Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Doğu Akdeniz’i işgal planı

Muhammed Şimşek
Doğu Akdeniz’i işgal planı

Zira Türkiye’nin kıta sahanlığında bulunan 3,5 trilyon dolarlık doğalgaz rezervi sömürgecilerin iştahını kabartıyor.

Son iki yüzyılda dünyayı karanlık emellerine alet eden sömürgecilerin doymak bilmeyen iştahı bugün hala gözüne kestirdiği coğrafyaları hak hukuk gözetmeksizin bir bir savaşa sürüklüyor.

Bir asır önce sahip olduğu petrol rezervleriyle dikkat çeken Libya, Irak, Suriye, Hicaz, Yemen ve Kudüs sistematik kaos planlarıyla yüzyıllar boyu hakim olduğu topraklara adaletle hükmeden Osmanlı’dan kopartıldı. Azılı sömürge devletleri bugün aynı senaryoyla Doğu Akdeniz’i, Osmanlı’nın varisi Türkiye’den kopartma ve gasp etme hesabı içinde hareket ediyor.

Etrafımızı akbabalar sardı

Bugüne geldiğimizde aradan bir asır geçmesine rağmen karakter kodları hiçbir şekilde değişmeyen Batılı ülkeler, yine işgal planıyla soluğu Kıbrıs ve Türkiye kıyılarında aldılar. Amaçları bir vampir gibi hem Türkiye hem Kıbrıs kıta sahanlığı içinde keşfedilen 3,5 trilyon dolar değer biçilen doğalgaz ve 1,7 milyar dolarlık petrol yataklarını sömürmek. Buradaki enerji zenginliğini duyduktan sonra gemi azıya alan başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, Yunanistan, İsrail ve İtalya en güçlü savaş gemileriyle Doğu Akdeniz’e gelerek namlusunu Türkiye’ye yöneltti. Yeni bir işgal senaryosuyla ortaya çıkan tüm bu ülkeler, bölgedeki hukuksuz varlıklarını meşru göstermek içinse bugüne kadar talep ve beklentilerini hep askıya aldıkları Güney Rum Kesimiyle el sıkıştı.

Adım adım kuşatma

Her fırsatta Batılı ağababaları adına Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin Türkiye’yi “tahrik edici hareketlerde bulunmakla” suçlayan Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, olası bir gerilimde buraya çöreklenen sömürge devletlerin faaliyetlerini haklı gösterme çabası sergiliyor.

Hal böyleyken ABD, Doğu Akdeniz konusunda Türkiye karşıtı politikalar üretmeye devam ediyor. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilen Türkiye karşıtı tasarıya göre ABD, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında enerji işbirliğini koordine edecek bir merkez kurulacak. Tasarıya göre ayrıca; Kıbrıs’a silah satışı ile ilgili kısıtlamalar kaldırılacak. Bütün bunlar bir işgal planının gizliden işlediğini gösteriyor.

“TÜRKLER ADAYA YENİDEN ÇIKAR”

Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilim İngiliz Times gazetesi tarafından yayınlanan Hanna Lucinda Smith imzalı analizde, Başkan Erdoğan’ın ABD ve AB’nin tehditlerine rağmen bölgeye iki sondaj gemisi gönderdiği belirtilirken, Akdeniz’de gerilimin daha da tırmanacağı görüşü savunuldu. Türkiye’nin hamlelerinin Rum kanadında endişeye sebep olduğuna dikkat çekilen Times haberinde, GKRY eski Dışişleri Bakanı Rolandis’in, Cumhurbaşkanı Anastasiadis’e “Türkler yeniden adaya çıkabilir” şeklinde uyarı mektubunun hatırlatılması bu süreçteki Türkiye aleyhindeki algı operasyonunu gözler önüne serdi.

Türkiye’den gövde gösterisi

Bölgede küresel sömürü baronlarının savaş oyuncakları kol gezerken Türkiye gelişmelere ne kayıtsız kaldı ne de kendi kıta sahanlığında keşfedilen zenginliğe sahip çıkmada geri durdu. Zira bir yandan kendi yerli ve milli imkânlarıyla inşa ettiği iki sondaj gemisiyle bölgeden gaz ve petrol çıkarma faaliyetlerine hız verdi. Diğer yandan “Mavi Vatan” adlı tatbikatlarla denizlerdeki gücünü ve hâkimiyetini dosta düşmana gösterdi. Tatbikat sayesinde yerli üretimi gemi katili füzeler de dahil bir çok silahı Türk Silahlı Kuvvetleri muharip unsurları deneme fırsatı buldu.

Hal böyleyken Batılı ağababaları ABD ve AB’nin gönüllü piyonluğuna soyunan Yunanistan üzerinden Türkiye’ye saldırı planları yapılıyor. Bütün siyasetini Türkiye ve Erdoğan düşmanlığı üzerine kuran Yunanistan her türlü kirli işbirliğine ve saldırı planlarına teşne bir profil çiziyor.

Ankara fırtınayı önceden sezdi

Bu süreçte gerek Yunan medyasının attığı manşetler gerek Rum medyası Türkiye’nin Kıbrıs’taki sondaj çalışmaları başlatmasına ateş püskürdü. Özellikle Türkiye’nin arama faaliyetlerden endişeye kapılan Rum medyası yerli ve milli sondaki gemimiz Fatih’in varlığının bölgelerinde endişe verici bir sessizliğe sebebiyet verdiğini yazdı.

Ardından Fileleftheros gazetesi ‘Ankara fırtınaya hazırlanıyor başlığı ile verdiği haberinde; bölgede sıcak bir olay çıkma senaryosunun daha görünür hale geldiğini ileri sürerek Atina hükümetinin bu ihtimali göz önünde bulundurduğunu gündeme getirdi. Yapılan haberlerde Başkan Erdoğan’ın geri çekilmeyi asla düşünmediği ve ‘Fatih’ gemisini geri çağırmasının hiçbir şekilde seçenekler arasında yer almadığı vurgulanırken Türkiye’nin kararlı duruşunun tam olarak algılandığı bariz şekilde görüldü.

Kaldı ki kendi kıta sahanlığında yani bir nevi kendi avlusunda yürüttüğü arama faaliyetlerine kim ne diyebilir ve Türkiye ülkesinin geleceği için bu çok önemli hamleyi neden durdurmak istesin.

TATBİKAT BAHANELİ KUŞTAMA

Bütün bu süreçte ABD, burnumuzun dibindeki Dedeağaç’a tatbikat bahanesiyle asker çıkarırken bu gelişmeyle Yunanistan, adeta bayram yaptı. Dahası Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin Türkiye’yi “tahrik edici hareketlerde bulunmakla” suçlarken olası bir gerilimde buraya çöreklenen sömürge devletlerin faaliyetlerini haklı gösterme çabasında bulundu.

Öyleki bu skandal sözlerin ardından, ABD Saber Guardian-2019 tatbikatını bahane edip Dedeağaç limanına bir gemi ile 2 bin asker, yaklaşık 700 araç, konteyner ve ekipmandan oluşan askeri sevkiyat yaptı. Ardından bu küçük liman, yapılan sevkiyatla kısa süre içinde askeri sevkiyat yapılabilecek hale getirilmiş oldu. Sevkiyatın Polonya yerine Türkiye’ye 60 km mesafedeki Dedeağaç’a yapılması ve araç-gereçlerin tatbikat ihtiyaçlarının çok üzerinde olması burada maksadın başka olduğunu göstergesi oldu.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri