Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Geldikleri yere defolsunlar!

Gökhan Yılmaz
Geldikleri yere defolsunlar!

Türkiye uzun zamandır beklenen operasyon için düğmeye bastı...

ABD, Tel Abyad ve Rasulayn’dan çekilirken, “DEAŞ topunu” Türkiye’nin kucağına bırakarak, ileride yürüteceği algı operasyonu için zemin hazırladı. Türkiye’nin bu kumpastan kurtulması için önünde iki seçenek var; “Ya DEAŞ’lıları kendi ülkelerine gönderecek ya da Suriye’de bir bölgeye taşınmalarını sağlayarak topu yine ABD-PKK ikilisinin kucağına bırakacak.”

Türkiye’nin Fırat’ın doğusunu terörden temizleme ve sınırlarımızı güvence altına alınması konusundaki kararlı tutumu ABD’ye geri adım attırdı. Beyaz Saray, “Türkiye, yakın zamanda Suriye’nin kuzeyine uzun süredir planladığı operasyon için harekete geçecek. ABD Silahlı Kuvvetleri, bu operasyonu desteklemeyecek ya da bu operasyona dâhil olmayacak” açıklaması yaparken, Tel Abyad ve Resulayn’daki üsleri boşalttı. ABD açıklamasının sonuna tek cümleyle sıkıştırılan “DEAŞ” faktörü ise dikkat çekti. Açıklamada, DEAŞ’ı yenen ABD kuvvetlerinin, artık doğrudan bu bölgelerde olmayacağı vurgulanırken, “Türkiye bundan böyle, ABD’nin son iki yıldır, bölgede yakaladığı DEAŞ savaşçılarından sorumlu olacak” denildi.

“DEAŞ YENİDEN HORTLAYACAK”

Uzmanlara göre ABD bu açıklaması ile ileride DEAŞ özelinde yürüteceği algı operasyonu için zemin hazırlıyor. Yakın dönemde DEAŞ’ın tamamen bitirildiğini açıklayan ABD, Türkiye’nin bölgeye operasyon yapacağını söylemesiyle birlikte müttefiki YPG/PKK ile birlikte “DEAŞ’ın yeniden hortlayacağını” ileri sürerek operasyona karşı çıkıyordu. Bugüne kadar operasyona karşı olduğunu açıklayan ABD Türkiye’nin kararlı duruşu karşısında DEAŞ kartını açarak geri çekilmek zorunda kaldı. ABD’nin açtığı DEAŞ kartına destek, müttefiki PKK’dan geldi. ABD’nin çekilme kararına tepki gösteren YPG/PKK açıklamasında, operasyonun DEAŞ’la mücadeleye “büyük olumsuz” etki yapacağı iddia edildi.

PKK MEDYASI KOLLARI SIVADI

PKK medyası da algı operasyonları için kolları sıvadı. Türkiye’nin henüz operasyona başlamadığı saatlerde, DEAŞ’ın yeniden örgütlenerek harekete geçtiğini iddia eden PKK medyası, özellikle Deyrizor’da büyük bir hareketlilik olduğunu öne sürdü. Operasyon yapılması halinde DEAŞ’la mücadelenin zaafa uğrayacağını öne süren YPG/PKK dünyaya “DEAŞ’la mücadele konusunda kilit roldeyiz” mesajı verme gayretinde.

“DEAŞ YENİDEN SALDIRACAK” DİYORLAR

PKK’ya bağlı sözde sivil görünümlü örgütlerden yapılan açıklamalarda da DEAŞ’ın yeniden hortlayacağı konusuna dikkat çekilirken, “Saldırılar ile kontrolü imkansız sonuçlar yaşanacaktır. DEAŞ bir kez daha örgütlenecek ve bir ülke sınırı ile kalmayan geniş çaplı vahşi saldırılarına yeniden başlayacaktır” denildi.

10 BİN DEAŞ’LI VAR!

ABD ve PKK’lı kaynaklardan açıklanan rakamlara göre, Suriye’de ele geçirilen yaklaşık 10 bin civarında yabancı DEAŞ’lı var. Çoğu Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsveç, Kanada ve Finlandiya asıllı olan DEAŞ’lıların içinde kadın ve çocuklar da var. Mevzu bahis DEAŞ’lıların bir bölümü Deyrizor’da üs olarak kullanılan El Ömer petrol sahasında, bir kısmı ise YPG/PKK kontrolündeki Kamışlı, HAseke, Malikiye, Tabka ve Rakka’da tutuluyor. ABD açıklamasında dikkat çeken bir diğer detay ise, ele geçirilen yabancı DEAŞ’lıların “Kendi ülkeleri tarafından kabul edilmediği” konusu oldu.

ABD-PKK’NIN HEDEFİ NE?

Türkiye Barış Pınarı Harekâtına başladığı gün DEAŞ kartını sahneye süren ABD-PKK ikilisi, birden fazla kuş vurma derdinde.

