Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

“Depreme karşı birlik olma zamanı”

Deprem, onunla yaşamamız gereken Türkiye gerçeği. Hem mental hem de fiziksel olarak hazır olmamız gereken ve hayatımızdan hiç çıkmayacak doğanın ürkütücü kanunu. 24 Ocak 2020 saat 20:55, merkez üssü Elazığ/Sivrice yerin 6.5 km derinliğinde 6.8 şiddetinde deprem. Bir kez daha hepimizi kaygıya ve ardından duaya sevk etti. 29 canımızı yitirdik, 1466 yaralı var. 45 canımızı enkazdan sağ çıkarttık.

“Depreme karşı birlik olma zamanı”

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay

“Deprem Ülkesiyiz” ne yazıkki, bu sözün ağırlığının toplumdaki karşılığı çokta değerli değil. Neden mi? Çünkü hala hiçbir önlem almadan yaşamaya devam ediyoruz. İstanbul, Balıkesir, Manisa, Ankara’da kısa zaman aralıklarıyla meydana gelen irili ufaklı depremlerde karşılığında ne yaptığımıza bakınca depremle yaşamaya bu gidişle asla alışamayacağız. Unutmamalıyız ki, deprem öldürmez, öldüren çürük yapılardır.

“Tedbirli Olmak”

Toplum olarak yaptığımız en büyük hata günlük yaşamak.Göstermelik, vurdumduymaz bir yaşam döngüsü içerisindeyiz. Bir şeye uyanabilmemiz ya da tedbir almamız için illa ki bir olay olmalı. Olay olduktan sonra çokça konuşur, ahkam keseriz ama fazla geçmeden her şeyi unutur bir dahaki sefere kadar rafa kaldırırız.Bu yüzden olaylar olmadan önce tedbirler almak yerine, olaylardan sonra tedbirlerle o anı kurtarmak adına mücadele ediyoruz. Yeterli mi? Hayır defalarca yaşayarak gördük ve ne yazık ki her zaman görmeye devam edeceğiz.

“Deprem Kültürü”

Her deprem sonrası aynı soruyu soruyoruz, “Depreme ne kadar hazırız? Deprem anında ve sonrasında ne yapmalıyız? Elazığ ve Malatya depreminden sonra gördük ki özellikle deprem anında yapacaklarımızla alakalı hala bilgi eksikliğimiz var. Öncelikle balkona ve pencereye koşmak ve atlamak yapılacak en tehlikeli davranıştır fakat bunu çokça gördük bir çok yaralanma sebebi buydu. Depremle yaşamaya öğrenen ve yapılarını o göre dizayn eden ülkelerde genelde deprem olduğu zaman insanlar yıkılmayacaklarını bildikleri için binalara girer fakat deprem kültürü henüz bizde gelişmediği için bizler ilk yıkılacak binalar olduğu için kendimizi dışarıya atıyoruz.

“Depremle Yaşamak”

Depremle yaşamaya öğrenememiş olmakta en iyi bildiğimiz ve bizim için çok bir değer olan yardımlaşmayı dünya da en iyi yapan milletiz. Deprem sonrası milletçe seferber olmak ve hemen vakit kaybetmeden yardıma koşmak sadece bizlere has bir tutum olduğunu yaptıklarımızla net bir şekilde görüyoruz. Bu Aziz millet her zaman mazlumun ve yardıma muhtacın yanında hazır bir şekilde beklemektedir.

Birde her olayın bir yüzü vardır bu depremin yüzü “Azize Anne” oldu. Depremden sonra enkaz altında olan Azize Anneye ulaşan UMKE gönüllüsü Emine Kuştepe telefonla sürekli konuşarak onu teskin edip çevresindekileri uyanık tutmasını sağladı. Hatta yakınındaki Türkçe bilmeyen bir yaşlı kadına Kürtçe nasıl iletişim kuracağını söyleyerek tüm ülkede gündem oldu. Herkes ekranı başında Azize Anne ve diğerlerinin kurtarılışını bekledi sevindirici haber 17. Saatte geldi ve Azize Anne ile Hatun teyze kurtarıldılar. Bu milletin asaleti bu dünyaya yeterde artar, biz böyle BİR çok güzeliz.

