Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Bir virüs ile demokrasiden kozmokrasiye geçer miyiz?

Dev silah sanayisi ve enerji konsorsiyumları, Afganistan ve Irak işgali üzerinden piyasayı düzenledi. Savaşlarla nüfus artışını dengeleyecek sonuçlar doğurulurken; iklimciler küresel çapta daha büyük operasyonların başlatılmasına çalıştı. Nihayet biyolojik salgınlarla milyarlarca insan eve hapsedilip küresel ekonomi tıkandıktan sonra yeni düzen kurgulanıp dayatılacaktır.

Bir virüs ile demokrasiden kozmokrasiye geçer miyiz?

Dr. Cafer Talha Şeker

Rockefeller Vakfı’nın Mayıs 2010’da yayınladığı bir rapor, yakın gelecekte yaşanması muhtemel küresel krizleri ele almış, “teknolojinin rolü ve küreselleşmenin geleceği” üzerine bazı senaryolara yer vermişti. Vakfın o günkü başkanı Judith Rodin’in ifadesiyle bu rapor, “dünyanın evrileceği çok yönlü ve farklı” bir yolda yaşanacaklara ilgi duyan herkes için çok önemliydi. Bazıları için “değişen dünyada riskler ve fırsatlar” olacaktı. Rapora önsöz yazan bir diğer isim ise CIA danışmanı ve fütürist Peter Schwartz idi.

Peter Schwartz, Nazilerden kurtulup Amerika’ya sığındıktan sonra hatırı sayılır bir iş kariyeri edinmiş Yahudi mültecilerden biriydi. RoyalDutch / Shell Group’ta idarecilik yaptığı gibi CIA’e danışmanlık yapmaya başlamıştı. 2003’te Pentagon’a sunulan bir raporda imzası vardı. Önce bu rapora bakalım.

Pentagon raporu, “Pentagon’un beyni” olarak bilinen Andrew Marshall tarafından teşvik edilmişti. Dünyanın terörizm ile değil iklim değişikliği ile mücadele etmesi gerektiğini öne sürüyordu. Küresel İklim Değişikliği senaryolarına yer veren bu rapora göre, dünya nüfusu çok fazla arttığı için insanlık büyük bir felaketle karşılaşmaya doğru gidiyordu. Zira bozulan iklim ve yetersiz kalacağı belli olan tabii kaynakların stratejik konumu yakın gelecekte nükleer enerjiye ve silahlara yönelimi artıracağı gibi bu kaynaklar üzerinde büyük bir savaşa yol açabilirdi. Bunun önlenmesi için ABD’nin iklim değişikliğini ciddiye alması ve gerekli adımları atması gerekiyordu. Aksi halde 2020’de bütün dünyayı felakete sürükleyecek gelişmeler yaşanacaktı.

Pentagon’un felaket senaryosu esas olarak Avrupa, Uzak Doğu ve ABD’yi merkeze almıştı. Senaryoya göre 2020’de Avrupa’da su kaynakları ve mülteciler yüzünden gerilimler yaşanacak; Güneydoğu Asya’da krizler çıkacak; Körfez ve Hazar bölgelerinde patlak verecek jeopolitik problemler yüzünden petrol fiyatları artacaktı. Bu tahminlerden sonuncusu şimdilik öyle olmasa da yıl içinde petrol fiyatlarının nasıl seyredeceğini göreceğiz. Ancak rapordaki diğer tahminleri gerçekleşirse; 2025’te AB dağılma noktasına gelecek; Çin iç savaşa sürüklenecek; ABD ile Çin Suudi Arabistan’da karşı karşıya gelecekler.

YENİ RAPOR EVE KİLİTLEYEREK POST-DEMOKRASİYE GEÇİŞ 

2003’teki Pentagon raporundan sonra tekrar 2010’daki Rockefeller raporuna baktığımızda Peter Schwartz imzasıyla desteklenmiş yeni felaket senaryolarını karşımızda görüyoruz. Bu rapordaki bir senaryo, dünya halklarını “kilitleme safhası”na sürüklemekten bahsetmektedir. Senaryoya göre, bir pandemik çıkacak ve demokratik dünyanın temelleri sarsılacaktır. Pandemik, OHÂL döneminde ülke liderleri kriz yönetimine başladıklarından otoritelerini güçlendirecek ve sert tedbirler sahaya sürecekler. Vatandaşları maske takmaya mecbur bırakılacakları gibi toplu mekanlara girişte ateş ölçümü yapılacak. Bu öyle bir noktaya gidecek ki, salgın sona erdiğinde bile vatandaşlar üzerindeki otoriter kontrol mekanizması sona ermeyip daha da artarak devam edecek. Sağlığı için demokratik haklarından vazgeçen insanlık bunu kabullenmek zorunda kalacak.

Bütün insanlar biyolojik bilgilerini içeren ve takibi daha mümkün olan biyolojik kimlik kartlarıyla kaydedilecekler. Ancak sosyo-ekonomik hayatın kilitlenmesi uzun sürerse gelişmekte olan ülkelerde gençlik isyan hareketleri başlatacak noktaya gelecek. Bazı ülkelerde hükümetler devrilecek.

Unutmamak gerekir ki, bu raporlar günümüzde yaşanan çoğu meseleyi yıllar öncesinden öngörmüş olsa da isabet noktasında mükemmel değildirler. Peter Schwartz’a göre 2020’de “Britanya kurak bir ülkeye dönüşecek” idi. Rockefeller raporu, dünyayı saran virüsün yedi ayda sekiz milyon insanı yere sereceğini öngörüp insanların beşte birine bulaşacağını tahmin etse de rakamların bu kadar artacağı henüz belli değildir. Raporda salgının özellikle gençleri öldüreceği öne sürülmüştür ancak korona (eğer yeni bir virüs daha ortaya çıkmazsa) şimdilik daha ziyade yaşlıları öldürmektedir. Rapora göre salgın ABD’yi sarsacağı gibi bu pandemiğe karşı mücadelede en başarılı Çin olacaktır. Bilindiği üzere korona Çin’de ortaya çıkmıştır ve önce bu ülkeyi kilitlemiştir ancak son haberlere göre bu ülkede alınan tedbirlerle vaka sayısı hızla azalmaya başlarken dünya genelinde artış göstermektedir.

