Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Çözümün adresi Fırat’ın doğusu

Çözümün adresi Fırat’ın doğusu

Türkiye, yılbaşından beri Irak’ın kuzeyinde ve Kandil’de, en az yurt içindeki kadar etkili bir terörle mücadele yürütüyor. Böyle olmasına rağmen Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG, Türkiye’deki varlığını sürdürmek için türev örgütler, sol örgütlerle işbirliği, milis, sempatizan ve yeraltı üzerinden etki göstermeye çalışıyor. Terörün kökünün kazınması için Fırat’ın doğusuna yönelik harekat bu açıdan elzem gözüküyor.

Abdullah Ağar/Güvenlik Uzmanı

Türkiye’de ve Irak’ın kuzeyinde 22 Eylül tarihinde 14 PKK’lı terörist öldürüldü. Ondan önceki gün güvenlik güçlerimiz Mardin Nusaybin’de PKK’ya ait 3 silah deposunu deşifre etti. İçinden çıkanlar korkunçtu: 2 Biksi makinalı tüfek, bir keskin nişancı tüfeği Kanas, bir M-16, 7 Kaleşnikof, bir TB-6 tamburalı bombaatar, 5 RPG-7 roketatar, 7 tabanca, 45 el bombası, 36 adet 2 bin metre menzilli 6. nesil Alfa Fire ateşleme anahtarı, 17 kilo profesyonel patlayıcı, roketatar harp başlıkları ile tuzaklanmış EYP’ler, 4 termal kamera, silah üstü termal, gece ve gündüz görüş gözlükleri-dürbünleri, Yaesu araç telsizleri, jeneratör ve artık burada sayılamayacak kadar çok muhtelif mühimmat, teçhizat ve malzeme…

EYP ve GYP’leri uzaktan patlatmak için kullandıkları Alfa Fire ateşleme anahtarları profesyoneldi, fabrikasyondu. 30 Aralık 2018’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı açıklamada, “Yurt içinde yaklaşık 700 terörist kaldı” dedi.

“ÇOKTAN BİTMESİ GEREKİYORDU”

Aynı Süleyman Soylu bu kez 22 Ağustos 2019’da yani 8 ay sonra bir açıklama daha yaptı ve bu sefer, “Bu yılın ilk 8 aylık döneminde 635 PKK’lı teröristi etkisiz hale getirdik” dedi.

Yani bu açıklamalara göre, Türkiye’de en fazla 65 terörist kalması gerek. Ve siz emin olun bu rakamlara; örgüt içi infazlar, doğal yollardan ölenler, ‘operasyonlarda öldürülüp tespit edilemeyenler, ‘yaralanıp sonradan ölenler, ‘örgütten kaçıp ortadan kaybolanlar, gelip teslim olanlar veya geriye dönenler dahil değil.

Bu koşullarda Sayın Soylu’nun 30 Aralık’ta 700 kaldı dediği teröristlerin çoktan bitmesi gerekiyordu. Ama öyle olmadı. Sayın Soylu bu kez 27 Ağustos.2019’da yani 635 terörist etkisizleştirdik dediği günden 5 gün sonra bir açıklama daha yaptı ve dedi ki; “Türkiye sınırları içindeki terörist sayısı 600’ün altına düştü.”

Nasıl yani? Nereden geldi, yoksa zombi mi bunlar? Öldür öldür bitmiyorlar. Demem şu ki?

“GÖKTEN ZEMBİLLE DÜŞMÜYORLAR”

Teröristler Zombi de değiller, gökten zembille de düşmüyorlar. Silahların yakalandığı Nusaybin’den yüzünüzü güneye dönüp bakarsanız, nedenini oracıkta, Kamışlı’da duran YPG/SDG’de görebilirsiniz.

Büyük bir fedakarlık, cesaret ve kahramanlıkla güvenlik güçlerimizin Türkiye içinde ve Irak’ın dağlık kesiminde neler başardığını görüyoruz. On binlerce asker, polis, jandarma ve korucumuz gece gündüz yaz kış demeden terörist kovalıyor, etkisizleştiriyor, alınan son derece başarılı sonuçlar açıklanıyor. Yılbaşından beri Irak’ın dağlık kesiminde de, Kandil’de de Asos’da da en az Türkiye’deki kadar etkili sonuçlar, etkisizleştirmeler var.

Ama bitmiyor! Sorun ve tehdit bitmemekle kalmayıp, daha da kronikleşip, kökleşiyor. Asıl mesele şudur;

Siz ne kadar etkisizleştirirseniz etkisizleştirin, istediği seviyede olmasa bile PKK/YPG kaybettiği teröristi Türkiye’de yerine koymaya ve kaldığı yerden devam etmeye çalışıyor. Ve bu durum yıllardan beri böyle.

Nereden geliyor bu yoğurdun bolluğu?

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; temelde Fırat’ın doğusundan, Mahmur ve Sincar’dan. Tabii sadece bununla ve buralarla da sınırlı kalmıyor. Türkiye içinde etkisini, hareket kabiliyetini yitiren ve istediği gibi dağ kadrolaşması ve bütünlemesi yapamayan PKK/YPG bu sefer başta aygıtlarını devreye koyuyor.

PKK’NIN TERÖRİST KAYNAKLARI

Türev Örgütler!
Hatta türevin türevi örgütler.
Ve milis ve sempatizanlar.
Hatta yeraltı!

Gelinen nokta Milli Mücadele kıvamında

Amarco’ya düzenlenen drone saldırılarını, geçen sene 10 Kasım başta PKK/YPG’nin Türkiye’ye yönelik drone saldırı denemelerini çok iyi anlamlandıralım derim. Türkiye Fırat’ın doğusuna artık çok daha iyi, çok daha kararlı bakmak zorundadır. Çünkü artık çözüm oradadır. Yoksa Türkiye’nin içindeki çözüm çaresizdir.

Ekonomik türbülanslardan, yaptırımlar, karşı karşıya kalmalardan korkanlar, korkutulanlara ise Milli Mücadele’den ilham ve cesaret alın derim. Geldiğimiz nokta, artık bir Milli Mücadele kıvamındadır. Tarih yeniden kırılmaktadır. Durum bence artık bu noktadadır.

PKK/YPG yasadışı silahlı sol terör örgütleriyle yaptığı işbirliğiyle doğan HBDH ve onun türevi HBİM ve kendi türev örgütleri YPS/YDGH, TAK, sözde Ölümsüzler Taburu-sözde asayiş ve devreye koyduğu milis-sempatizan ve yeraltı üzerinden de etki üretmeye çalışıyor.

Terör siyaset ve stratejisinin sıklet merkezini konjonktürel gerekçelerle Suriye ve Irak’a kaydırmış olmakla birlikte, varlık-etki-moral-hedef ve siyaset ürettiği Türkiye’de bütün var gücüyle eylem yapmaya, bölgede EYP-GYP patlatmaya, batıda da ormanlarımız yakmaya, fabrikalarımızı kundaklamaya, ekoloji ve ekonomi üzerinden ülkemizi vurmaya çalışıyor.

Bir yandan da siyasi türevleri üzerinden Türkiye’deki ana siyasi eksenleri maniple edip, toplumsal ana eksenleri birbirine düşmanlaştırırken, bir yandan da yeni sözde çözüm/barış süreci zehrini Türkiye’ye içirmeye çalışıyor.

Şunu da duyuyorsunuzdur?

Dost ve müttefiklerimizin katkı ve himayesinde Suriye’nin kuzeyinde, Irak’ın batısında PKK/YPG’nin drone faaliyetlerini!

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri