Son Dakika

Suriye’de kilit bölge: Fırat’ın doğusu

Ankara-Washington arasında gerçekleştirilen Fırat’ın doğusunda ‘Güvenli bölge’ müzakeresi, Türkiye lehine sonuçlandığında hem terörün nüfuz alanı daraltılır hem de sığınmacıların kendi ülkelerine dönmeleri sağlanabilir.
Suriye’de kilit bölge: Fırat’ın doğusu

Ankara-Washington arasında krizlerden sadece bir tanesi olan Suriye’de ‘Güvenli Bölge’ meselesi, Türkiye’nin Fırat’ın Doğusuna yapacağı operasyonla farklı bir hale bürünebilir. Türkiye, bölgede oluşturacağı yeni bir cepheyle sığınmacı- lara güvenli bir alan oluşturup Kuzey Irak’tan Doğu Akdeniz’e terör hattı oluşturmaya çalışan PKK’nın nefesini kesebilir. Zira ABD, Fırat’ın Doğusunda PKK’nın Suriye kolu olan PYD-YPG terör örgütüne silah sevkiyatı yapıp sözde bir ordu kurmak için kalkan oluşturmaya devam ediyor.

evam ediyor. Batılı devletler, Suriye’yi böl-parçala-yönet stratejisiyle çökerten Doğu Akdeniz’den yakın zamanda batılı kapitalist şirketlerce çıkartılması hedeflenen petrol ve doğalgaz kaynaklarına korunaklı bir liman oluşturmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Libya’yı parçalayan, Mısır’da darbe yapan, bölge ülkesi Lübnan’ı sindiren, Filistin’i Doğu Akdeniz denkleminde yok sayan bir zihniyet, Akdeniz sularında savaş gemilerine yığınak yaparken Suriye üzerinden yeni bir hesaplaşma hedefliyor.

Doğu Akdeniz milli bir mesele

Türkiye, Doğu Akdeniz’e gönderdiği sismik araştırma gemileri ve sondaj gemilerini uluslararası hukuk sınırları içerisinde korumakla mükellef olmakla beraber ABD ve AB üzerinden kendi egemenlik haklarını kısıtlayıcı hallerine boyun eğmemelidir. Doğu Akdeniz, siyasi bir meseleden ziyade milli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.

Yüzyıl önce Mondros Mütarekesi’ni fırsat bilip Anadolu’yu işgal edenlere karşı Sevr Antlaşmasını kabul etmeyip direnen Milli Mücadele dönemi insanları, bugünkü Anadolu insanına ders olmalıdır. 1699’da başlayan duraklama İstiklal Harbinin kazanılmasıyla geri püskürtüldü. Ancak geldiğimiz noktada Anadolu’yu üçe dörde bölme hevesine girişenler aynı durumu Suriye ve Doğu Akdeniz üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor.

Yeni oyalamalara dikkat

Türkiye-ABD arasında müzakere edilen “Fırat’ın doğusunda Güvenli Bölge” görüşmeleri, ABD’nin bölgede PYD-YPG terör örgütünün nefes almasına yönelik istekleri neticesiyle tı- kanıyor. Türkiye, Fırat’ın Doğusunu TSK eliyle yönlendirmek, Astana Sürecinde elini güçlendirip Suriye’de çatışmasızlık ortamlarının çoğalmasını, anayasal bir ortama hazırlığı hedefliyor.

Milli Savunma Bakanı Akar ve TSK komuta kademesi tarafından Türkiye’nin talepleri ABD’li yetkililere iletilse de S-400 meselesi, Suriye ve Doğu Akdeniz’de artan kriz söylemi ABD’li makamların yeni bir oyalama taktiğine girişebileceğini gösteriyor. Zira ABD, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı operasyonlarından sonra Türkiye’nin Münbiç’e yönelik olası operasyonunu varılan mutabakatla oyalamıştı. Ayrıca geçen zaman Türkiye’nin Suriye savaşında masada bir adım geriye gitmesine neden olabilir. Çünkü ABD, Fırat’ın doğusunda PYD-YPG terörist unsurlarına kalkan oluşturmak için İngiltere ve Fransa’yı da çağırabilir. Bu durum Suriye’de yaşanan insanlık dramının artmasına, yeni acıların yaşanması- na sebebiyet verebilir.

İdlib Astana’nın meşruluk şartı

Türkiye-ABD ilişkileri son dönemde iyiden iyiye yıpransa da Türkiye, bölgeyi barışa götürecek adımlar atmak amacıyla alternatif olarak Rusya ile aynı minvalde ilerliyor olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin üzerinde yaşadığı topraklarda barışın temsilcisidir. Bölgenin refahını kendi refahıyla eş değer tutan, tarih boyunca bölgesine korumacı bir zihniyetle yaklaşan barışa yaklaşmak ilk hedef olmalıdır. Bu kapsamda Astana Süreci, barışa kapı aralayan Türkiye-İran- Rusya üçgeninde Suriye’de çatışmasızlık ortamını oluşturan bir mutabakat olarak dikkati çekiyor.

S 400 hava savunma sistemlerinin Türkiye’ye getiriliş süreci, Astana Süreci derken iki ülke arasında kalkan vizeler iki büyük devletin birbirinin egemenlik haklarına duyduğu saygıyı gösteriyor. Ancak bu durum profesyonel bir şekilde yürütülmesi gereken uluslararası ilişkilerin sekteye uğratılmasına izin vermemelidir.

Son dönemde Rusya destekli rejimin silahlı unsurları İdlib üzerinden Astana Sürecini parçalamayı hedefliyor. Türkiye, süreçte muhaliflerin temsilcisi olarak Rusya’dan hava bombardımanlarını kesmesini bekliyor. Zira İdlib, Astana sürecini meşru kılan bir bölge olarak karşımıza çıkıyor. Bu bölgede oluşacak aksaklıklar sadece Suriye’de taşların yeniden oynamasını, barışın geç kalmasına olanak tanır.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.