Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Rumlar Doğu Akdeniz’de büyük hüsran yaşıyor! Şirketler çekildi

Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz'de Türkiye ve KKTC'yi yok sayarak izlemeye çalıştığı köşe kapma politikası suya düştü. Rumların ruhsat verdiği İtalyan ve Fransız şirketler bölgedeki faaliyetlerini askıya aldı.

Rumlar Doğu Akdeniz’de büyük hüsran yaşıyor! Şirketler çekildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saydı, Türkiye’nin kıta sahanlığındaki haklarını görmezden gelmeye çalıştı. Yabancı şirketlerle anlaşarak Doğu Akdeniz’de tek taraflı sondaj çalışmaları yapsa da umduğunu bulamadı.

Yunanistan’ı da arkasına alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yabancı şirketlerle anlaşma yaparak sondaj çalışmaları için sözde ruhsatlar verdi. Tek taraflı adımlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin kıta sahanlığındaki haklarını hiçe saydı. Doğu Akdeniz’deki enerji dengeleri son dönemde yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı.

İLK HAYAL KIRIKLIĞI EXXON MOBİL İLE GELDİ

Rum yönetimi, ilk hayal kırıklığını 10’uncu parseldeki sondaj projesini Nisan’da birkaç aylığına erteleme kararı alan ExxonMobil ile yaşadı. Ardından Fransız Total ve İtalyan ENI şirketinden oluşan konsorsiyum kesin olarak 6’ncı parseldeki faaliyetlerini durdurdu. 3 şirket de kararın gerekçesi olarak koronavirüs salgını ve enerji fiyatlarındaki düşüşü gösterdi.

ERTELEME DAHA DA UZAYABİLİR

Gelişmeler Rumlarda soğuk duş etkisi yaptı. Rum yönetimi Enerji Komitesi Başkanı Andreas Kiprianu sondaj faaliyetlerinin en iyimser tahminle 2021 yılının Eylül ayına kadar erteleneceğini açıkladı. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde bu sürenin daha da uzayabileceğini belirtiyor.

Şirketler sondaj faaliyetlerini durdurmalarına enerji fiyatlarındaki düşüşü gerekçe gösterse de Türkiye’nin bölgedeki kararlı tutumu, bu tek yanlı faaliyetlerin daha fazla sürdürülemeyeceğinin en önemli göstergesiydi.

TÜRKİYE’DEN ÇOK NET ADIMLAR

Türkiye’siz Doğu Akdeniz projelerinin geçersiz olduğu defalarca vurgulandı. Türkiye, Avrupa Birliği şemsiyesi altına sığınan Atina ve Rum yönetiminin emellerine karşı somut adımlar attı. İlk olarak filosundaki sismik araştırma gemleri Barbaros ve Oruç Reis’in yanına iki sondaj gemisi ekledi. Fatih ve Yavuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin verdiği yetki ile vakit geçirmeden bölgedeki faaliyetlerine başladı.

Türkiye bununla da yetinmedi ve filosuna üçüncü sondaj gemisi olan Sertao’yu kattı. Son derece yüksek donanımlı gemilerin güvenliği için KKTC’deki Geçitkale Havalimanı insansız hava araçlarının faaliyetlerine tahsis edildi. Tamamen yerli imkanlarla üretilen İHA’lar buraya konuşlandırıldı.

EASTMED’İ BİTİREN LİBYA HAMLESİ

Türkiye’yi saf dışı bırakmak için Avrupa’ya gaz sevk etmesi amaçlanan denizaltı boru hattı projesi EastMed projesi ortaya atıldı. Türkiye’nin kıta sahanlığını ihlal eden ütopik projeye Ankara kayıtsız kalmadı, Libya’daki meşru hükümet ile deniz yetki alanı anlaşması imzaladı. Bu anlaşma ile zaten hayal olan Eastmed projesi geçersiz oldu.

Rumların anlaştığı şirketlerin de tek tek çalışmalarını durdurması ile Türkiye bölgede faaliyet yürüten tek ülke olarak Doğu Akdeniz’in hakimi oldu.