Son Dakika

Nükleer enerjide Türkiye’nin geleceği

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, enerji arz güvenliğinin sağlanması, cari açığın azaltılması ve kaynak çeşitliliğinin artırılması anlamına gelen nükleer enerji, santraller vasıtasıyla her an kullanıma hazır, sürdürülebilir enerji stratejisinde önemli yer tutuyor.

Nükleer enerjide Türkiye’nin geleceği

Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alıp son 10 yılda yaptığı atılımlarla adından sıkça söz ettiren Türkiye, enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla özgün politikalar üretmeye devam ediyor. Gelecek 10 yılda ekonomik büyümeyle beraber artacak olan enerji ihtiyacı, gelişmiş ülkeler tarafından nükleer enerji yöntemiyle aşılıyor. Türkiye, toplamda enerji ihtiyacının yüzde 72’sini dışarıdan sağlarken, elektrik enerjisi talebi bakımından Avrupa’nın 1’inci, dünyanın ise Çin’den sonra 2’nci sırada yer alıyor.

Uzmanlar, Türkiye’nin değişen dünyada söz sahibi olabilmek adına nükleer enerjiye ihtiyacın arttığını belirterek, yakın zamanda artmaya devam edecek olan enerji ihtiyacının ancak bu yolla aşılacağını düşünüyor. Nükleer enerjiye sahip Türkiye, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, enerji arz güvenliğinin sağlanması, cari açığın azaltılması ve kaynak çeşitliliğinin arttırılması anlamına geliyor. Nükleer santraller, her an kullanıma hazır olmasıyla sürdürülebilir enerji stratejisinde önemli yer tutuyor.

ÖMRÜ UZUN VE SÜRDÜRÜLEBİLİR

Dünyanın nükleer enerji serüvenini Diriliş Postası muhabirine anlatan Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi(SASAM) Uzmanı Umur Tugay Yücel, “Nükleer santraller, günün 24 saati çalışabilir. Güneş, rüzgâr ve hidroelektrik gibi yenilenebilir enerji kaynakları, meteorolojik ve iklim koşullarına bağlıdır” dedi. Nükleer santrallerin ömrünün 60 yıl olduğuna değinen Umur Tugay Yücel, rüzgâr ve güneşte bu sürenin 20-25 yıl olduğunu vurguladı. Küresel güçlerin gelişim süreçlerinde nükleer reaktörlere ihtiyaç duyduğunu belirtenSASAM Uzmanı Yücel, büyük güçlerin bu yolla enerji de dışa bağımlığı ortadan kaldırdıklarına değinerek, bilim ve teknolojiden faydalandıklarına dikkati çekti.

SASAM Uzmanı Yücel, “Bu süreçte nükleer karşıtlarının ortaya koyduğu tezler dikkate alındı. Hatta nükleer kazalar gerçekleşmesine rağmen daha güvenli yeni reaktörlerin temeli atıldı. Gelişmiş devletler, nükleer santrallerini kapatmadı” diye konuştu.

KÜRESEL GÜCÜN İLK ŞARTI

Dünyada 30 ülkenin nükleer reaktörlere sahip olduğunu belirten Yücel, nükleer santrallerin yarısından fazlasının Avrupa ve Kuzey Amerika’da kümelendiğini sonrasında Uzak Doğu’nun geldiğini söyledi. SASAM Uzmanı Yücel’e göre, dünya nükleer santralleri kapatmıyor aksine 2030 yılına kadar 14 ülkede 68 yeni reaktörün yapımı konusunda anlaşmalar sağlandığını dile getirdi. Dünyada küresel güçlerin yanı sıra yükselen güçlerin bulunduğuna dikkati çeken Yücel, Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya’nın nükleer enerji kapasitelerini her geçen gün arttırdığını belirterek, küresel güçlerin izlediği yolu takip ettiğini söyledi.

SASAM Uzmanı Umur Tugay Yücel, “Elimizdeki somut verilere baktığımızda gelişmiş devletlerin ulaştığı noktada nükleer reaktörler olmazsa olmazdır. Çünkü bütün küresel güçlerin hikâyesi bu noktada buluşuyor” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.