Yusuf Tekin’e yük olanlar

Abone Ol

Türkiye’de en zor ve en önemli bakanlık hangi bakanlık deseler şüphesiz Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) derim.

Her ne kadar dönem dönem diğer bakanlıklar ön plana çıksa da MEB önceliklidir.

MEB önemlidir çünkü eğitim ne kadar kaliteli olursa gelişmişlik de o derecede üst düzeyde olur. Ekonomi gelişir, adalet sistemi gelişir, ahlâkî düzey üst seviyelerde olur, gençliğe güven artar, dış dünyada itibarımız yüksek olur vs.

Kaliteli eğitimle yalan söyleyen, hırsızlık yapan, kul hakkı yiyen insan yetişmez.

Mesela gençlerde kılık kıyafeti bir kenara bırakalım, ahiret inancı yok denecek kadar azdır.

Nitelikli bir eğitim olsa gençler birbirine kazık atmaya çalışmaz, para için her şeyi yapacak kıvama gelmez, üzerinde yaşadığı vatanın itibarını her fırsatta korur gözetir.

Üç kuruş için ülkesinin geleceğini başkalarına peşkeş çekmez, gidip memlekete zerre kadar faydası olmayan partileri kendilerine sığınak olarak görmez.

Öğretmenler sadece akademik başarıya odaklanmaz, çocukları terbiye etme görevini ailelere atmaz, kendisi de elinden geleni yapar.

MEB özellikle günümüzde o kadar zor bir bakanlık ki…

Müfredat değişikliğine gider, seküler kesim ayağa kalkar.

Müfredat neden kökten değişmedi deyip kimi muhafazakârlar ayağa kalkar.

Yüzlerce yıllık kokuşmuşluğun bir kalemde çözülmesini bekler bir kısım insan.

Çocuğunu okula crop mudur ne “karın ağrısıdır” o kıyafetle gönderen, evde davranışlarıyla çocuğuna küfretmeyi öğreten ebeveyn de Bakanlığı suçlar mesela. Çocuğunun gözü önünde kendine veya çocuğuna torpil arayan baba da gidişatın kötü olduğundan dem vurarak eğitim sistemini eleştirir.

Müfredatta köklü değişiklikler yapmak istersin “Eğitimin tek sorunu bu mu?” derler. Hiçbir şey yapmasan “Bakanlık kötü gidişatı düzeltmiyor!

Öğretmene önemli imkânlar sağlarsan diğer memurlar rahatsız olur ama aynı zamanda Bakanlık hiçbir öğretmene de yaranamaz.

Sağlanan imkânlardan ötürü yine bakanlık suçlanır, hem de imkân sağlanan öğretmenler tarafından.

Evinde çocuğuna taharet eğitimi vermeyen veli, okullardaki sabunu dert eder…

Hâlihazırdaki bakanımız kıymetli insan Yusuf Tekin, yüzlerce yıllık kokuşmuşluğun üzerine gidip yapısal değişiklikler yapmaya çalışan, bunları yaparken de en fazla başı ağrıyan insandır.

Bizim eleştirimiz de desteğimiz de hakkaniyetli olmak zorunda. Ona yük olmak değil, onun yükünü almakla mükellefiz.

Fırtınalı denizde kaptanlığına güvendiğin adamın işine karışılmaz, kimi ufak tefek hataları hoş görülür.

Hayır, ben her işine burnumu sokacağım dersen senin de içinde bulunduğun gemi denizin dibini boylar.

Birkaç nesil heba oldu, bari bundan sonraki nesil “değerli” yetişsin de dünyada yeniden adaleti tesis edelim.