Yeni Türkiye’nin yeni büyükelçileri

Abone Ol

Türkiye dışında yaşayan insanlar özellikle son yıllarda Büyükelçiliklerde yaşanan değişimleri çok daha iyi görüyorlardır. Daha önce yurtdışında yaşayan vatandaşını tehdit olarak algılayan, vatandaşına güvenlik bariyerleri koyan, basit bir konsolosluk işlemi için bile saatlerce vatandaşını kapı önünde bekleten, kendi vatandaşını demir parmaklıklar arkasındaki küçücük penceresinden yerel personeliyle muhatap kılan, ulusal bayramlar dışında bayramı olmayan, bu bayramları bile halkından uzak kutlayan, cuma veya bayram namazlarında bile camilere gitmeyen, kendi vatandaşı ve yerel halkıyla kucaklaşmayan bir Hariciyemiz vardı. Kendi vatandaşına uzak, tepeden bakan bu zihniyete biz “Monşer” diyorduk.

Gün geldi Türkiye’deki değişim Dışişleri Bakanlığı’nın yurtdışındaki teşkilatlarında da hızla görülmeye başlandı. Bu değişimin öncesine ve sonrasına 2010 ve 2015 yıllarında bizatihi tanık oldum. Balkanlar’da bir ülkemizin büyükelçisinin yerel Müslüman çalışanına “domuz eti” aldırdığını duyduğumda kanım donmuştu. Bu personel, bu Büyükelçimize kendisinin Müslüman olduğunu, küçücük bir ülkede domuz eti aldığının duyulması halinde, diğer Müslümanlar’ın yüzüne bakamayacağını, ayrıca Türkiye’nin o ülkedeki Müslümanlar arasında imajınının zedelenmemesi için , bu büyükelçinin teklifini reddediyor. Bunun üzerine bu yerel personelin yaşadığı sıkıntıları varın siz düşünün?

Yine Balkanlar’da önemli bir ülkeyle Türkiye arasında vizelerin kaldırılmasının ardından, AA Saraybosna Temsilcisi olarak görüş almak amacıyla aradığım o ülkenin Büyükelçisinin, siyasi iradeye yönelik eleştirileri, beceriksizlikle suçladığı pervasızlığı çok iyi hatırlıyorum.

Bu tür örnekleri çok daha fazla sayabilirim. Ancak bunları anlatmam, sadece ülkemizin kısa sürede nereden nereye geldiğini göstermek içindi. Yoksa aslında herkes bu saydıklarımın çok daha beterini tecrübe etmişlerdir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Balkanlar’a verdiği önem hariciyemizde de kendini hissettirdi. Bunu da bölgeye gönderilen büyükelçilerle herkes çok daha iyi görüyor. Saraybosna Büyükelçimiz Cihad Erginay, Belgrad Büyükelçimiz Mehmet Kemal Bozay, Podgoritsa Büyükelçimiz Mehmet Niyazi Tanılır, Tiran Büyükelçimiz Hidayet Bayraktar ve Zagreb Büyükelçimiz Ahmet Tuta… Bu büyükelçilerimiz Balkanlar’da gerçekten büyük bir devrim gerçekleştirdi. Büyükelçiliklerin kapısını halka açtılar, yerel halkla kucaklaştılar, bulundukları ülkelerde Türk vatandaşlarının gururu oldular.

Yeni Türkiye’ye yakışan vizyonlarıyla, taşıdıkları misyonun farkındalığını bilerek Türkiye’deki değişimin Balkanlar’daki önemli bir ayağını oluşturdular.

Sırbistan gibi Balkanlar’ın önemli bir ülkesinde görev yapan, aynı zamanda Bosna’nın damadı olan Belgrad Büyükelçimiz Mehmet Kemal Bozay, bugün hem Sırp yetkililerin çok saygı duyduğu bir diplomat hem de Sancak’ta yaşayan Boşnaklar’ın, Preşova’daki Arnavutların gönlünde taht kuran bir Türk oldu. Ayrıca Türk yatırımcılarının önünü açmak için gecesini gündüzüne kattığını, Avrupa’daki gurbetçilerin sık kullandığı Belgrad-Niş otobanında yaşadıkları en ufak sıkıntıda dahi gecenin bir yarısı yanlarına giderek sorunlarını çözmek için yaptığı fedakarlıkların birebir tanığıyım.

Aslen ailesi Bosnalı olan Saraybosna Büyükelçimiz Cihad Erginay ise bir zamanlar atalarının göç ettiği topraklarda şimdi Türkiye’nin adeta gurur ve onur abidesi.

Kendisine her an Başçarşı’da, Gazi Hüsrevbey Camisi avlusunda veya ülkenin bir ücra köşesinde mesela Srebrenitsa’da, Bihaç’ta, Banya Luka’da her an rastlayabilirsiniz. Ülkenin kurucu unsurları Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar nadiren ortak konularda buluşuyor. Ancak buluştukları ender ortak noktalardan birisi Cihad Erginay beydir. Çünkü ülkedeki bütün kesimler, çalışkanlığı ve iki ülke ilişkilerini her alanda geliştirmek için Büyükelçimizin gösterdiği çabaları takdir ediyor ve kendisine büyük saygı duyuyor.

Bosna Hersek’teki Türkiye’nin kurumları arasında koordinasyonu sağlayan, bütün kurumları ortak bir mefkurede buluşturan Cihad Erginay bey, güleryüzü, beyefendiliği, gurur ve kibirden uzak karakteriyle de adeta yıllardır özlemini duyduğumuz bir diplomat özelliğiyle de gönülleri hoş ediyor.

Kurban Bayramı’nda Büyükelçilik çalışanlarıyla birlikte kurban kestirerek, bu etleri hem fakire fukaraya bizatihi dağıtan, ayrıca gurbette bulunan Türkleri aileleriyle bayram günü kendi rezidansında ağırlayıp kavurma ikramında bulunan, çocuklarımıza bayram harçlığı veren Büyükelçimiz Cihad Erginay beyi Bosna Hersek ve bizler hiçbir zaman unutmayacağız. Tıpkı savaş döneminde Saraybosna’da görev yapan ve bugün dahi ismi duyulduğu zaman büyük heyecan uyandıran Büyükelçimiz Şükrü Tufan’ı unutmadığımız gibi…