Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Suriye’de 2015’in kaybedenleri: Esed, Hamaney ve DAEŞ

Suriye'de 2015'in kaybedenleri:  Esed, Hamaney ve DAEŞ

Beşinci yılına giren Suriye iç savaşı, 2015 yılında birçok dönüm noktasına sahne oldu. Terör örgütleri DAEŞ ve PYD arasındaki çatışmalarda PYD ABD’nin hava desteğiyle birçok stratejik noktaya ele geçirdi. Esed rejimi muhalif güçlerin ilerlemesi karşısında zora girdi. Rejimin yardımına koşan Rusya havadan, İran ise giderek artan kara gücüyle savaşa dahil oldu. 2015, rejim ve muhalifler arasında müzakereleri başlatmayı öngören Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla sona eriyor.
Rejimin 2015 yılındaki en büyük kaybı, muhaliflerin çatı birliği Fetih Ordusu’nun İdlib’i tamamen kontrol etmesi ve Hama’nın kuzey kırsalındaki Gab Ovası’na girerek “rejimin kalesi” Lazkiye merkeze yaklaşabilmeleri oldu. Mart ayında Fetih Ordusu’nun başlattığı büyük operasyonlarla rejim kuzeydeki İdlib vilayetini tamamen kaybetti. 11 Mayıs’ta Fetih Ordusu tarafından fethedilen Cisr Eş Şuğur’un ardından Gab Ovası’na yürüdü. 10 Eylül’de Ebu Zuhur hava üssünün alınmasıyla rejim İdlib vilayetinde kuşatma altındaki Şii beldeler Fua ve Kefreya dışındaki tüm topraklarını kaybetti.
ABD merkezli IHS düşünce kuruluşunun 22 Aralık’ta yayımladığı rapora göre, Suriye iç savaşındaki aktörler arasında en büyük kayıp veren Esed rejimi oldu. Rejimin, 185 bin kilometrekarelik ülkede kontrol ettiği alan, yaklaşık 30 bin kilometrekareye gerilemiş durumda. Ülkenin yalnızca yüzde 16’sına hakim.

DAEŞ bölgesinde PYD ilerlemesi

DAEŞ’in Suriye’nin kuzeyindeki gerilemesi, 2014 yazında kuşatmaya aldığı Kobani’den (Ayn el Arab) 25 Ocak’ta çekilmesiyle başladı. ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin yoğun hava desteğiyle Kobani’ye yeniden hakim olan PYD, 15 Haziran’da Tel Abyad’ı DAEŞ’ten aldı. Dört ay sonra PYD, Tel Abyad’ı yeni “kantonu” ilan etti. Temmuz başında DAEŞ Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa ve Suluk beldelerini PYD’ye kaybetti.
Kobani’den Ayn İsa’nın alınmasına kadar geçen yaklaşık yedi aylık süreçte PYD, DAEŞ’ten yaklaşık 2 bin kilometrekarelik bir alanı alarak, DAEŞ’in Suriye’deki merkezi olan Rakka için tehlike oluşturmaya başladı.
DAEŞ yaz sonunda Irak’ta eş zamanlı operasyonlar nedeniyle güçlerinin büyük bölümünü Irak’a kaydırdı. Musul-Rakka güzergahındaki ikmal yolunu kaybeden DAEŞ, Temmuz’da girdiği Haseke’de de tutunamayarak 15 Kasım’da kentin güneydoğusunda Irak sınırına yakın stratejik Hol beldesini PYD’ye bıraktı.

İran’ın kara gücü arttı

Fetih Ordusu’nun İdlib ve Gab’taki ilerlemesine karşılık İranlı General Kasım Süleymani, ağustos sonunda Gab bölgesindeki Curin’in düşmemesi için 9 bin İranlı kara gücünün bölgeye getirileceğini açıklamıştı. Bu gelişmenin hemen ardından İran aracılığı ile Şam’a getirilen İran kökenli ya da destekli grupların sayısının beş bini geçtiği, bu militanların ise ağırlıklı olarak Lazkiye ve Halep’in güneyinde konuşlandırıldığı muhalif kaynaklarca ifade edilmişti.
Muhalif kaynaklar, Halep’in güneyinde İran unsurlarının ve destekliği güçlerin sayısının 10 bine yaklaştığını bildiriyor. Türkmendağı’ndaki operasyonlarda da İran güçleri etkin rol oynuyor ve sayılarının üç bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Rusya iç savaşa dahil oldu

2015’in en önemli gelişmesi ise Rusya’nın iç savaşa müdahalesi oldu. Rusya Devlet Başkanı Putin, Eylül’de BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Suriye’ye müdahale edeceklerinin sinyallerini verdi. 30 Eylül’de “terörle mücadele” bahanesiyle başlayan saldırılar, DAEŞ unsurlarından çok, ılımlı muhalifleri ve bu grupların kontrolündeki bölgelerde yaşayan sivil halkı hedef aldı.
Rus hava saldırıları ekim ayında, İdlib, Hama, Humus, Halep’in kuzeyine yoğunlaşmıştı. Ekimin ikinci yarısından itibaren ve kasım ayı boyunca saldırılar, Halep’in güneyi ve kuzeyi, İdlib’in güneyi ile Lazkiye kırsalında Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Bayırbucak bölgesinde muhaliflerin elindeki bölgeleri hedef aldı.

Etiketler