İlk hedef: “Türkiye operasyon yaptı DEAŞ hortladı” demek.

İkinci hedef: DEAŞ’ın Türkiye’deki olası terör eylemleri ile Türkiye’de kaos çıkarmak, Suriyeli-Türkiyeli çatışmasını derinleştirmek, sosyal bir patlama ile iç savaşı tetiklemek.

Üçüncü hedef: İstihbarat örgütlerinin yol verdiği DEAŞ hücrelerinin Batı’da yapacağı terör eylemleri ile “YPG çekildi DEAŞ uyandı” demek ve DEAŞ üzerinden Türkiye’nin “Terör örgütü” olarak tanımladığı YPG/PKK’nın sözde meşruiyetini pekiştirmek.

Dördüncü hedef: Dünyanın çeşitli bölgelerinde düzenlenecek DEAŞ saldırılarından Türkiye’yi sorumlu tutmak ve “dünyanın mücadele konusunda üzerinde ittifak ettiği terör örgütünün önünü açtığı” bahanesiyle Türkiye’yi uluslararası mahkemelerde mahkûm etmek.

Beşinci hedef: Türkiye’ye uluslararası anlamda baskı yapıp operasyonu durdurmasını sağlamak, sınır ötesinde bulunan bütün askerlerini çekmesini istemek ve daha önce meşruiyet kazandırdığı YPG/PKK unsurlarını bölgeye yerleştirerek PKK’yı bölgesel güç ilan etmek.

AB’den “Anlıyoruz ama…” açıklaması
Suriye’deki kaosun taraflarından biri olan Avrupa Birliği (AB) de kendinden beklenen tavrı göstererek şaşırtmadı. Düzenlediği günlük basın toplantısında, konuya ilişkin soruları yanıtlayan AB Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijcancic, “AB, Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını anlamakla beraber, başından beri Suriye’deki krizin askeri değil siyasi yollarla çözülebileceğini ifade ediyor.” dedi.

TÜRKİYE OYUNU BOZABİLİR

Türkiye’nin operasyon düzenleyeceği bölgede bulunduğu belirtilen 10 bin DEAŞ’lının akıbeti bu anlamda önemli. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da açıklamasında bu konuya işaret ederek şunları söyledi: “Bu rakamlar biraz abartılı rakamlar. Şu anda orada cezaevlerinde olanlara ilişkin bazı rakamlar var. Bu konuyla ilgili tabii bizim de bir yaklaşım tarzımız var. Biliyorsunuz değişik ülkelerden, Almanya, Fransa gibi, burada bulunan DEAŞ’lılar var. Bu konuda ne gibi adımlar atılabilir, kendileri bir çalışma yapacaklar, biz de arkadaşlarımıza bu konuda talimatı verdik, onlar da bir çalışma yapıyorlar. Burada ne gibi bir adım atalım ki şu anda cezaevinde veya cezaevlerinde bulunan bu DEAŞ’lıları buralardan süratle derdest edelim.”

Bu bağlamda Türkiye’nin önünce izleyebileceği üç yol var.

Birinci yol: Daha önce ABD’nin denediği fakat Batılı ülkelerin kabul etmediği “DEAŞ’lıların geri alınması konusunu” yeniden gündeme getirip, her ülkenin kendi mensubu teröristini almasını sağlamak. Türkiye bunu başarabilirse, ABD-PKK’nın elindeki DEAŞ kartını önemli ölçüde elinden almış olacak ve olası istihbarat operasyonlarına maruz kalmaktan sıyrılacak.

İkinci yol: Batılı ülkeler kendi vatandaşları olan DEAŞ’lıları kabul etmemesi halinde (ki büyük ihtimal kabul etmeyecekler) “bölgedeki DEAŞ’lıları yeniden ABD-PKK’nın kucağına bırakmak” Türkiye’nin deneyeceği ikinci yol olmalı. DEAŞ’lıları, Rakka, Deyrizor, Haseke gibi birebir PKK işgali altındaki bölgelere taşımak buralarda kurulacak kamplara yerleştirmek ABD-PKK’nın DEAŞ üzerinden algı operasyonları yürütmesinin önüne geçecektir.

Üçüncü yol: Türkiye her iki yolu deneyip başarılı da olsa PKK’nın elinde bulunan DEAŞ’lıları serbest bırakıp, aynı algı operasyonuna devam etmesi kuvvetle muhtemel. Türkiye bunun önünü almak adına, gerek yurtiçi, gerek uluslararası medyada operasyonun amaç ve yöntemlerinin yanı sıra sonuçlarını da an be an dünyaya duyurmalı, DEAŞ’lılarla ilgili nasıl bir yol izleyeceği konusunda tatmin edici açıklamalar yaparak algı operasyonlarının önüne geçmeli. Bu bağlamda medyayı etkin bir araç olarak kullanabilmeli.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri