Neşat Ergül/İstanbul
İnandığı yolda edebi eserler veren Mirzabeyoğlu, dönemin darbecilerinin kumpasıyla, sözde terör örgütü üyesi olarak 1998 yılında cezaevine atıldı. Yaklaşık 10 yıl süresince cezaevlerinde işkence ve baskılara maruz kaldı. Öyle ki, duruşmalara getirilirken görüntülendi ve yüzündeki işkence izleri görüldü.
28 Şubat darbesinin medya ayağında o günlerde, yüzündeki 10 tane işkence izini, “Tıraş olurken yüzüne kesti” diye verdiler. Mirzabeyoğlu, çektiği işkencelerin de getirdiği sağlık sorunları nedeniyle dün Siyami Ersek Hastanesi’nde ahrete göç etti.
Mirzabeyoğlu bugün Fatih Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından düzenlenecek tören ile defnedilecek.
MİLLİ VE MANEVİ EĞİTİMLE DONANDI
1950 yılında Erzincan’da doğan Mirzabeyoğlu, lise yıllarında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaşan ve 15 yaşından itibaren büyük üstat Necip Fazıl’ın sohbetlerine katılan mütefekkir, böylece hem Necip Fazıl’ın eserlerini de okudu.
Gençliğinden itibaren Necip Fazıl’ın katkısıyla milli ve manevi eğitimlerle donanan Salih Mirzabeyoğlu, bu donanımın verdiği kabiliyetle genç yaşına rağmen sözüne itibar edildiği için konferanslar vermeye başlayarak, gün geçtikçe çevresinde toplanan, İslam’a gönül veren dinamik gençler tarafından da ilgiyle takip edildi.
1970’li yıllarda Mirzabeyoğlu, İslami gençlik hareketlerinden biri olan “Akıncılar”ın kurucuları arasında yer aldı. Derneğin politikalarının savunulduğu “Gölge” ve “Akıncı Güç” isimlerindeki dergileri çıkarttı. “Mirzabeyoğlu” soyadını da ilk kez, 1975’te “Gölge” dergisinde yazdığı yazılarında kullanan usta düşünce insanı, Necip Fazıl Kısakürek yönetimindeki Büyük Doğu ve Rapor seçkisinde de yazılar yazdı.
ÇİLELİ 10 YIL
Mirzabeyoğlu, 1991’de Amerika’nın Irak’a saldırmasıyla oluşan dönemin siyasi atmosferi içerisinde tutuklandı. 28 Şubat darbesinin yaşandığı günlerde bir öğle vakti çocuğunu okula götürürken, 1998’de gözaltına alındı. Hakkındaki suçlama sonrasında İBDA-C örgütüne liderlik yaptığı gerekçesiyle tutuklanan Mirzabeyoğlu, cezaevinde fiili ve manevi en ağır işkencelere maruz bırakıldı. Mirzabeyoğlu, “telegram” olarak adlandırdığı ağır fiili ve manevi işkencelere tam 10 yıl maruz kaldı.
2001 yılında idamla yargılanan ve idam cezası kaldırılınca ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Mirzabeyoğlu, İBDA-C davasından hükümlüyken, talebi üzerine yeniden yargılanmasına karar verilerek, tahliye edildi.
68 YILA 60 KİTAP SIĞDIRDI
İlk yazılarını lise yıllarında Babıali’de Sabah gazetesinde yayınlayan, siyaset, sanat, felsefe, hukuk, etimoloji, mitoloji, edebiyat, matematik, fizik ve iktisat gibi çok geniş bir sahada eserler kaleme alan Mirzabeyoğlu, 68 yıllık ömrüne yaklaşık 60 kitap sığdırdı.
İngilizce ve Arapça’ya tercüme edilen Mirzabeyoğlu’nun eserleri, Latin Amerika’dan Afrika’ya, Mısır’dan Tunus’a, Kuveyt’ten Filistin’e ve Türkistan’a kadar geniş bir coğrafyada takip ediliyor. Özellikle “Başyücelik Devleti” isimli eseri, önemli birçok devlet lideri tarafından bizzat tetkik edildi.