Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Koronavirüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değil

Dünya insanın, hayvanın ve bitkilerin yanında bakteri, virüs gibi gözle görülmeyen canlıların hep birlikte yaşadığı bir mekan. Ne yazık ki, bu birlikte yaşam bazen sınırları aşan büyük bir soruna dönüşebiliyor. Bugünlerde Kovid-19 virüsüyle dünya resmen büyük bir imtihandan geçiyor.

Koronavirüs alacağımız tedbirlerden daha güçlü değil

Sosyal Medya Uzmanı Deniz Unay

Virüse yakalanma ve ölüm oranına baktığımızda, dünya üzerinde bir çok hastalıktan daha hafif olmasına rağmen büyük bir korku ve endişeye sebep oldu. Bu korkunun en önemli kaynağı kronik rahatsızlığı olanlar ve 65 yaş üstü kişileri doğrudan risk altına almış olması. Dünyada her yıl 290 bin ila 650 bin arasında influenza ilişkili ölüm görülmektedir. Rota hastalığı her yıl yaklaşık 600 bin çocuğun ölümüne sebep oluyor. Sıtma, 2016 yılında 216 milyon hasta ve 445 bin ölüm sayısına ulaşmış. Koronavirüsün ölüm oranı genelde %2 ile %5 arası değişiyor. Şimdiye kadar tüm dünyada 600 bin enfekte, 26966 ölüm vakası oldu. Türkiye’de ise 5698 enfekte, 344 yoğun bakım hastası, 142 entübe solunum cihazına bağlı ve 92can kaybı oldu.Kayıplar genelde ileri yaştaki ve altta kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız arasında gerçekleşti.

SOSYAL MEDYADA PROPAGANDA

Dünya korona virüs ile mücadele ederken biz hem Coronado virüs hem de bu durumu kullanmak isteyen hainlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Sürekli olarak sosyal medya mecralarında hasta sayısının ve ölüm sayısının fazla olduğu ve gizlendiği gibi durumlardan tutunda, dini ve manevi değerlere saldırı hat safhaya çıkmış durumda. İçİşleriBakanlığı bu tarz paylaşım yapanlar hakkında soruşturma yapılacağını belirttikten sonra yapılan soruşturmalarda bir çok kişi yakalandı.

Bilgiler teyide muhtaç
Sosyal medya platformlarında teyitte muhtaç olan söylentilere değil, devletimizin yaptığı açıklamalara itibar etmek menfaatimiz için çok önemlidir. Bu konuda duyarlılık göstermek elzemdir.

YİNE FETÖ VE BOT HESAPLAR

Fakat bu tarz propaganda ve algı operasyonu için atılan mesajların genellikle ilk çıkış kaynakları yurt dışı olması nedense bizi hiç şaşırtmadı. Çünkü,Feto ve diğer terör örgütleri devleti zaafa uğratmak ve halkı galeyana getirmek için her türlü çirkefliği ve insanlığa yakışmayan tutumu sürekli sergiliyorlar. Bu tür hesapları bot hesaplar takip ediyor ardından içerideki işbirlikçiler geliyor son olarakta tamamen ideolojik yaklaşımla bu algı yayılıyor. Sonuçta devletin söylediğine değilde birkaç düzenbazın söylediğine İnan bir grup ortaya çıkıyor.

DÜNYADA GEÇMİŞTE YAŞANAN SALGINLAR

Geçmişte dünya bu tarz salgınlarla mücadele etmiş ve büyük kayıplar vermişti. Bunlardankısaca bahsedersek;

“Kara Ölüm” veba salgını
İnsanlık tarihinin en ölümcül salgınlarının başında “Kara ölüm” olarak da nitelendirilen veba salgınları geliyor. Veba salgınlarının en büyüklerinden biri 75 ila 100 milyon insanı öldürdüğü tahmin edilen Kara Veba Salgını oldu. 1347-1351 yılları arasında Avrupa’da büyük yıkıma yol açan veba salgını, Asya’nın güney batısında başlayarak 1340’lı yılların sonlarında Avrupa’ya ulaştı.

Viral kanamalı ateş salgını
4 ayrı RNA virüsünün yol açtığı “Kanamalı ateş” salgınları, 1545-1548 yılları arasında Meksika’da ortaya çıktı ve tahminen 5 ile 15 milyon insanı öldürdü.

İspanyol vebası
Veba bu kez 1647-1652 yılları arasında İspanya’yı kasıp kavurdu. “Kara Ölüm”, İspanya’da 76 bin ölümden sorumlu tutuldu.

Kolera salgını
1817-1824’de Asya ve Avrupa’da ortaya çıkan kolera salgını, 1899- 1923 yılları arasında yaklaşık 1.500 bin kişiyi öldürdü. Vibriocholerae adlı bakteriyle gelişen kolera, bağırsak enfeksiyonuna, daha sonra şiddetli ishale neden olan bir hastalık. Kolera, 1817’de Japonya’da, 1826’da Moskova’da, 1831’de Berlin’de, Paris’te ve Londra’da salgınlar yaptı. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1912-1913 Balkan Savaşı sırasında görülen kolera salgını ciddi kayıplara sebep oldu.

Çiçek hastalığı salgını;
Çiçek hastalığı, her yaşta, her cinste görülen, irinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan, ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık olan çiçek hastalığı tarihte en çok ölüme yol açan hastalıklar listesinde bulunuyor. Çocuklarda daha sık görülen çiçek hastalığının Variolamajor ve Variolaminor olmak üzere iki tipi bulunuyor.

Tifüs salgını
Tifüs epidemisi 1848 yılında 20 bin kişinin ölümünden sorumlu tutuldu.

İspanyol gribi
İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesine, 1918-1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türü yol açtı. İspanyol Gribi, 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgınlardan biri oldu. Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına alan İspanyol gribinin, dört yıl süren savaşın bitmesinde rol oynadığı düşünülüyor.

HIV-AIDS salgını
2014 yılında dünyada yaklaşık 36.9 milyon insanın HIV pozitif olduğu belirtildi. 2010 yılında 1.8 milyon insan AIDS nedeniyle hayatını kaybetti, bu sayı 2005 yılında 2.2 milyondu.

SARS salgını
2002-2003 yılları arasında Asya ve Kanada’da etkili olan Şiddetli akut solunum yolu sendromu (severe acuterespiratorysyndrome, SARS), şiddetli akut solunum yolu sendromu corona virüsün (SARS-CoV) neden olduğu bir solunum yolu sendromu. Kasım 2002 ve Temmuz 2003 tarihleri arasında Hong Kong’da başlayan SARS salgını neredeyse pandemik hale geldi ve dünya çapında 8422 vaka ile 916 ölüm görüldü. Dünya Sağlık Örgütü, ölüm oranını %10,9 olarak açıkladı.

Domuz gribi
Asya gribi, 1957- 1958 yıllarında 2 milyon, Rus gribi 1889-1890 arasında 1 milyon Hong Kong gribi 1968-1969 yılları arasında 1 milyon insanı öldürdü. Domuz gribi ise 2009 yılında 284 bin kişinin canına mal oldu.

Ebola salgını
2013-2016 yılları arasında Batı Afrika’da patlak veren Ebola salgını 11.300’den fazla ölüme yol açtı.

SALGINDAN KORUNMANIN İLK KURALI TEMİZLİK

Salgının Kontrol altında kalmasını sağlamak için devletimizin evlerinizde kalın mesajına uymak gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı ve bilim kurulu tarafından alınan 14 altın kural şu şekilde:
Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye yıkayın.
Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burunu tek kullanımlık mendille kapatın. Mendil yoksa dirseğin iç kısmını kullanın.
Ellerinizle gözlerinize, ağzınıza ve burnunuza dokunmayın.
Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun.
Yurt dışı seyahatlerinizi iptal edin ya da erteleyin.
Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evinizde geçirin.
Bulunduğunuz ortamlarıa sık sık havalandırın.
Kapı kolları, armatürler, lavabolar gibi sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin.
Hiçbir kişisel eşyanızı (havlu gibi gündelik eşyaları) ortak kullanmayın.
Kıyafetlerinizi 60-90 derecede normal deterjanla yıkayın.
Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.
Bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.
Ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikayetleriniz varsa maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa yaşlılar ve kronik hastalarla temas etmeyin. Maske takmadan dışarı çıkmayın.

SIKI TEDBİRLER

Görüldüğü gibi dünya değişik zamanlarda bu tarz salgınlara maruz kalmış ve çok ağır bedeller ödemiştir. Bugün yani yeni dünyada ilk defa küresel olarak bu kadar geniş alanda bir salgının olması insanları resmen dehşete düşürdü. Hemen hemen tüm ülkelerde sosyal alanlar olarak bilinen yerler kapatıldı, bazı ülkelerde sokağa çıkma yasağı ilan edilirken askerler caddelere indi. Ülkemizde tüm sosyal alanlar sinema, kafe vb.yerler kapatılırken, 65 yaş üstü yaşlıların sokağa çıkması yasaklandı.

DEVLETİMİZ ÇOK GÜÇLÜ

İnsanlar bu psikolojik durumu kaldırmakta zorlandığı görüldü medeniyetin beşiği denen yerlerde yağmalar ve tuvalet kağıdı savaşları gördük. Türkiye daha salgın Çin’in Wuhan kentinde çıktığı andan itibaren devlet olarak gerekli hassasiyeti gösterdi. Tüm tedbirleri aldı, salgın bize çok geç geldi ve hala seyri düşük ve kontrol altında. Sağlık Bakanlığı, başta bakanımız Fahrettin Koca olmak üzere büyük özveriyle çalışarak çok mesafe kat ettiler hepsine şükranlarımızı sunuyoruz. Allah yokluğunuzu vermesin.