Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Tahran-Riyad gerilimi için İranlı uzmanlar ne diyor?

Tahran-Riyad gerilimi için İranlı uzmanlar ne diyor?

Tahran yönetimi Mina’da yaşanan izdiham faciası sonrasında Riyad’a dönük tehdit dolu açıklamalar yaptı. Uzmanların yaptığı yorumlar, bu gerilimin arkasındaki temel sebebin ise nükleer anlaşma ile Batıya yakınlaşan İran’ın iç kamuoyunu yönlendirme kaygısı taşıdığı yönünde. Rusya’nın Suriye’deki aktif varlığının da İran’ı cesaretlendiren ana etkenlerin başında yer aldığı ifade ediliyor.
Suudi Arabistan’da hacıların Mina’da şeytan taşlaması sırasında meydana gelen izdihamda çoğu İranlı yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Tahran-Riyad ilişkilerindeki gerilim, “askeri güç” tehditleriyle zirveye çıktı. İran cephesinden Riyad’a yöneltilen eşi görülmemiş tehditler, iki ülke arasında bugüne kadar vekâlet savaşları görünümünde seyreden mücadelenin, “sıcak ve doğrudan bir çatışmaya” dönüşebileceği endişelerine yol açtı.
Bununla birlikte konuyu değerlendiren uzmanlar, İran’ın tehditlerinin başlıca amacının ülke içinde oluşan infiali yatıştırma amacı taşıdığını, ancak Batı ile varılan nükleer anlaşma ve Rusya’nın Suriye’ye askeri müdahalesi gibi faktörlerle “elinin güçlendiğini” hisseden İran’ın, en azından retorik düzeyde tavrını sertleştirmek için uygun bir zemin bulduğunu ifade ediyor.

Akademisyen Ahmed İbrahimi: “İran’ın, Arap ülkelerinin Yemen’e saldırısından bu yana bölgedeki hegemonyası sürekli geriledi. Bu süreçte Irak, Bahreyn, Yemen ve Lübnan’da çok şey kaybettiğini hissediyor. Dolayısıyla bu türden tepkilere ihtiyacı var. Öte yandan Obama da bu tehditler için İran’ın elini güçlendirdi”

Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi ve eski milletvekili Celal Celalizade: “Bu saldırı bütün İslam âleminin tepkisiyle karşılaşacak. Ayrıca İran, ekonomik olarak iyi durumda değil. Diğer yandan böyle bir saldırı ABD ve Suudi Arabistan’ın müttefiklerini tahrik edecek. Dolayısıyla bu tehditler daha çok iç kamuoyuna yönelik açıklamalardır.”

İran’ın tecrübeli gazetecilerinden Taki Rahmani: “İran Suudi yetkilileri sorumlu tutmak suretiyle ‘küçümsüyor’ ve bir nevi güç gösterisinde bulunuyor. İran’ın, Suudi Arabistan’a karşı ‘misliyle mukabele’ imkânı yok. İranlıların tutuklanması ve baskıya maruz kalmasının bölgede gerilimi artırır ancak Tahran’ın askeri saldırı ihtimali muhtemel görünmüyor.”

Ortadoğu Uzmanı Hasan Haşimiyan: “İran’ın Yemen, Suriye ve Irak’taki askeri yenilgileri Hamaney’in yeni bir maceraya atılmasına engel olacağını tahmin ediyorum. İran, Rusya’nın arka çıkmasıyla sesini yükseltme cesareti buldu. Şu anda hiç kimse Rusya’nın Suriye’de ne zamana kadar kalacağını bilmiyor.”

Popüler haber sitesi ‘İranwire’ın yöneticisi Rıza Hakikatnejad: “Hamaney tarafından Riyad’a yöneltilen tehditler “iç siyasetle” ilgili. Hamaney’in, Batı ile varılan nükleer anlaşmayla ilgili tavrını net olarak koymaması ve müzakerelerin başka alanları da içerecek şekilde genişleyebileceği ihtimali Hizbullah’ı rahatsız etti. Bu durumda İran Suudi Arabistan karşısında ‘muktedir’ bir tavır alarak kendi konumunu güçlendirmeye çalışıyor.”
ABDOLSALAM SALİMPOOR / AA

Etiketler