Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

ABD’nin gizli ajandası Türkiye ile ilişkileri zehirliyor

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtıyla Suriye’nin kuzeyinde kurulan kirli tezgâh dağılırken ABD ile ilişkiler yeni bir sürece girdi. ABD’nin Türkiye’yi kaybetmeyi göze alamadığını ispatlayan süreçte bölgesel hamlelerin küresel güçteki hesapları değiştirebildiği bir kez daha gözler önüne serildi.

Muhammed Şimşek
ABD’nin gizli ajandası Türkiye ile ilişkileri zehirliyor

Siyonist ve emperyal amaçlar için Suriye’deki işgalini terör örgütlerinin maşalığında ikame eden ABD’nin her ne kadar terör örgütü DEAŞ bahanesini ileri sürse de asıl hedefin petrol olduğunu artık bütün dünya biliyor. Ancak bu gizli ajandayı her seferinde bölgeyi terörden üstelikte kendi kurdurduğu bilinen terör örgütü DEAŞ unsurlarıyla perdelemeye çalışan ABD’den bir itiraf açıklama geldi.

ABD SÖZCÜSÜNDEN PETROL İTİRAFI

ABD’nin Suriye’de kontrol ettiği petrol sahalarının gelirinin terör örgütü YPG/PKK’nın ana omurgasını oluşturduğunu söyleyen ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Jonathan Hoffman “ABD’nin DEAŞ dahil terör örgütlerine karşı Amerikalıları koruma hakkımız var. Bizim bölgedeki çabalarımız DEAŞ’ın petrolü almamasına yönelik. Ayrıca SDG’yi DEAŞ’a karşı mücadelede bu sahaları fon olarak kullanmaları için de çabalıyoruz.” dedi.

Muhabirin, “ABD ordusunun başka bir ülkenin sınırları içerisindeki doğal kaynakları alması ve kontrol etmesinin hukuki dayanağı nedir?” sorusunu tekrarlaması üzerine, Hoffman, “Dediğim gibi bu Başkomutan Trump’ın DEAŞ’a yönelik terörle mücadele yetkisinden kaynaklanmakta.” diye yanıt verdi.

Hoffman, petrol sahaları konusundaki başka soruya da “Bu sahaların gelirleri ABD’ye değil, SDG’ye gidiyor.” şeklinde yanıt verdi.

ERDOĞAN’IN 13 KASIM ZİYARETİ

ABD’nin Suriye’deki petrolü sömürmek için bölgede olduğu gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıkarken Barış Pınarı Harekatıyla bir tek sivilin burnu kanamadan bölgede güven ve huzur ortamı inşa eden Türkiye’nin karalanmaya çalışıldığı bir ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’ye gidiyor.

Hal böyleyken Suriye’deki sömürünün baş aktörü ABD’de Türkiye’nin güvenli bölge çabalarını şeytani bir dille karalayan senatörler Erdoğan’ın 13 Kasım ziyaretinin kesinleştiği bir tarihte yaptırım çığlıkları atıyor. Bu durum ABD ile Türkiye arasındaki ilişkileri zehirlediği bir gerçek olarak ortada duruyor.

Ancak bu tablonun en azından diplomatik olarak da farkında olan Trump ziyareti sabote etmek isteyen bazı senatörlerin Türkiye’yi hedef alan yaptırım tasarısını Erdoğan ABD’deyken gündeme almak istemesine engel oldu. Zira tasarı bir başka zaman ele alınacak.

Muhammed Şimşek / Diriliş Postası Gazetesi Haber Müdürü 

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri