Son Dakika

CHP faşizmi lanet salgın gibi yayılıyor

Bolu'dan Suriyeli muhacirleri kovan; yemek ve maddi yardımlarını kesen; Mudanya'da sahilden kovan, CHP'li belediyecilik anlayışı şimdi de Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde muhacirleri plajlara almama kararı verdi.
CHP faşizmi lanet salgın gibi yayılıyor

Antalya’nın Gazipaşa ilçesi belediye meclisi, "Mülteci Suriyelilerin Gazipaşa plajlarına alınmaması" başlıklı teklifle toplandı. Mecliste yapılan oylamada 12 meclis üyesi Suriyeli muhacirlerin plaja girmemesi için sunulan teklife onay verirken 7 üye de karara karşı red oyu kullandı.

Karara CHP’li Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz ve bir meclis üyesi ise çekimser oy kullandı. Yılmaz çekimser oy kararını, "Suriyeli olmuş başka bir ülkenin vatandaşı olmuş önemli değil. Ben vatandaşlığına, etnik kökenine veya mezhebine bakarak ayrım yapmak taraftarı değilim. Doğru olmadığını düşünüyorum ama insanların da rahatsız edilmesine göz yumulmaması lazım. Kim rahatsız ederse etsin zabıtamız gerekeni yapacaktır." ifadeleriyle savundu.

Antalya'nın Gazipaşa ilçesi CHP'li Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz


Mudanya’da da sahilden kovdular

CHP’li Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz da Suriyeli muhacirlere adeta savaş açtı. Suriyelilere savaş açan ve sahillerde kimlik kontrolü yapan Mudanya Belediyesi zabıtaların müdahalelerini savunan CHP'li Türkyılmaz, “Mudanyamızda yaz boyunca nereden geldiğine ve kim olduğuna bakılmaksızın, bu tür görüntülere müdahale ederek, hemşehrilerimizin huzurlu bir şekilde sahilleri kullanmasını sağlamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.

Mudanya ilçesi CHP'li Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz


Bolu Belediyesi yemek yardımını kesti

31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nde Suriyeli muhacirlere yönelik nefret söylemleriyle adından söz ettiren Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da skandal vaatlerini faaliyete geçirdi. Suriye’deki Esed/Hamaney rejiminin saldırılarından kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli muhacirler hakkında, “Bolu Belediyesi bütçesinden bir tek Suriyeliye bir tek kuruş yardım yapmayacağım” şeklinde faşist ifadeler kullanan Belediye Başkanı Özcan, muhacirlere yapılan yemek yardımını kesti.

CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan


İmamoğlu destek vermişti

Öte yandan yapılacak maddi yardımları da keseceklerini dile getiren Özcan’a destek Millet İttifakı’nın 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediyesi yenileme seçimleri adayı Ekrem İmamoğlu’ndan gelmişti. İmamoğlu Avcılar’da yaptığı bir konuşmada, “Biz Suriyeli mültecilerin vatanlarına dönmesini istiyoruz.” demişti.

"Suriyelileri buradan kovacağız, ne işleri var burada?"

Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı katıldığı bir televizyon programında Suriyeli muhacirler için talihsiz açıklamalar yapmıştı. Suriyelilere ait dükkanların Arapça tabelalarının kaldırılacağını dile getiren Kemalpaşa Belediye Başkanı Karakayalı, yardımların da kesileceğini belirterek, "Suriyelileri buradan kovacağız, Suriye'ye barış geldi, ne işleri var burada?" ifadelerini kullanmıştı.

Suriyeli karşıtı Belediye Başkanı Karakayalı, "Benim partimin yanında Arapça tabelalı dükkanlar var, onları oradan kaldırtacağım, gidecek onlar buradan kusura bakmasınlar, kendi memleketlerine gidecekler." demişti.

CHP'li Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı


Ten renkleri yüzünden hor görüldüler!

Afrika’dan Amerika’ya getirilen ve sayıları milyonları bulan siyahların Amerika’ya köle olarak getirildikleri, bazı haklardan mahrum bırakıldıkları, eski dinlerini muhafaza etmelerine müsaade edilmediği ve zorla Hristiyanlaştırıldıkları ifade edilmektedir. Hristiyanlığı kabul eden siyahların ise beyazlarla aynı kilisede ibadet etmesine izin verilmediği, bunun sonucu olarak siyahların, kendilerine ait bugün hala milyonlarca mensubu bulunan, Siyahî Hristiyan Baptist kilisesini kurdukları belirtilmektedir. Afrika’dan getirilen siyahların isimlerinin de değiştirildiği, onlara Hristiyan ad ve soyadlarının verildiği ve hatta kendi dillerinin konuşulmasına müsaade edilmediği de öne sürülen iddialar arasındadır . Siyahlar, beyazların kendilerine en tabi haklarını dahi vermek hususunda iyi niyetle hareket etmediklerine, beyazların tabiatlarının kötü olduğuna inanmaktadırlar.

