Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Bosnalı Sırplar “Anayasal düzene” başkaldırdı

Bosnalı Sırplar “Anayasal  düzene” başkaldırdı

Bosna Hersek Araştırma ve Koruma Ajansına bağlı özel birliklerin savaş suçu operasyonu kapsamında Sırp Cumhuriyeti’ndeki bazı karakol ve kamu kurumlarında arama yapmasının ardından entite hükümeti, devlet düzeyindeki mahkeme ve savcılıkla tüm işbirliğini kestiğini açıklayarak ülkedeki “anayasal düzene” karşı ayaklanma başlattı.

Bosna Hersek Araştırma ve Koruma Ajansına (SIPA) bağlı özel birliklerin perşembe günü Bosanski Novi’deki savaş suçu operasyonu kapsamında ülkedeki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti’ndeki (RS) bazı karakol ve kamu kurumlarında da arama yapmasının ardından entite hükümeti “devlet düzeyindeki mahkeme ve savcılıkla tüm işbirliğini kestiğini” açıklayarak ülkedeki anayasal düzene başkaldırdı.

Bosna Hersek Mahkemesi ve Bosna Hersek Savcılığının talimatıyla Bosanski Novi’de farklı adreslere operasyon düzenleyen SIPA ekipleri, operasyonda 1992 yılında bölgedeki Boşnak sivillere yönelik savaş suçu işledikleri iddiasıyla beş Sırp vatandaşını gözaltına almış, şehirdeki polis karakolunda ve bazı kamu binalarında arama yapmıştı. SIPA, Sırp Cumhuriyeti’nde daha önce de savaş suçu operasyonları çerçevesinde 40 kez karakollara girerek arama yapmış olsa da perşembe günkü operasyonun ardından entite hükümetinin verdiği tepki, ülke ve bölge kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ülke medyası, entite hükümetinin tepkisini “anayasal düzene darbe” olarak nitelendirirken, siyasiler bu kararın ilerki dönemde kurumlar arası çatışmaya neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Ayrılıkçı söylemleriyle sürekli gündeme gelen Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik’in ısrarla istediği “yargı referandumu” beklenen desteği alamayınca, son operasyonun ardından alınan bu karar “referandumla elde etmek istediklerini, referandumsuz almak” olarak nitelendirildi. Daha önce entite sınırlarında referandum düzenleyerek devlet düzeyindeki mahkeme ve savcılığın kararlarının entitede uygulanmasını engellemek isteyen Sırp Cumhuriyeti hükümeti, eline geçen ilk fırsatta bahsi geçen devlet kurumlarıyla ilişkisini kesme kararı aldı.

SIPA’nın, Dodik’in genel başkanlığını yaptığı Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği (SNSD) tarafından da desteklenen eski müdürü Goran Zubac’ın yerine, SNSD’nin desteklemediği Perica Stanic’in getirilmesi de entite hükümetinin kararında az da olsa etkili olmuşa benziyor. Daha önce de Sırp Cumhuriyeti’ndeki karakollarda arama yapmasına rağmen hiçbir zaman tepki çekmeyen SIPA’nın, son operasyonunda aşırı tepkiye maruz kalması, bazı yaralara tuz basmasından kaynaklanıyor olabilir. Çünkü savaş döneminde Sırp birliklerinde yer alan ve Boşnak sivillere yönelik birçok savaş suçuna doğrudan ya da dolaylı olarak katılmış, tanıklık etmiş çok sayıda Sırp vatandaşının, bugün hâlâ Sırp Cumhuriyeti’nin emniyet birimlerinde görev yapma ve o yıllara ait birçok kanıtın entitedeki polis karakollarında bulunma ihtimali da entite hükümetini tedirgin eden sebeplerin arasında gösteriliyor.

