Son Dakika

Assam yeni bir "Arakan" olabilir

GASAM tarafından düzenlenen panelde Hindistan’ın Assam Eyaletinde yaşanan “vatandaşlık kaydı” ile ilgili düzenlemeler nedeniyle bölgede yaşayan milyonlarca insanın “vatansız” kalacağı belirtilerek “Yeni bir Arakan krizi olabilir” denildi.
Assam yeni bir "Arakan" olabilir AA / Elif Küçük

Hindistan’da en fazla Müslüman nüfusun yaşadığı eyaletlerden biri olan Assam eyaletinde, Ulusal Vatandaşlık Kaydı uygulaması ile bölgede yaşayanlardan 1971’den önce burada yaşadıklarına dair belge isteniyor. Hemen hiçbir doğum ya da ölüm kaydının tutulmadığı Hindistan’da 1971 öncesi belgeleri sunarak vatandaşlık almanın neredeyse imkansız olduğunu ifade eden bölge halkı, vatandaşlık alamayanların “vatansız” hale geleceğini ve bunun bölgede yaşayan farklı etnik veya dini gruplar arasında çatışmalara neden olacağını belirtiyor. Hükümet, gerekli belgeleri temin ederek vatandaşlığını “ispat edemeyen” kişilerin sınır dışı edilmeyeceğini açıklamış olmasına rağmen, bölgede yaşayan Bangladeşli Müslümanlar kendilerinin de Arakan Müslümanları gibi “vahşi” muamelelere maruz kalacağından endişeli. Arakanlı Müslümanlar da Myanmar tarafından vatandaş olarak kabul edilmedikleri için türlü baskılara maruz kalmış ve birçoğu yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmıştı.  

Konuyla ilgili olarak Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) tarafından, "Hindistan'ın Assam Eyaletinde İnsani Trajedi" başlıklı panel düzenlendi. 

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde düzenlenen panel, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç'un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. 

Burada konuşan Hindistan Müslümanları Siyasi Konsey Başkanı Dr. Tasleem Ahmed, Hindistan'ın Keşmir eyaletinden sonra Müslüman nüfusun en yoğun yaşadığı eyaletin Assam olduğunu söyledi. 

Assam'da yaşanan ulusal vatandaşlık kaydı probleminin geçmişten beri var olduğunu ancak gündeme yeni geldiğini belirten Ahmed, yüksek mahkemenin emriyle hazırlanan Ulusal Vatandaşlık Kaydı (NRC) ile bölgedeki Müslümanlardan 14 belge istendiğini ve ancak bu belgeyi getirenlere vatandaşlık verileceğinin söylendiğini anlattı. 

Ahmed, "Normalde bir kişi 14 belgeyi bir araya getiremez. Bu prosedür çok yavaş ilerliyordu ve insanlar şikayet etmeye başladılar. İnsanlar şikayet edince onların oy kullanma hakkını da durdurdular. Başka bir eyalette NRC diye bir kurum ya da oy kullanamayan kişi yok. Sadece Assam'da, hem vatandaşlık almak için NRC'ye gidiyorsunuz hem de vatandaşlığınız yok ve hakkınızda bir şikayet varsa oy kullanamıyorsunuz." diye konuştu.  

Assam'daki vatandaşlık akdi kanunu nedeniyle sadece bağımsızlığından bugüne dek ülkede yaşayan ya da doğum yapan kişilerin Hindistan vatandaşı olarak kabul edildiğini aktaran Ahmed, NRC'nin yavaş ilerlemesinden dolayı konuyla yüksek mahkemenin ilgilenmeye ve rapor toplamaya başladığını dile getirdi. 

Ahmed, "Yüksek mahkemenin 2017'deki son raporuna göre, 4 milyon kişi vatandaşlığı olmadan Assam'da oturuyor. Bu 4 milyon arasında 2,8 milyon Müslüman var, 1,2 milyon da diğer mezheplere mensup kişiler." dedi.   

HERKESE VAR MÜSLÜMANLARA YOK

2016'da hayata geçirilen bir kanuna göre, NRC listesinde yer alan gayrimüslimlere vatandaşlık alma şansı verilebileceğini ancak Müslümanlara bu hakkın tanınmayacağının söylendiğini aktaran Ahmed, böylece, Müslümanların siyasete atılma, oy kullanma ve iktidara gelme haklarını kullanmalarının önüne geçilmeye çalışıldığını söyledi. 

“ÇALIŞMAKTA SERBEST OLACAKLAR AMA HİÇBİR HAKLARI OLMAYACAK”

Ahmed, hükümetin Assam bölgesinde yaşayan ancak vatandaşlığı bulunmayan kişileri sınır dışı etmeyeceğini de ilan ettiğini belirterek, şunları kaydetti: 

"Hükümet, 'Onlara çalışma izni vereceğiz ancak oy kullanma hakları, siyasi hakları ve gayrimenkul satın alma hakları olmayacak' dedi. Hükümet bunu yalnızca Assam'da değil başka eyaletlerde de devam ettirmek istiyor. Hindistan'daki liberal ve diğer siyasi partiler bu sorunu dile getiriyorlar ancak insanların böyle bir sorunu olduğunu, önce dünyadaki insanların anlaması ve bilmesi lazım. Biliyorsunuz, Arakan ile ilgili de dünyada mağdur kalan bir azınlık demiştik. Hindistan'daki bu sorun eğer devam ederse, dünyadaki en kötü mülteciler ve azınlıklar olacaklar. Ricamız, Türkiye'nin ve sivil toplum kuruluşlarının bunu anlaması ve farkındalık oluşturması."  

"4 MİLYON KİŞİNİN VATANSIZLAŞTTIRILMASI SÖZ KONUSU EDİLDİ”

Araştırmacı Aydın Güven ise ulusal vatandaşlık kaydının Hindistan'da sadece Assam eyaletinde olduğunu ifade etti. 

Hindistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından 1951 yılında yapılan nüfus sayımının yasa dışı göçmenleri tespit etmek için yapıldığını ve ulusal vatandaşlık kaydı listesi tutulduğunu anlatan Güven, bu listeden 12 yıl sonra Assam eyaletinin belli parçalara ayrıldığını belirtti.  

Güven, bir öğrenci derneğinin 1990'ların başında silahlanması üzerine dönemin başkanı Rajiv Gandhi'nin, Assam eyaletiyle bir antlaşma imzalandığını anımsatarak, "Oradaki refahı sağlamak ve sefaleti gidermek adına, Hindistan hükümeti 1971'den sonra gelenleri tespit edip sınır dışı edeceklerini söyledi ancak bu sorun ilk kez 2014 seçimleriyle gündeme geldi. Anayasa mahkemesi de devreye girerek, 1971'den önce geldiklerini ya da 1951 ulusal vatandaşlık kaydında isimleri olduğunu iddia eden kişilerin kaydedileceği, bu listeye alınmayan ve çoğu Müslüman olan 4 milyon kişinin ise belli kriterleri olmayan bir süreçten geçerek eğer belgelerini vermezlerse vatansızlaştırılacağı konuşuldu." ifadelerini kullandı. 

Bu durumun meşakkatli bir süreç olduğunun altını çizen Güven, 1,3 milyar nüfusa sahip olan ve nüfusunun yarısına yakını kırsal kesimde yaşayan Hindistan'da doğum ve ölüm kayıtlarının tutulmasının zor olduğunu vurguladı. 

GASAM Başkanı Cemal Demir'in de katıldığı panel, konuşmacıların katılımcıların sorularını cevaplamasıyla sona erdi.  

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.