Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Gökyüzünün neferleri 

Hepimiz zaman zaman gökyüzünde polis veya jandarmanın helikopterini görürüz. Lakin ne için uçtuklarını nasıl bir görev ifa ettiklerinden pek haberimiz olmaz. Geçtiğimiz yıl 2019 TEKNOFEST’te hem jandarma hem de polis havacılık ekipleri ile tanıştım. Sadece tanışmakla kalmadım aynı zamanda sizler için detaylı bilgiler edindim.

Gökyüzünün neferleri 

Deniz Unay – İzlenim

Jandarma ve Polis havacılık helikopterleri ile uçuş gerçekleştirip çekimler yaptım. Öğrendiğim detayları ise katıldığım programlarda ve yazılarımda dile getirmeye çalıştım. Sonrasında ise Polis havacılıkla bir çalışma yapma düşüncesi hasıl oldu, gerekli izinleri aldıktan sonra bu konu üzerinde çalışmaya başladım. Polis havacılığın bir günü nasıl geçiyor, havada ve yerde ne gibi çalışmalar yürütülüyor görmek için Ülke TV ekibi ile İstanbul Filo/ya gittik.

Gün brifingle başlıyor

Polis Havacılığın tüm ekibi her sabah güne brifing toplantısı ile başlıyor. Toplantıda hava durumundan, teknik detaylara helikopterlerin bakım durumlarından, yapılacak görevlere kadar birçok konu konuşuluyor. Ve en önemlisi uçuşlarda dikkat edilmesi gereken dış etkenler var ise bunlarda titizlikle ele alınıyor. Polisimiz gökyüzünde göreve çıkmadan önce yerde her şeyi tek tek tüm ayrıntıları ile ele alıyor. Bu sayede gelişebilecek olumsuz risklerin önüne geçilmiş oluyor.

Asayiş seyrüseferi için toplantıdayız

Evet sıra bizimle yapılacak toplantıya geliyor. Filonun müdürü baş komiserimiz ve pilotlarımızla ve bizimle uçacak teknisyen polisimiz ile birlikte nereye uçulacak nasıl bir uygulama icra edilecek tüm bilgileri alıyoruz. Bu yaptığımız toplantıda bize neler yapılabileceği ve nerelerde uçulabileceği ve hangi noktalara uğrayabileceğimiz konusunda bilgi veriliyor. Bizden isteğimiz olup olmadığı soruluyor bizde rahat çekim yapabilmek için taleplerimizi iletiyoruz.

Değerli okuyucularımız gerçekten büyük bir nezaket ve tevazu ile teknik olarak yapılabilecek tüm isteklerimize evet denildi.

Uçuş zamanı 

Tüm hazırlıklar tamamlandıktan ve güzergâh belirlendikten sonra uçuş için polis havacılığa ait helikopter ile Atatürk Havalimanı Genel Havacılık terminalinden havalanıyoruz. Gerçekleşen uçuş sürecinde pilotla sürekli iletişimde kalmak için bir kulaklık mikrofonumuz var. Seyrüseferin ilk rotası Haliç bölgesi oluyor. Haliç’ten sonra İstanbul boğazına doğru devam ediyoruz. Bir yandan “Yeniz trafiği ile ilgili olumsuzluklar var mı” diye kontrol edilirken bir yandan da karayolu trafiği kontrol ediliyor. İçinde bulunduğumuz helikopterin üzerinde dünyanın en geniş açılı hava kameraları mevcut. Alınan tüm görüntüler aynı anda yerdeki kontrol noktalarına ve merkezle paylaşılıyor. Bu sayede yerdeki ekiplerin fiziki olarak kontrol edemeyecekleri alanlar saniyeler içerisinde kontrol ediliyor; kullanılan bu teknoloji İstanbul’un güvenliği ve yapılan görevlerin başarı ile sorunsuz bitirilmesi için önem arz ediyor. Sırası ile Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim köprülerine geçiyoruz buralardaki görevler tamamlandıktan sonra Taksim’e doğru ilerliyoruz. Taksim’de gerekli denetim yapıldıktan sonra son dönemde kritik öneme sahip olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’ne doğru ilerliyoruz.

Ayasofya’nın güvenliği onlara emanet

Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, DAEŞ’in sözde Türkiye emiri Mahmut Özden tutuklanmasına ilişkin, “DEAŞ, Ayasofya’ya eylem planlıyordu” açıklamasında bulundu.

