etmeyi bırakıp görüntü vermeye başladık? Ne zaman acıyı paylaşmak yerine telefonlarımızın ekranına bakar olduk?

Cenazeler; tartışmanın, gösterişin ve sosyal medya paylaşımlarının değil, duanın, saygının, edebin ve son vazifenin yerine getirildiği müstesna anlardır. Keşke bunu yeniden hatırlayabilsek...