Yerli ve Millî Söylemi Neden Doğru Anlaşılmalı

Abone Ol

“Yerli ve millî” kavramı son yıllarda sıkça dile getiriliyor. Ancak bu kavram, çoğu zaman bir slogan gibi algılanıyor. Oysa yerli üretim, bir etiket değil; uzun soluklu bir süreçtir. Bir ürünü yerli yapan şey, yalnızca nerede monte edildiği değil, nasıl ve kim tarafından geliştirildiğidir.

Sadece parçaları dışarıdan alıp bir araya getirmek, gerçek anlamda yerlilik değildir. Montaj, üretimin en kolay ve en yüzeysel kısmıdır. Asıl değer; tasarımda, mühendislikte ve yazılımda ortaya çıkar. Ürünün beyni başkasına aitse, kontrol de başkasının elindedir.

Gerçek yerlilik, fikrin doğduğu noktada başlar. Bir sistemin nasıl çalışacağına, hangi senaryolara cevap vereceğine ve nasıl geliştirileceğine kendiniz karar verebiliyorsanız, işte orada bağımsızlıktan söz edilebilir. Aksi hâlde dışa bağımlılık sadece biçim değiştirir.

Bu nedenle yerli ve millî üretim, kısa vadeli hedeflerle ölçülemez. Tasarım kabiliyeti, yazılım altyapısı ve teknoloji geliştirme kültürü zaman ister. Hızlı sonuç beklentisi, bu sürecin en büyük düşmanıdır. Sabır gösterilmezse, sürdürülebilirlik sağlanamaz.

Sürecin en kritik unsuru ise nitelikli insan kaynağıdır. Mühendislik bilgisi, tecrübe ve kurumsal hafıza olmadan teknoloji üretilemez. İnsan yetiştirmeden sistem kurmaya çalışmak, temelsiz bina inşa etmeye benzer. İlk sarsıntıda yıkılır.

Savunma sanayi başta olmak üzere stratejik alanlarda yerlilik, istikrar gerektirir. Siyasi irade kadar kurumsal devamlılık da önemlidir. Bir projeyi başlatmak değil, yıllarca geliştirebilmek asıl başarıdır.

Gerçek yerlilik, bir günde ortaya çıkmaz. Zamana, emeğe ve doğru önceliklere ihtiyaç duyar. Bu yüzden “yerli ve millî” söylemini bir hedef değil, bir yol olarak görmek gerekir. Çünkü gerçek bağımsızlık, sabırla ve adım adım inşa edilir.