Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Çin’i biyolojik silahla mı vuruyorlar?

Çin’de koranvirüsün ortaya çıkmasının ardından akıllara ABD’nin, Çin’i biyolojik silahla vurduğu konusu geldi. Prof. Dr. Midilli, ABD-Çin arasında ticaret savaşı dışında biyolojik anlamda bir savaşın yürütüldüğü iddialarının doğru olmadığını söyledi.

Furkan Dursun Benli
Çin’i biyolojik silahla mı vuruyorlar?

Diriliş Postası Muhabiri Furkan Benli/İstanbul

Çin’in Vuhan kentinde 12 Aralık 2019’da ortaya çıkan ve ilk günlerde kaynağı bilinmediği için “gizemli virüs” olarak adlandırılan yeni tip koronavirüs (2019-nCoV), bugüne kadar toplam 18 ülkede ortaya çıktı.

Şu ana kadar 170 kişinin ölümü ile sonuçlanan ve 7 bin 818 kişide görülen virüs, Wuhan kentinde çıktığı için “Wuhan virüsü” olarak da isimlendiriliyor.

SOLUNUM YOLUYLA YAYILIYOR

Yeni tip koronavirüsün öksürme, hapşırma, konuşma sırasında solunum salgılarının etrafa saçılmasısonucu hava yoluyla yayıldığı bildiriliyor. Virüsün ilk belirtilerinin ise yüksek ateş, boğaz ağrısı, öksürük, solunumda zorluk ve ishal olduğu biliniyor.

Ağır koronavirüs infeksiyonları zatürre ve böbrek yetmezliği nedeniyle ölümle sonuçlanabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durum Komitesi, Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (2019-nCoV) salgınıyla ilgili küresel çapta acil durum ilan etti.

ABD, ÇİNİ BİYOLOJİK SİLAHLA MI VURDU?

Çin’de giderek daha fazla kişinin ölümüne yol açan ciddi bir salgına dönüşen virüse karşı henüz aşı geliştirilemedi.

Tüm bu gelişmeler yanında uzun zamandır ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşı ile birlikte koronavirüsün ortaya çıkmasında ABD’nin Çin’e yönelik biyolojik silah kullandığı sorularını akıllara getirdi. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Midilli konuyu Diriliş Postası’na değerlendirdi.

ABD’nin Çin’i biyolojik silahla vurması dolayısıyla koronavirüsün ortay çıktığı iddia ediliyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz neler?

Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tıbbi Viroloji Bilim Dalı Başkanı olan Prof. Dr. Kenan Midilli, ABD-Çin arasında ticaret savaşı dışında biyolojik anlamda bir savaşın da yürütüldüğü iddialarının doğru olmadığını düşündüğünü belirterek, böyle bir duruma işaret eden hiç bir kanıt bulunmadığını bilakis aksini düşündürecek pek çok ipucunun bulunduğuna dikkat çekti.

“VİRÜS HIZLA MUTASYONA UĞRUYOR”

Midilli, bu ipuçlarından bahsederek şunları söyledi: “İlk olarak, Çin’de 2003’te meydana gelen SARS deneyimi ve sonrasında yapılan çalışmalar böyle bir gelişmenin olabileceğine işaret etmekteydi; dolayısıyla beklenen bir durumdu. İkinci olarak ise virüsler hızla mutasyona uğramalarından dolayı hızlı bir şekilde direnç geliştirebilmekte; hastalık yapıcı özelliklerini değiştirebilmektedir (artabiliyor ya da azalabiliyor). Bu nedenle uzun vadede nasıl bir sonuç ortaya çıkacağını kestirmek güç olacağından dolayı ve virüse karşı elinizde aşısı ya da ilacı olsa bile bunlar virüse karşı zaman içerisinde etkisiz kalabilirler. Bu özellikleri bakımından yapay olarak üretilmiş ya da değişime uğratılmış virüsler üreticisi açısından da tehlikeli olabilirler.”

Böyle bir komplo teorisinin aksine bir durum da söz konusu virüsün ortaya çıkması neticesinde ölüm oranının çok düşük olduğunu belirten Midilli,”tasarlanmış bir biyolojik silah olsaydı çok daha yüksek ölüm oranları hedeflenmiş olurdu.” ifadelerinde bulundu.

“DÜNYA EKONOMİSİ ÇİN’E BAĞLI”

Midilli ayrıca “Virüsün yol açtığı infeksiyonların röprodüksiyon (çoğalma) hızı da düşüktür. Bu virüse bağlı bir infeksiyon geçiren kişi ortalama 2 kişiye daha virüsü aktarabilmektedir. Oysa ortalama 16 olduğu kızamık gibi yüksek bulaşıcılığa sahip infeksiyonlarla karşılaştırıldığında bu rakam bir biyolojik silah olabilecek bir ajan için düşük sayılır.” dedi.

Virüsün bulaşıcılığı konusuna da değinen Midilli, SARS virüsü infeksiyonlarının aksine kişilerin henüz hastalık belirtilerinin ortaya çıkmadığı kuluçka döneminde bulaştırıcı olmasının virüsün yayılımını daha kolay hale getirebileceğini belirtti.

Biyolojik silahın kullanılmadığını gösteren bir diğer belirtinin, dünya ekonomisinin özellikle ham madde ve ara ürün bakımından Çin’e bağımlı olduğunu ifade eden Midilli, “Bu nedenle Çin’deki üretim aksamaları tüm ekonomileri ve başta ilaç sektörü olmak üzere pek çok sektörü de olumsuz etkileyecektir.” ifadelerinde bulunarak biyolojik silah kullanıldığının hakikati yansıtmadığını vebu tip olaylarda benzer söylentiler ve çeşitli komplo teorilerinin sıklıkla üretildiğine dikkat çekti.

VÜCUTTA NELER OLUYOR?

Koronavirüsün, Çin’den Türkiye’ye ithal edilen tekstil, deri ve gıda gibi ürünlerden bulaşma ihtimali var mı?

Çin’de koronavirüsün ortaya çıkmasının ardından akıllara gelen bir diğer konu ise ithal edilen Çin malı ürünlerin Türkiye’de koronavirüs salgınına sebep olma ihtimali. Koronavirüs konusundaki değerlendirmelerinde bu konuya da yer veren Prof. Dr. Kenan Midilli, koronavirüs hakkında spesifikbir bilginin bulunmamasıyla birlikte yine SARS ve diğer koronavirüsler hakkında mevcut olan bilgilere dayanarak “bu virüslerin cansız yüzeylerde saatler ila günler içerisinde inaktive olarak infeksiyon yapabilme yeteneklerini yitirdikleri yönündedir.” açıklamasında bulundu.

Midilli, Çin’den Türkiye gibi uzak ülkelere gönderilen kargo sürelerinin uzun olmasından dolayı Çin’den gelen malların risk taşımadığı kabul edildiğini belirtti. Midilli ayrıca,aynı durumun biyolojik ürünler (meyve-sebze ve hayvanlar) için geçerli olmayacağı da hatırlattı.

Diriliş Postası Muhabiri Furkan Benli/İstanbul

Yorumlar (1 Yorum)

  • Avatar

    Kerem tatar

    Allah'ın icraatını esbaba verip şirke girmeyin .Elbette burası hikmet diyarı olmasından bı sebep olacak ancak yaratılması ve icratı kudreti ilahinin işi .firavunane kuranı değiştirmeye cüret eden ve müslümanlara zulm edenler elbette dünyada dahi cezasını çekecek vesselam

Yorumları Gör (1 Yorum)