Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

“Yeşil Yürüyüş”ün 40’ıncı yılı kutlandı

“Yeşil Yürüyüş”ün 40’ıncı yılı kutlandı

Fas yönetimi, Yeşil Yürüyüş’ü, Batı Sahra’nın İspanya işgalinden kurtuluşunun resmi tarihi olarak kabul ediyor.
1975 yılında Uluslararası Adalet Divanı Sahra halkının kendini kaderini belirleme hakkı olduğu ilan etmesi üzerine İspanya işgal ettiği Batı Sahra’da referandum yapmayı önerdi. Referandum sonucuna göre bölgenin İspanya’ya bağlı kalacağı veya bölge halkının kendi kaderini belirleyeceği karara bağlanacaktı.
Bölgede referandum kararı alınması üzerine dönemin Fas Kralı 2’nci Hasan yüzbinlerce Faslının bölgeye girmesine yol açan “Yeşil Yürüyüş”ün emrini verdi.
Kralın radyodan yaptığı çağrıya kulak veren 350 bin Faslı Batı Sahra bölgesine ellerinde Kur’an-ı Kerim, Fas bayrağı ve krallarının resmiyle hareket etmiş, ellerinde herhangi bir silah bulunmadan yapılan bu barışçıl yürüyüş yaklaşık iki hafta sürmüştü.
Tarihe bir sivil itaatsizlik eylemi olarak geçen Yeşil Yürüyüş sonrası İspanya yönetimi referandumdan vazgeçmiş, Kasım 1975’te Moritanya ve Fas ile Madrid Uzlaşmasını imzalayarak Batı Sahra topraklarını Fas ve Moritanya arasında paylaştırmıştı.
Her yıl düzenlenen etkinlikler ve törenlerle Yeşil Yürüyüş binlerce Faslı tarafından kutlanıyor.
Batı Sahra sorunu
10’uncu yüzyıldan itibaren Arap yarımadasından bölgeye göç eden Müslüman Arap nüfustan oluşan bölge, Fransa ve İspanya’nın işgaline kadar yerel yöneticiler tarafından Fas Krallığı’na bağlı olarak yönetildi.
1884 yılında, Fas’ın güneyinde ve Moritanya’nın kuzeyinde yer alan Sahra bölgesi ve Fas’ın kuzey kesimleri İspanya tarafından sömürgeleştirildi. Daha sonra bölge, Fas’ın orta kesimlerini işgal eden Fransa ile yapılan anlaşma sonucunda 1934 yılında “İspanya Sahrası” adı ile İspanya’nın vilayeti ilan edildi. Bölge halkı 1970 yıllarında Batı Sahra’da İspanya hakimiyetine karşı ayaklanma başlattı. Bu ayaklanma sonucu 1973 yılında Mustafa Seyyid önderliğinde, İspanya işgaline karşı mücadele vermek üzere Polisario Cephesi kuruldu. Batı Sahra halkının temsilcisi olarak ortaya çıkan hareket, bağımsızlık için faaliyetlerini sürdürürken, 1975 yılında Uluslararası Adalet Divanı Sahra halkının kendini kaderini belirleme hakkı olduğu ilan etti. Bu karar üzerine İspanya bölgede referandum yapmayı önerdi. Referandum sonucuna göre bölgenin İspanya’ya bağlı kalacağı veya bölge halkının kendi kaderini belirleyeceği karara bağlanacaktı.
Bölgede referandum kararı alınması üzerine dönemin Fas Kralı 2’nci Hasan yüzbinlerce Faslının bölgeye girmesine yol açan “Yeşil Yürüyüş”ün emrini verdi. Bu gelişmelerin ardından referandumdan vazgeçen dönemin İspanya Kralı 1’inci Juan Carlos, Kasım 1975’te Moritanya ve Fas ile “Madrid Uzlaşması”nı imzalayarak Batı Sahra topraklarını Fas ve Moritanya arasında paylaştırdı.
Bağımsızlık talebi ve bölgenin bölünmesi
Polisario, bağımsızlık talep ettiği için bu anlaşmayı kabul etmedi ve 27 Şubat 1976’da Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti’ni (SADR) ilan etti.
İspanya’nın çekilmesinden sonra Fas ve Moritanya’ya karşı mücadele veren Polisario, Ağustos 1979’da Moritanya’nın Batı Sahra toprakları üzerinde hak iddialarından vazgeçmesi üzerine savaşı sona erdiren anlaşmayı imzaladı.
Moritanya ile savaşı durduran bu anlaşmadan sonra, Fas, sömürgecilerden önce Sahra bölgesinin kendi toprakları olduğu iddiası ile Moritanya’nın çekildiği bölgeyi de topraklarına kattı.
