Yunus Emre, Barış Manço’ya ne dedi?

Abone Ol

Yunus Emre, Barış Manço’ya ne dedi?

2021 yılı Yunus Emre’nin vefatının 700. Yılı olması hasebiyle UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alınmıştı. Cumhurbaşkanlığı da 2021 yılının ‘Bizim Yunus’ adıyla anılıp ‘Dünya Dili Türkçe’ adıyla da yurt genelinde ve yurt dışında bir kampanya yapılmasına karar verdi.

Yunus Emre, Türkçe’nin Anadolu’daki mimarı ve benliğimizin yapı taşı. Asırlar öncesinde yazdıkları hala bizi çevreleyen sımsıkı saran bir ana şefkati sunuyor. Yunus’un dervişane hayatının benliğimize kattıkları tabi ki önemli dersler veriyor. Bunun yanında Türkçe’nin mimarı oluşu ve dilinin arılığı bizim mihenk taşımız olmalı. Cemal Süreya “Yunus ki sütdişleriyle Türkçenin/ Ne güzel biçmişti gök ekinini” diyerek başlıyor bir şiirine.

Yunus yoksa dil yok, dil yoksa biz yokuz. Peki ne yapmalı? İlk önce Yunus Emre’yi kendinin reddettiği dar kalıpların içerisine sokmayalım. Yunus’u yalnız ‘biz’ seveceğiz kibrine girmeyelim. ‘Dünya Dili Türkçe’ adıyla bir kampanya yapılmasını söylüyor Cumhurbaşkanlığı genelgesinde. Bence bu başlıkla bir şifre verilmiş bizlere. Türkçe’nin bir dünya dili oluşu ilk önce yurt içinden başlıyor. Dârülbedâyi geleneğinden gelen tiyatro sanatçılarımız Türkçeyi doğru kullanırlar ve halkla kurdukları irtibat göz önüne alındığında da büyük etkiler uyandırırdı. Tiyatro sanatçılarımızın ve TV ve Dijital platformlardaki dizilerin de önemli olduğunu söyleyelim. Fakat tiyatro dilin can damarıdır, tiyatro sanatçıları da dilin bekçileri…

‘Dünya Dili Türkçe’ yazarken gözüm bir an takvime kaydı ve bugünün 1 Şubat olduğunu fark ettim. Türk müziğinin büyük ustası Barış Manço’nun vefatının 22. yılı. Allah rahmet eylesin.

Bir müzik insanı dilin nasıl bekçisi oluru onun şarkılarından öğrendik. Mehmet Âkif Ersoy’un manzum bir şiirinde gibi hissediyorsunuz Barış abinin şarkılarında. Türkiye’de Barış isminin ilk verildiği kişi kendisiydi. Bunun hiç tesadüfi bir yanı olmadı. Şarkı sözlerinde hep barıştırdı benliğimizi. Her şarkısı bir öykü, her mısrası öğrenme bahçesinden bir buketti.

Barış Manço’nun yıllar önce yapmış olduğu Japonya konserini Türkçeyi dünya dili haline getirme çabasının küçük bir örneğiydi. Barış Manço turne öncesi ortalardan kaybolur. Onun ortalardan kaybolduğu zaman içerisinde Japonca öğrenmeye çalıştığını söylerler. Japonlar da ondan bir şey rica etmiştir. Lütfen İngilizce konuşmayın, Türkçe konuşun derler. Dilin yerelliğini korumak ve emperyalizme olan tavır açısından çok önemlidir bu talep. O da çok saygı duyar kısa süre içerisinde Japonca öğrenmeye başlar. Biraz Japonca biraz da Türkçe tamamlanacaktır konser. Japonların gözleri ışıldar, sevgileriyle boğarlar Manço’yu. Nane Limon Kabuğu şarkısında hep birlikte ‘Hapşu…’ diye haykırırlar konser salonunda. Türkçe dünya dili olmaya bir adım daha atmıştır! Çünkü Türkçe barış ve sevgi dilidir aynı zamanda.

Yunus Emre’nin 7-8 asır öncesindeki dil mimarlığına ve dilin küresel konumuna Barış Manço böyle bir imza atmıştı. Yunus adeta Barış Manço’ya ‘biz’ ol ve öyle kal demiş o da olmuş gibiydi.  Bakalım 2021’de biz ne olacağız?