Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Mısır ve Yunanistan anlaştı | Akdeniz’de şimdi ne olacak?

Türkiye’nin Libya’daki meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladığı "Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası"nın ardından ısınan Doğu Akdeniz’de her gün yeni bir gelişme yaşanıyor.

Batuhan Gülşah
Mısır ve Yunanistan anlaştı | Akdeniz’de şimdi ne olacak?

Diriliş Postası Muhabiri Batuhan Gülşah/Atina

Türkiye’nin attığı adımlar karşısında çaresiz bir şekilde ABD-Avrupa Birliği-İsrail üçgeninde destek arayan Yunanistan, can simidini darbeci Sisi’nin yönettiği Mısır’da buldu. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias’ın önceki gün deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması” imzalayarak bölgede tüm değerleri altüst edebilecek bir kargaşanın fitilini ateşledi. Zira bu anlaşma, Türkiye’nin Akdeniz’deki egemenlik haklarına ölümcül darbe vurmayı ve Libya Mutabakatı’nı tarihe gömmeyi hedefliyor.

GİRİT VE RODOS SEÇİLDİ

Türkiye’nin geçtiğimiz yılın Kasım ayında Libya Ulusal Mutabakat hükümeti ile imzaladığı anlaşma, Türkiye ve Libya kıyılarını birleştiren bir temeldeyken Yunan adalarının kıta sahanlığı olmadığı fikri üzerine kuruluydu. Yunanistan-Mısır arasında önceki gün imzalanan mutabakat ise bunun tam tersi şekilde, Yunanistan’a ait Girit ve Rodos adalarını baz alarak Mısır ile karşılıklı olan bölgeyi bölüşme hedefini güdüyor. Türk kıyıları yok sayılıyor, sözleşmede adı geçen adalar tıpkı Yunan anakarası gibi tam teşekküllü bir kıta sahanlığı anlayışıyla servis ediliyor.

HEDEF: TÜRKİYE’Yİ HAPSETMEK

Türkiye Dışişleri, anlaşmanın yok hükmünde olduğunu vurgulayan “Adaların kıta sahanlığı yoktur” açıklaması ile işte tam da bu noktaya işaret etti. Yunanistan, Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetmeyi planlayan Sevilla Sözleşmesi’ne binaen yapıldığı fikrini uyandıran bu anlaşmayla, Libya Mutabakatı’nın geçerliliğini tehlikeye sokmayı başarmak üzere. Zira Mısır ile anlaşmanın hayata geçmesinin önündeki tek engel, Birleşmiş Milletler tarafından henüz onaylanmamış olması. Bu onay da verilince uluslararası arenada Libya Mutabakatı kadar bir Yunanistan-Mısır Mutabakatı var olacak.

UZLAŞMA MI ÇATIŞMA MI?

Türkiye Dışişleri’nin vurguladığı “Mısır egemenlik alanı kaybediyor. 2003’te Güney Kıbrıs ile imzaladıkları anlaşmada da aynısı oldu” savının da bir önleyiciliği yok çünkü Mısır kendi iradesiyle vazgeçiyorsa iş bitmiştir. İsterse tüm kıyı şeridini başka bir ülkeye bedavaya devredebilir. Bu durum Türkiye’yi olumlu veya olumsuz etkileyecek hiçbir unsura yol açmaz. Uzun lafın kısası, aynı bölgede iki resmî anlaşma olacak. Bu saatten sonra ya iki anlaşmada iptal edilip Türkiye ve Yunanistan masaya oturarak mevcut durumda kökten değişikliklere giden bir anlaşmaya imza atacaklar ya da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sloganındaki “caydırıcı” kelimesi devreye girecek. İkinci ihtimalin bonusu da hiç kimsenin istemediği ancak kaçınılmaz olduğunda da çok acı verici ve bir o kadar sorun çözücü ihtimal: Savaş.
Allah sonumuzu hayretsin

Yorumlar (3 Yorum)

  • Avatar

    Doğrusöz

    Peki koca Anadolu dururken , adı üstünde kıta sahanlığı meselesinde "ada " kıta sahanlığına uuslar arası hukuk ne diyor ? Hani kıta sahanlığında daların kıta sahanlığı yoktu ?

  • Avatar

    Ender Öztürk

    İki adada bizim. Zor zamanımızda bedavadan çöktükleri bütün adaylarımızı geri almanın vakti geldi. 2. Abdülhamid hanın kazandığı yunan harbinde askerimizin ulaştığı son noktaya kadar bütün topraklarımızı da6vs ediyoruz.

  • Avatar

    Mufettis

    Allahın dediği oluyor. Ne kadar strüktür, o kadar az savaş ve toplum güvenliği. Bölgede oluşan anlaşma ağı tetikçi taşeron mafya ''devlet'' çikleri kilitler manipüle zemini azalır. Toplumların baskın geleceği, para ve savaş mafyalarının hareket kaabiliyetlerinin yok olacağı bir geleceğe doğru gidiyoruz.

Yorumları Gör (3 Yorum)