Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

‘Darbeci Hafter’in Libya’da geleceği yok’

Türkiye’nin Libya Özel Temsilcisi ve AK Parti Ankara Milletvekili Prof. Dr. Emrullah İşler, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesini içeren tezkerenin TBMM’de kabul edilmesinin ardından, Türkiye’nin izleyeceği Libya politikasını anlattı. “Türk askeri, Libya’ya savaşmak için gitmiyor, caydırıcı rol oynamak amacıyla gidiyor” diyen İşler, “Meşru hükümetin resmi talebi üzerine biz oraya yardıma gidiyoruz. Başkentin korunması, Libya’nın toprak bütünlüğünün sağlanarak bu bölünmüşlüğün sona erdirilmesi için meşru hükümete destek olmaya gidiyoruz. İlk etapta Trablus’un güvenliği sağlanacak.” diye konuştu.

Seda Şimşek
‘Darbeci Hafter’in Libya’da geleceği yok’

Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Seda Şimşek – Ankara

Türkiye’nin Libya Özel Temsilcisi ve AK Parti Ankara Milletvekili Prof. Dr. Emrullah İşler ile TBMM’de kabul edilen Libya tezkeresinin ardından Libya’da yaşanan gelişmeleri ve Türkiye’nin Libya politikasını konuştuk. Türk askerinin Libya’ya savaşmak için değil, caydırıcı rol oynamak için gittiğini vurgulayan İşler, Hafter’in Libya’da siyasi geleceğinin olmadığı ve bir gün Libyalılar tarafından savaş suçlusu olarak yargılanacağı görüşünde. Türkiye’nin gündemine bir anda oturan Libya meselesini, Libya’yı yakından takip eden ve gelişmelerin tam odağında yer alan isim olan Emrullah İşler’e sorduk:

UMH 5 ÜLKEDEN YARDIM İSTEDİ, SADECE TÜRKİYE CEVAP VERDİ

Tezkere TBMM’de kabul edildi, Libya’da bundan sonra ne gibi gelişmeler yaşanacak?

Libya meşru hükümetinin, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin talebi üzerine Türkiye’de TBMM’de tezkere kararı kabul edildi. Biz başından beri Libya’nın toprak bütünlüğünü savunduk. Libya’nın meşru hükümeti güvenlik ve askeri sektörün yeterli olmaması nedeniyle Hafter terörüne ve diğer DEAŞ gibi terör örgütlerine karşı mücadeleyi yürütemiyor. Meşru Libya Hükümeti çok sıkıştığı, Trablus’a Hafter güçleri neredeyse girmek üzere olduğu için ABD, İngiltere, İtalya, Cezayir ve Türkiye olmak üzere 5 ülkeden yardım istedi. Bu yardımı isterken de ‘Libya ile güvenlik işbirliği anlaşması yapan ülkelerden anlaşmaya binaen destek istiyoruz. Libya’nın huzuru ve güvenliği için’ dedi. Diğer dört ülke cevap vermedi. Türkiye bu konuda cevap verdi. Meclisimiz de toplanarak büyük çoğunlukla buna onay verdi.

Libya Özel Temsilcisi ve AK Parti Ankara Milletvekili Prof. Dr. Emrullah İşler, Diriliş Postası Ankara Temsilcisi Seda Şimşek’e Türkiye’nin Libya politikası hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bir de Libya ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakat muhtırası var.

Evet, bu muhtıra ile Türkiye, Doğu Akdeniz’deki haklarını savunmuştur. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türklerinin haklarını da korumuştur. Türkiye ve Libya, bu anlaşmadan kârlı çıkmıştır. Bu anlaşmayla iki ülke, deniz sınırlarını genişletmiştir. Libya’ya asker gönderilmesi, söz konusu anlaşmayı da garantiye alacaktır.

İLK OLARAK TRABLUS’UN GÜVENLİĞİ SAĞLANACAK

Türkiye’nin nasıl bir askeri gücü Libya’ya göndereceği belli oldu mu?

Ne kadar askerin gideceği artık sahanın ihtiyacına göre Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir. Türk askeri, Libya’ya savaşmak için gitmiyor, caydırıcı rol oynamak amacıyla gidiyor. Ben Meclis kürsüsünden de söyledim, “Türk bayrağının orada dalgalanması yeterince caydırıcı olacak ama herhangi bir unsur hadsizlik edip Türk güçlerine saldırırsa da en şiddetli şekilde cevabını alır” dedim. Yine aynı şeyleri söylüyorum.

Türk askerinin Libya’da ne yapacağına ilişkin tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye, Libya’da askeri ve güvenlik sektörünün reformuna yardımcı olacak. Biz Libya’nın bu reformları gerçekleştirip, Libya güvenlik güçlerinin bir an önce kendi topraklarını savunur hale gelmesini istiyoruz. Libya askeri ve güvenlik güçlerinin gayri-meşru aktörlerin, elinde silah bulunduranların, Hafter’in saldırılarını sona erdirecek güce kavuşması için her türlü eğitim ve lojistik destek verilecek. Yine yaptığımız anlaşma kapsamında, Türkiye’ye birlikler gelip eğitim alabilecek. Biz oraya işgalci güç olarak gitmiyoruz. Türkiye Libya’ya müdahalede bulunmuyor. Bazıları bunu bir müdahale olarak görüyor. Biz buna karşı olduğumuzu söylüyoruz. Zira müdahale, izinsiz girme anlamına gelmektedir. Tam tersine meşru hükümetin resmi talebi üzerine biz oraya yardıma gidiyoruz. Başkentin korunması, Libya’nın toprak bütünlüğünün sağlanarak bu bölünmüşlüğün sona erdirilmesi için meşru hükümete destek olmaya gidiyoruz. İlk etapta Trablus’un güvenliği sağlanacak.

BUGÜNE KADAR MUHALEFETTEN BİR KİŞİ GELMEDİ

Tezkerenin kabul edilmesinin ardından Libya’dan nasıl tepkiler aldınız?

Tezkerenin TBMM’de kabul edilmesi Libya’da çok olumlu karşılandı. Libyalı çok sayıda aktör beni arayarak Türkiye’ye teşekkürlerini iletti. Bizim karar almamız bu konuyu birkaç gündür tartışmamız bile sahaya çok olumlu yansıdı ve sahada gerekli karşılığı bulmaya başladı. En kısa sürede oraya Türk askerinin gidecek olması, bir an önce ateşkesin sağlanmasına çok ciddi katkı sağlayacaktır. Zaten Berlin sürecinde konuşulan en önemli başlıklardan birisi de ateşkesin sağlanması, çatışmaların durması. Biz de çatışmaların durmasını istiyoruz. En kısa zamanda ateşkesin sağlanmasını ve siyasi çözümün hayata geçmesini temenni ediyoruz.

Muhalefet partileri “Libya’da ne işimiz var?” diyerek tezkereye red oyu verdi.

Türkiye’nin en büyük sorunu muhalefet sorunu. Türkiye’nin bir Libya özel temsilcisi var. O özel temsilci aynı zamanda milletvekili. Zaman zaman Libya ile ilgili Meclis kürsüsüne çıkıp konuşuyorum. Ama bugüne kadar muhalefetten bir Allah’ın kulu gelip ‘Siz ne yapıyorsunuz? Türkiye olarak biz Libya’da ne yapıyoruz? Libya gerçeği nedir? Diyen olmadı. Başka ülkelerin yetkilileri, büyükelçiler gelip benimle görüşüyor. Ne yazık ki, muhalefet çok yanlış ve yetersiz bilgiyle argümanlarını dile getiriyor. Tarihi bir karar alınıyor, pozisyonunuzu belirlemek için Türkiye’nin tavrını net olarak bilmeniz lazım. İlgili genel başkan yardımcıları, dış politika hakkında konuşan milletvekilleri gelip konuşabilirdi. Biz bu ülkenin insanlarıyız, aynı parlamentonun çatısı altında bulunuyoruz. Benim bir kahvemi çayımı içmelerinin, sohbet etmemizin kimseye zararı olmaz, tam tersine faydası olacağını düşünüyorum.

Hafter’in “laik ve seküler” olarak tanımlanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Libya’yı ve Libyalıları bilmediklerinden Hafter için CHP Grup Başkanvekili “laik ve seküler” ifadesini kullandı. Ne var ki Hafter, cumartesi günü Türkiye’ye karşı halkı cihada çağırdı. Nasıl bir laiklik ve sekülerlik ise! Halbuki Hafter demokrasi düşmanı ve dikta sevdalısı olan biridir. Bu arzusunu gerçekleştirmek için yapmayacağı şey yoktur.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri