Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Suudilerin alıkoyduğu “Düşünce Mahkumları” için serbest bırakma kampanyası başlatıldı

Bazı Arap Gazeteci ve Suudi aktivistler, Suudi yönetiminin keyfi olarak gözaltına aldığı din adamları ve toplumun önde gelen isimlerini serbest bırakma çağrısını başlattıkları yeni bir kampanya ile yineledi.

Furkan Dursun Benli
Suudilerin alıkoyduğu “Düşünce Mahkumları” için serbest bırakma kampanyası başlatıldı

Diriliş Postası Muhabiri Furkan Benli-İstanbul

Suudi Arabistan’daki koronavirüs salgını nedeniyle hapishanelerde meydana gelebilecek salgın endişesi dolayısıyla keyfi olarak göz altına alınan isimlerin serbest bırakılması çağrısı yeniden yapıldı.

Ülkede koronavirüs bulaşan kişi sayısının 1012y’e yükselmesinin ardından, tutuklu haklarını savunan “Düşünce Mahkumları” adlı Twitter hesabından, tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması için bir kampanya başlatıldı.

“Felaketten Önce” hashtagi ile yapılan paylaşımlarda sadece Suudi Arabistan’da değil Mısır gibi dünyanın birçok yerinde zulüm ve baskı altındaki düşünce mahkumları için çok geç olmadan hürriyetlerine kavuşması hedefleniyor.

BM’DEN UYARI: ENDİŞE VERİCİ!

Öte yandan “Düşünce Mahkumları” hesabından daha önce Suudi makamlarının koronavirüs önlemleri kapsamında tutukluların aileleriyle görüştürülmemesini kabul etmediklerini ve bu yöntemin koronavirüsün yayılmasına engel olabilecek bir yöntem olamadığı ifade edilmişti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi uzmanları ise, Suudi makamlarını din adamları, yazarlar, gazeteciler ve aktivistleri “endişe verici düzeyde yaygın, sistematik ve keyfi biçimde gözaltına aldığı ve tutukladığı” uyarısında bulunmuştu.

İnsan hakları alanında adı sürekli tutuklama, keyfi gözaltı ve muhaliflerine yönelik Suudi Arabistan’da Veliaht Prens MbS’nin siyaset sahnesinde öne çıkmasının ardından önde gelen aktivist, gazeteci ve din adamlarına yönelik tutuklamaların ardı arkası kesilmiyor.

“NORMALLEŞME SÜRECİNİN BİR PARÇASI”

Gerçekleştirilen bu uygulamaların İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi sürecinin bir parçası olarak yorumlanıyor.

Bu ve benzeri tutuklama ve gözaltı uygulamaların sadece Suudi Arabistan ile sınırlı kalmadığı birçok haber ve ülkelerde yaşanan halk infialleri ile gözlemlenebiliyor. Darbe ile yönetimi gasp eden Mısır, Türkiye’nin attığı her adımı engelleme çabası içinde olan Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi, Filistin topraklarını işgal altına alan Siyonist rejim ve kendi halkının kanını eline bulayan Beşşar Esed gibi rejim zindanlarında “Düşünce Mahkumları” bulunuyor.