Fas’a karşı silahlı mücadele veren Polisario’yu durdurabilmek için Fas hükümeti 2 bin 700 kilometre uzunluğunda bir güvenlik duvarı inşa etti. Duvarın güneyinde kalan kısmını kontrol eden Fas bölgesinden duvarın diğer tarafına on binlerce Sahralı göç etti. SADR bölgesine göç edenlerle birlikte yaklaşık 100 bin Batı Sahralı, Fas tarafında ise yaklaşık 500 bin Batı Sahralının yaşıyor. SADR bölgesi çöl ile kaplı olduğu için bu bölgede yaşayan Sahralılar çoğunlukla Cezayir sınırları içerisinde bulunan Tinduf Mülteci Kampı’nda yaşıyor.
Her ne kadar duvarın diğer tarafına Cezayir yönetimi tarafından desteklenen Polisario hakim olsa da bölge çöl ile kaplı olduğundan, SADR Hükümeti ve Polisario’nun merkezi Tinduf Mülteci Kampı’nda yer alıyor.
1991 yılında BM’nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra’nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.
BM Batı Sahra’da Referandum Misyonu (MINURSO), BM Güvenlik Konseyi’nin 690 sayılı kararı doğrultusunda kuruldu. Taraflar arasında referanduma kimlerin katılacağı ile anlaşmaya varılamadığı için referandum şimdiye kadar gerçekleştirilemedi. Fas tarafı referanduma tüm Batı Sahra halkının katılmasını savunurken, Polisario “Yeşil Yürüyüş” ile Sahra bölgesine yerleşen Faslıların referanduma katılmasına karşı çıkıyor.
1997-2001 yılları arasında, İngiltere, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen uzlaşı görüşmeleri sonucunda bir anlaşmaya varıldı. Bu anlaşmaya göre, Sahra halkı Fas egemenliği altında kendi parlamentolarına sahip olacaktı. Bu süreci 4 yıl ile sınırlayan anlaşma sonunda yapılacak referanduma, Batı Sahra bölgesinde bir yıldan fazla ikamet eden herkes katılabilecekti. Fakat bu anlaşma da uzun soluklu olamadı ve taraflar anlaşmayı reddetti.
Fas, 2007’de sorunun çözüme ulaşması için Batı Sahra’ya kendisine bağlı özerklik verilmesini gündeme getirmiş, ancak bölgenin kaderinin belirlenmesi için referandum yapılmasını savunan Polisario Cephesi buna karşı çıkmıştı. BM Güvenlik Konseyi de Fas’ın önerisini “Çatışmalı taraflar arasında çözüme ulaşmak amacıyla müzakere masasına sunulan tek öneri” olarak nitelendirmişti.
2013 yılında BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun’un Batı Sahra Özel Temsilcisi Christopher Ross, Batı Sahra sorununun çözüme kavuşturulması için başta Fas Başbakanı Abdulillah Benkiran olmak üzere üst düzey yetkililerle bir araya geldi. Bu temaslardan sonra, Batı Sahra’nın en büyük kenti El-Ayun’a hareket eden Ross, Batı Sahra’da yaşayan kabileler ve STK’lar ile de görüştü. Bu görüşmelerden sonra açıklamalarda bulunan Ross, başta Fas Kralı 6. Muhammed olmak üzere tüm siyasi grupları Batı Sahra konusunda sorumluluk almaya davet ederek şu ifadeleri kullanmıştı, “Sorunun çözümü zor bir konu. Henüz çözüme bağlanmış bir şey yok.”
Polisario Cephesi sorunu “ulusal kurtuluş ve özgürlük savaşı” şeklinde tanımlarken Fas yönetimi ise kendi toprakları olarak gördüğü bölgenin, İspanyol sömürgeciliğinden kurtarılmasının ardından Fransa ile Cezayir’in Polisario’yu kullanarak bölgeyi kendisine bağlamak istediğini savunuyor.
1984 yılında Afrika Birliği tam üyesi olan, Batı Sahra Demokratik Cumhuriyeti, BM tarafından tanınmıyor.
SADR resmi kaynaklarına göre, çoğunluğu Afrika ülkeleri ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere toplamda 85 ülke SADR hükümetini tanıdığını ilan etti. Bu ülkelerden 40’a yakını daha sonra SADR ile olan ilişkilerini dondurdu veya tanıma kararından geri çekildi. Fas resmi kaynaklarına göre ise SADR, 34 ülke tarafından tanınıyor.

Etiketler