Özden’in 20 Ağustos’ta yakalandığını söyleyen Soylu, “Sorgulaması gerçekleşti. Sorgulaması gerçekleştikten sonra başka itirafları da söz konusu oldu ama en önemlisi dijital materyalleri ele geçirildi” ifadesini kullandı. Bu hain saldırının planlayıcılarının amacı ülkemizin iç huzurunu kaçırmak ve tüm dünyanın ilgisinin üzerinde bulunduğu Ayasofya Camii’nde gerçekleştirmeyi düşündükleri eylemle yeniden sahneye çıkmak. Fakat istihbarat ve güvenlik güçlerimizin yoğun çabası ile buna fırsat verilmedi. Ayasofya etrafında polislerimiz ve güvenlik güçlerimiz gece gündüz mesailerine devam ederken polis havacılık ise helikopter ile yaptığı kontrollerle yerdeki ekiplere sürekli destek sağlamakta.

Dönüyoruz 

Gerekli tüm noktalara havadan yapılan kontroller bittikten sonra son olarak Avrasya Tüneli kontrol noktasındaki uçuşumuzda gerçekleştirerek dönüşe geçiyoruz. Helikopter indikten sonra İstanbul filonun bakım bölümü ile sohbetimiz devam ediyor. Uçuş öncesi tüm kontroller pilotlarımız ve bakım ekibimiz tarafından kontrol edildiği gibi aynı hassasiyet uçuş sonrasında da devam etmekte her uçuş sonrasında mutlaka tekrar kontrol edilen helikopterlerin periyodik bakımları da aynı titizlikte devam etmekte. Bakım Şefimiz güzel bir örnek vererek bu hassasiyetin ne kadar mühim olduğunu bize açıklıyor: “Bir kara aracı bozulduğunda aracı yolun kenarına çekip çözüm üretebilirsiniz bu bir kazaya veya felakete neden olmaz ama söz konusu bir hava aracı havada bir teknik arızadan veya ihmalden dolayı bozulursa maalesef bunun sonuçlarını düşünmek bile istemeyiz. Evet her zaman dile getirilir hava araçlarının kara araçlarından daha güvenli olduğu ve kaza oranlarının düşük olduğu ile ilgili açıklamalar yapılır. Havacılık sektörünü bu derece güvenli hale getiren sadece uçuş ekiplerimizin dikkati değil onları uçuşa hazırlayan ve uçuş sonrasında tüm bakım ve kontrolleri titizlikle yürüten teknisyen ve bakım ekiplerimizdir.”

Emniyet Havacılık 

Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı 19 Ekim 1981 tarihinde kurulmuş ve SA-318C Alouette helikopterleriyle hizmet vermeye başlamıştır. Türkiye’nin farklı noktalarında filoları bulunan Emniyet Havacılık Dairesi filosunda bulunan hava araçları ile 7/24 görev yapmaktadır. Havacılık Daire Başkanlığı; kuruluşundan bu yana geçen zaman içinde birçok konuda önemli mesafe kat etmiştir. Kuruluş yıllarında bünyesinde Emniyet Hizmetleri sınıfı uçucu pilot yok iken, günümüzde Emniyet Hizmetleri sınıfı pilotlarımızı, Emniyet Hizmetleri sınıfı bakım yöneticisi ve uçuş ekibi ile hizmetlerini yerine getirmektedir.

Havacılık Daire Başkanlığı 

2000 yılında Gölbaşı Ufuk Danişmend Polis Heliportu ve Diyarbakır Ünal Erkan Polis Heliportu uluslararası meydan statüsüne kavuşturulmuş olup ülkemizin ilk ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Birliği) kodlu helikopter meydanları olarak tescil edilmişlerdir.

Daire Başkanlığımız 21. yüzyıl Hava Polisinin nasıl olması gerektiği konusunda çalışmalar yürütmekte ve bu amaçla ileriye dönük projelerini hayata geçirebilmek için çalışmaktadır.

Değerli okuyucularımız kim ne derse desin Devletimiz askeri, polisi ve tüm birimleri ile son teknolojiye sahip imkânlarıyla canla başla gece gündüz bizlerin güvenliği için her zaman ve her yerdeler. Kendilerine her zaman minnettarız… #İYİKİVARSINIZ