Açıklama savaşları
Sırp Cumhuriyeti hükümeti ile devlet kurumları arasındaki tansiyonun yükselmesinin ardından kurumlar ve kişiler arasında açıklama savaşları da yaşanmaya başladı.
Operasyonun ardından olağanüstü toplanan Sırp Cumhuriyeti hükümeti, devlet düzeyindeki mahkeme, savcılık ve SIPA ile ilişkilerini kestiklerini açıklarken, bu açıklamaya cevap veren Bosna Hersek Savcılığı, hükümetin bu tepkisinden dolayı şaşkınlık duyduklarını kaydetti.

Sırp Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Dragan Lukac, SIPA’nın savcılığın ve mahkemenin talimatıyla düzenlediği operasyonun, bu kurumun bakanlığa duyulan güvensizliğin bir göstergesi olduğunu savunarak devlet düzeyindeki savcılık, mahkeme ve SIPA’nın Anayasa’ya aykırı hareket ettiğini öne sürdü.
Lukac’ın iddialarının ardından açıklama yapan Bosna Hersek Savcılığı ise karakol ve belediye binasındaki aramaların “profesyonellik standartlarına” ve “yasalara uygun” olduğunu bildirdi.

Savcılık, polis karakolu ve belediye binasında yapılan aramaların nedeninin “Bosanski Novi’deki bu kurumlarda, 1992 yılında bölgede katledilen 27 Boşnak sivilin hâlâ bulunamayan bedenlerinin kasıtlı olarak saklandığına dair belgelerin bulunduğu yönünde şüpheler olduğunu” ifade etti.

Operasyonun ardından yapılan en ilginç açıklamalardan biri ise Bosna Hersek Güvenlik Bakanı Dragan Mektic’in açıklaması oldu. Sırp asıllı Mektic, entite hükümetinin kararının arkasında yatan gerçeğin “bazı soruşturmaların geldiği noktada birilerinin kapısına kadar dayanmış olması” olarak nitelendirdi.

Mektic, “Asıl sorun bu. Burada hiç kimse gözaltıların savaş suçuyla ilgili mi, şüphelerin aslı var mı, gözaltına alınanlar kim ya da suçlular mı diye bakmıyor. Burada sorun, (Sırp Cumhuriyeti) İçişleri Bakanlığına bağlı kurumlarda arama yapılması. Bu aramalar, mahkeme ve savcılığın bazı soruşturmaları, ki bu soruşturmalar büyük miktarda para kaçırılan ciddi soruşturmalar, tamamlamak üzere olduğunu gösteriyor. Birileri bunun hesabını verecek” ifadesini kullanarak aslında entite hükümetinin kararının arkasında birilerinin kendileri için duyduğu endişenin yattığını ima etti.

Operasyon Bosnalı Sırpları böldü
SIPA’nın son operasyonu, tüm bu karmaşanın yanı sıra entitedeki Sırp siyasi partilerinin görüş ayrılığını da derinleştirdi. Entite hükümetinin kararının Sırp Cumhuriyeti Meclisi’nde oylandığı oturuma Boşnak milletvekillerinin yanı sıra muhalefetteki Değişim İçin Birlik ittifakının Sırp milletvekilleri de katılmadı. Entitede muhalefet, devlet düzeyindeki hükümette ise iktidar ortağı olan Değişim İçin Birlik ittifakı, SIPA’nın yaptığı operasyonun yasalara uygun olduğunu savunurken, bu operasyona sadece Dodik’in himayesindeki entite hükümetin karşı olduğu işaret etti.

SIPA’nın savcılığın ve mahkemenin talimatıyla yaptığı operasyon her ne kadar Dodik ve destekleyicilerinin fevri tepkisine neden olsa da bu tepkinin aslında daha önceki ayrılıkçı söylemin devamı niteliğinde olduğu açık. Dodik’in dün yaptığı açıklamada “geri adım” atarak daha uzlaşı yanlısı bir tutum sergilemesi bunun en büyük göstergesi. Sırp lider açıklamasında, “Bugün ortalık sakin. Biz bunun tekrarlanmaması çağrısında bulunuyoruz. Yetkilileri yeni prosedür hakkında konuşmaya davet ediyorum” diyerek ilk baştaki sert çıkışın ardından daha uzlaşı yanlısı bir tutum sergiledi.
KAYHAN GÜL

Etiketler