☰
✕

YETTİNİZ LAN ARTIK!

Abone Ol

Bir oyun şirketinin moderatörü çıkıyor, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını “tartışmalı” buluyor. Yetmiyor, meseleyi 1915’e götürüp Atatürk’ü İttihat ve Terakki üzerinden suçlamaya kalkıyor.

İnsan bazen diplomatik cümlelerden yoruluyor.

Yettiniz lan artık!

Her fırsatta Türkiye’ye tarih öğretmeye kalkmanızdan, bizim tarihimizin kahramanlarını kendi ezberlerinizin sanık sandalyesine oturtmanızdan, konu Türkiye olduğunda cetveli değiştirmenizden bıktık.

Nitekim Türk tarih profesörü Emrah Safa Gürkan da yaşananları çok açık tarif etti:

“Açık bir düşmanlık ve tarihî çarpıtma var.”

Çünkü takvim ortada.

1915’te Mustafa Kemal nerede?

Tehcir kararını alan siyasi mekanizmanın başında mı?

Hayır.

Çanakkale’de. Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Anafartalar’da…

Bir de 1915 meselesini bugünün steril odalarından okuyup hüküm dağıtmak kolay.

Osmanlı bir dünya savaşının içindeydi. Doğu’da Rus ordusu ilerliyor, cephe gerisinde güvenlik kaygıları yaşanıyor, Ermeni silahlı örgütlerinin faaliyetleri Osmanlı yönetiminin önünde ciddi bir mesele olarak duruyordu.

Dolayısıyla tehcir kararını bütün bu şartlardan koparıp değerlendirmek tarihçilik değildir. Bizim bakışımız açık: Osmanlı yönetiminin devletin varlığını tehdit altında gördüğü böyle bir savaş ortamında nüfus naklini bir güvenlik tedbiri olarak değerlendirmesi, dönemin şartları içinde anlaşılabilir ve gerekli görülebilecek bir karardı.

Bu, yollarda hayatını kaybeden sivillerin acısını inkâr etmek değildir. Yağmayı, saldırıyı, ihmali veya uygulamada işlenen suçları savunmak hiç değildir.

Kararın gerekçesini anlamak başka, uygulamadaki faciaları savunmak başkadır.

Fakat asıl soru hâlâ ortada:

Bütün bunların Mustafa Kemal’le ne ilgisi var?

Atatürk’ün fotoğrafını “tartışmalı” buluyorsunuz. Türk oyuncular da haklı olarak soruyor: Aynı cetvel Hitler’e, Stalin’e ve diğer tarihî şahsiyetlere de uygulanıyor mu?

Tepki büyüyünce Paradox yönetiminin moderasyon kurallarının geçmişte tutarlı uygulanmadığını kabul etmesi zaten meselenin nerede düğümlendiğini gösterdi.

Biz Atatürk için ayrıcalık istemiyoruz.

Çifte standart istemiyoruz.

Ve şunu da artık öğrenin:

Mustafa Kemal Atatürk, Batı’nın vereceği tarih sertifikasına muhtaç değildir. Onun dünya tarihindeki yerini belirleyen şey zaten bundan yüz yıl önce Batı’nın Türkiye’ye biçtiği kaderi reddetmesidir.

Sevr’e boyun eğmedi.

İşgale teslim olmadı.

Bir milleti ayağa kaldırdı ve bağımsız bir Cumhuriyet kurdu.

Tarihi tartışabilirsiniz. Tehciri tartışabilirsiniz. Atatürk’ü de eleştirebilirsiniz.

Ama işlemediği bir fiilin hesabını Mustafa Kemal’e kesmeye kalkmayın.

Çünkü buna tarihçilik denmez.

Ve artık gerçekten:

Yettiniz lan!