“Sosyal Medya Şarlatanları”

Yaşanan her afetin ardından her fırsatta devleti acziyet içinde göstermek isteyen yalan dolanla algı operasyonu yapan şahsiyetsizler yine iş başındaydılar. Millet telaş içinde, devlet refleksini göstermiş hemen müdahale etmiş herkes enkaz altında olan var mı? Yok mu? Derdine düşmüş kısacası can derdine düşmüş, ne olduğu belli olmayan sanatçı müsveddesi ve ruhsuz şahsiyetler can sıkacak moral bozacak şekilde sosyal medyada yalan yanlış ve nefret kusan söylemleriyle bir kez daha derdimizle dertlenmediklerini gösterdiler. Sanki deprem büyükmüş ama sırf devlet vergi muafiyeti olmasın diye küçük gösteriyor şeklindedir algı ortaya koymaya çalışanları yanında. Yakılan bina sayısını abartan, ölü sayısını yüzlerce olduğunu ama saklandığını söyleyen, her yerde yangın varmış gibi algı yapan bir sürü kendisine dahi saygısı olmayan zavallı insanlar ki bunlara insan demek dahi bir zuldur ortaya çıktılar.

“Provakasyon Peşindeler”

Kimisi ırkçılık yaparak, kimisi ideolojik davranarak nefret diliyle bir takım ipe sapa gelmez sözler sarfettiler. Kendini sanatçı zanneden bazı kişiler de olmayan akıllarıyla provakasyon denemesi yaptı işin en acı tarafıysa ana muhalefet partisi başkan yardımcısı bir milletvekili başka bir yerin videosunu alarak sanki deprem yeri gibi gösterme gafletinde bulundu. Gelen onca tepki ardından tweeti sildi fakat bir özür bile dilemedi sadece sessizliğe büründü. Bu Aziz millet zor anında yanında olanında karşısında olanında çok iyi bilir ve asla unutmaz.

“Dezenformasyon”

Afetlerden sonra yaşanan dezenformasyon ne yazık bu depremden sonrada yaşamaya devam etti. Eski ve çoğu yurtdışında yaşanmış olaylardan alınan video veya resimlerle halkı provoke ederek korku ortamı yaşatmaya çalışan bir çok sosyal medya soytarısı yine iş başındaydı. Hatta o kadar ileri gittiler ki, kendisine  enkaz altında kalmış süsü vererek yapılan kurtarma çalışmalarına engel dahi olmaya çalıştılar. Siz buna sadece beğeni almak ya da takip edilmek için yapılmış düşüncesiz hareket deseniz dahi bu tam bir işgüzarlıktır.

Yaşanan bu tarz olayların ardından Ankara Cumhuriyet Baş Savcılığı harekete geçerek bu tarz eylemlerde bulunanlara karşı soruşturma başlattı. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bu tarz haberler için bir bildiri yayınladı burada bunu ifade edelim ki bugün değil her zaman bunlara uymak gerektiğini hiç aklımızdan çıkartmayalım.

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı”

Depreme ilişkin yayınlarda kamuoyunu panik ve infiale sevk edecek ifade ve görüntülerden uzak durulmalı, bilgilendirici ama özellikle teskin edici bir yayın dili kullanılmalıdır.

Bölgede bulunan bakanlarımız ve diğer resmî kurumlarımız tarafından yapılacak açıklama ve bilgilendirmeler esas alınmalıdır.

Sosyal medyada dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar edilmemelidir.

Doğru bilgi için kesinlikle resmî kaynaklar takip edilmeli, AFAD’ın acil durum bilgilendirmeleri dikkate alınmalıdır.

Teyit edilmeyen görüntü ve bilgiler kesinlikle yayınlanmamalı ve paylaşmamalıdır.

Konuya, medya kuruluşlarının sosyal medya mecralarında da benzer şekilde yaklaşılmalıdır.

Bu süreçte deprem bölgesinde görev yapan mülki, idari amirler başta olmak üzere görevli kişiler medya mensuplarımızca çalışmaları engelleyecek ölçüde meşgul edilmemelidir.

Deprem bölgesinde başta olmak üzere telefon vb. tüm iletişim araçlarının gereksiz şekilde meşgul edilmemesinin de afet yönetiminde herkesin yerine getirmesi gereken sorumluluklardan biri olduğu unutulmamalıdır.

Bu süreçte resmî makamlar ve uzmanlarca emniyet ve can güvenliğine ilişkin uyarıların yanı sıra depreme hazırlıklı olmaya ve deprem anında yapılacaklara dönük bilgilendirmelerin daha önemli hale geldiği dikkate alınmalıdır.

Teyit edilmeyen yada edilemeyecek hiçbir Bilgi ve fotoğrafı paylaşmayın kaostan beslenen birilerinin ekmeğine yağ sürmeyelim.