Raporların ortak noktası, ABD ve Batı’yı türlü felaket senaryolarıyla Doğu’ya karşı korkutmak ve saldırgan pozisyona sürüklemektir. Britanya, bu raporları dikkate alarak mı sınırlarını dünyaya kapatıp AB’den ayrılmaktadır bilinmez. Ancak bütün bu lobi faaliyetlerine rağmen Çin ile irtibatı devam ettiren Batılı ülkelerin bugün eve kilitlenmeleri dikkat çekicidir. Avrupa’nın korona üzerinden izole edildiğini ve ABD’nin nispeten içe kapatıldığını görüyoruz. Endonezya, Türkiye ve Vietnam gibi gelişmekte olan ülkelerin 2008 krizinden önce kendi ayakları üzerinde durmaya başladıkları da Rockefeller raporunda kaydedilmiştir.

KOZMOKRASİDE YENİ DÜNYA, YENİ İNSAN, YENİ PARA 

Bilindiği üzere, senaryo planlama istihbaratçılar ve stratejistlerin işidir. Küresel çıkar grupları sürekli olarak yakın geleceği böyle kişilere kurgulatırlar. Bu kurgular içinde bütün dünyanın birleştirileceği kozmokratik (tek dünya hükümeti) görüşünü savunanlar da ortaya çıkmıştır. Kozmokrasiye geçiş için gerekli üç büyük dönüşüm sağlanmalıdır:

1) Tek Dünya Hükümeti,
2) Tek insan tipi (cinsiyetsiz),
3) Tek para birimi (dijital)

1944’te dünyanın en büyük sermayedarları, ABD ile İngiltere üzerinden bir toplantı yaptılar. Bu toplantı, Rothschild grubu ile Rockefeller gruplarının öncülüğünde yeni dünya düzeninde finans ve kalkınma şablonlarını ortaya çıkarmıştı.
Bretton Woods’ta bu düzen dünyaya takdim edildi ve o günden sonra doların altına endesklendiği, diğer para birimlerinin de dolara endeskli olduğu finansal düzen başlatıldı. IMF ve Dünya Bankası bu sistemde doğdu. Savaş sonrası Avrupa ve gelişmekte olan ülkeler bu bankalardan kredi aldılar. Sistem zamanla müdahalelere uğrasa da Soğuk Savaş’ta yürürlükte kaldı. Ancak düzenin ıslahı için proje geliştiren ekonomistler, yeni bir para sistemi üzerinde tartışma başlattılar. Bu tartışmada bir grup tek para düzenine geçilmesini savunurken diğer grup en az 3-4 güçlü para biriminin tedavülde kalmasından yanadır. Eğer bu teklifler gerçekleşirse bütün dünya dolar veya dijital yeni bir para üzerinden tek para birimini kullanmaya başlayacaktır.

21.yüzyıl başında ABD’nin önüne iki savaş senaryosu bırakılmıştı. “Terör ile savaş” veya “İklim değişikliği ile mücadele.”
Küresel düzenin lideri olan hükümet o gün ilkini tercih etti ve “11 Eylül sonrası” düzende terörle mücadele başlatıldı. Dev silah sanayisi ve enerji konsorsiyumları, 2001’de Afganistan ve 2003’te Irak işgali üzerinden Avrupa – Çin hattındaki piyasayı düzenlediler. Ancak iklim mücadelesini destekleyen lobi elindeki senaryolardan vazgeçmiş değildi. Ortadoğu’da başlayan savaşlar bölgede nüfus artışını dengeleyecek sonuçlar doğururken iklimciler küresel çapta daha büyük operasyonların başlatılması için çalıştılar. Nihayet 2020’de biyolojik salgınlarla milyarlarca insan eve hapsedilip küresel ekonomi tıkandıktan sonra yeni dünya düzeni belki de “korona sonrası” senaryoya göre kurgulanıp dayatılacaktır.

Yeni dayatılacak düzende hükümetler, milletler üstü (BM benzeri) bir yapının özerk hükümeti olmayı kabul edebilirler. Mamafih insanlığı tek cinsiyetli bir kalıba sokma projelerini de unutmamak gerekir. Bu noktada, korona manipülasyonu küresel bazda finansal operasyon silahına dönüşse de sosyal zeminde kozmokrasinin tek insan tipini de dayatabilir. Bu yazının sonunda biz de geleceğe dair bazı sorular soralım:

Virüsün aşısı, anlaşmaya varılan hükümetlere krediler dağıtıldıktan sonra mı dağıtılacaktır?
Enerji ve tabii kaynaklar bakanlıkları ile sağlık sektörleri IMF desteğinde milletler üstü bir yapıya mı bağlanacaktır?
Hava kirliliği ve virüs korkusu üzerinden önce dizel sonra diğer fosil yakıtlar yasaklanacak mıdır? Böylece bütün dünyaya iklim değişikliği ile mücadele mi öğretilecektir?

Yakın gelecekte eğer cevaplar ‘evet’ çıkarsa kozmokratik dünya düzeni için altyapı döşenmiştir ve Tek Dünya Hükümeti kurulmuş demektir. Bugünkü ortamda korona silahının Çin’e dayattıkları ile ABD’ye dayattıkları farklı olabilir.