Filistinli Müslümanlara Siyonist zulüm

-Yaklaşık 7 milyon Filistinli, birbirinden ayrılmış olan 4 ayrı bölgede yaşam mücadelesi vermektedir.

-Gazze’de 2 milyon Filistinli abluka altındadır ve hiçbir şekilde Kudüs’ü ya da Batı Şeria’yı görme imkanları yoktur.

-Batı Şeria’da 3 milyona yakın Filistin nüfusu vardır. Ancak onların da Kudüs ile aralarında utanç duvarı bulunmaktadır. Utanç duvarını aşmak başlı başına problemdir. İsrail utanç duvarından geçişe izin vermediği taktirde Batı Şeria’daki Filistinliler de Kudüs’e gidemez.

-Kudüs’te bundan 10 yıl önce 700 binden fazla Filistinli vardı. Şu an bu sayı 300 bine indi.

-Kudüs her geçen gün Yahudileştiriliyor. Filistinlilerin evlerine el konuluyor, tapulu arazileri, binaları alınıp, Yahudilere veriliyor.

-Kudüs’te İsrail ekonomisi geçerli, hayat ise çok pahalı. Bir şişe suyun fiyatı 5 TL, en ucuz yerde yemek yemek istersen, küçük bir sandviç 35 TL.

-Kudüs’te Filistinlilerin ev kirasını karşılamayı bırakın sahibi oldukları evlerin extra vergilerini ödemeleri bile imkansız hale getiriliyor. Kudüs’ün Yahudi belediyesi sık sık saçma sapan vergilerle Filistinlilerin kapılarını çalıyor, astronomik vergiler ödenmedi diye de tapulu evlere el koyuyor.

-Kudüs plakalı bir araçla utanç duvarını aşıp Batı Şeria’ya gidebilirsiniz. Ancak dönüşte Filistin plakalı bir taksi ya da özel araca bindiyseniz, o araçla Kudüs’e girmeniz imkansızdır.

Katil Çin Doğu Türkistanlı Müslümanları asimile ediyor

Çin'in 1949 yılından bu yana hakimiyeti altında tuttuğu Doğu Türkistan'ın kırsal kesimlerinde etrafı yüksek duvarlarla çevrili inşaatlar devam ediyor. Uydu görüntüleri, Doğu Türkistan çöllerinde inşa edilen ve içinde yüz binlerce Uygur Türkü'nün tutulduğu toplama kamplarının son bir yılda tam 3 katı büyüdüğünü ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler'e (BM) göre 1 milyon civarında Müslüman Uygur Türkü Çin'in 'eğitim merkezi' olarak dünyaya lanse ettiği toplama kamplarında tutuluyor.

Sincan bölgesinde ve Çin'in değişik yerlerinde gerçekleşen saldırıların ardından bu eylemlerden Uygurları sorumlu tutan Çin, 2014 yılından itibaren 'teröre karşı halk mücadelesi' adı altında yeni bir süreç başlattı. Ancak Uygurlara yönelik kültürel ve dini kısıtlama ve baskılar 2009 yılından itibaren giderek hız kazandı.

Erkeklerin sakal bırakması ve kadınların uzun kıyafet giymesi kısıtlanırken halkın düğünlerde alkol kullanmaya zorlanması da bu uygulamalardan bazıları.

Doğu Türkistan genelinde on binlerce kişi hükümet tarafından işe alındı.

Komünist Parti'ye yakın kişiler, halkın arasına giriyor, istihbarat topluyor ve şüpheli gördükleri kişileri güvenlik görevlilerine bildiriyor.

Geçmişte okul, hastane ya da kamu binası olarak hizmet veren bir çok bina da küçük kamplara dönüştürüldü.

Çin'in Doğu Türkistanlıları tuttuğu ve ülkeden kaçan Uygurların ifadesiyle işkence gördükleri kampların sayısı net olarak bilinmiyor.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.