Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

İdlib’de Esed rejimi ve Rusya’nın tehlikeli adımları

Rusya ve Şam yönetimi çeşitli bahaneler öne sürerek muhalefetin son kalesi İdlib’i de ele geçirmeyi planlıyor.

Ceyhun Aşirov
İdlib’de Esed rejimi ve Rusya’nın tehlikeli adımları

Ceyhun Aşirov – Haber Yorum

Mart ayında Türkiye ile Rusya arasında İdlib genelinde yapılan ateşkes anlaşmasından üzerinden 6 ay geçtikten sonra rejim yanlıları ve Rusya İdlib güneyinde tehlikeli adımlar atmaya başladı.

Özellikle hafta başı Ankara’da Türk ve Rus askeri heyetleri arasında dördüncü tur görüşmeleri sürerken Rusya Devlet Haber ajansı RİA’nın : ’Rusya İdlib bölgesinde Türk gözlem noktalarının azaltılması için Türkiye’ye teklif sundu’’ haberi servis edildi. Aynı gün Cebel Zaviyenin şiddetli şekilde bombalanması ve ardından Rejim yanlılarının 7.numaralı Türk gözlem üssünün karşısına taşınarak provokasyon girişimi oldu. İdlib bağlamında yaşanan bu üç olay, özellikle Cebel Zeviye’nin son günlerde sıklıkla bombalanmaya başlanması; ‘’Rusya İran’ı ve rejim militanlarını da yanına alarak İdlib’e yönelik kapsamlı bir saldırı hazırlığı mı yapıyor’’ sorusunu gündeme getirdi.

Bölgede bazı kaynaklar ise Rusya destekli rejim güçlerinin kış gelmeden muhaliflerin elinde bulunan stratejik bölgeleri ele geçirmek için kapsamlı değil de sınırlı bir harekat başlatacağını öne sürüyor.

Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un geçtiğimiz dönemlerde yaptığı açıklamada: “İdlib’i aşama aşama özgürleştireceğiz” beyanları Moskova’nın İdlib’den kolay kolay vazgeçmeyeceğini gösteriyor.

Aslında bugün Türkiye destekli muhaliflerin kontrol ettiği İdlib alan olarak o kadar büyük bir yer olmasa da siyasi ve stratejik olarak son derece ehemmiyetli ve Şam yönetimi açısından da önemlidir. Çünkü İdlib bölgesinde Suriye’nin hiçbir yerinde olmadığı kadar rejim karşıtı kalabalık (3-3.5 milyona ) bir nüfus var. Ayrıca İdlib Esed rejimine karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı bölgeleri ile beraber muhaliflerin ve bir mukavemetin olduğu son yerlerdendir.

İdlib kaldığı müddetçe Fırat Kalkanı bölgeleri hem güvende olacak hem de Suriye muhalefeti zayıfta olsa gücünü koruyarak, zaman içinde güçlenecek ve dinamik kalacaktır. Bu ise Moskova ve Şam yönetiminin kesinlikle istemediği bir durumdur. Bundan dolayı da fırsatını buldukları anda “İdlib operasyonu” çeşitli bahaneler getirerek yapmak isteyeceklerdir.

Bütün bu gelişmeler ve Rusya’nın ‘’Türk üsleri azaltılsın’’ istekleri Ankara tarafından kabul edilmiyor. Nitekim TSK sürekli İdlib’e ek sevkiyat yapmaya davam ediyor. Çünkü İdlib’in düşmesi durumunda Türkiye’ye ek 100 binlerce mülteci gelecek. Öte yandan Bab, Cerablus, Azez, Telabyad, Afrin’in korunması ve elde tutulması içinde İdlib son derece önemlidir, İdlib’in elde çıkması durumunda karşı tarafın bir sonraki taleplerinin Afrin, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı bölgeleri olacağını Ankara iyi biliyor.