Ali Koç, AA muhabirine yazılı açıklamasında, "4 Nisan 2015 tarihinde takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı, yalnızca kulübümüzü değil, doğrudan ülkemizin huzurunu hedef alan planlı bir suikast girişimidir. Bu hain eylemin üzerinden yıllar geçmiş olsa da, faillerin adalet önüne çıkarılması konusundaki kararlılığımız en ufak bir taviz vermeden devam etmektedir. Bugün gelinen noktada; faillerin bulunması ve adaletin tecelli etmesi adına uzun süredir sabırla, inatla ve tavizsiz bir şekilde yürüttüğümüz hukuki mücadelenin çok önemli bir aşaması olan 'kanun yararına bozma' kararının olumlu neticelendiğini kamuoyuna yansıyan gelişmelerden takip etmekteyiz. Yaptığımız başvuruyu değerlendirerek bu kritik karara imza atan Adalet Bakanlığımıza, hukukun üstünlüğü ve adaletin tecellisi adına gösterdikleri irade için teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.
Davanın ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade ettiklerini hatırlatan Koç, "Camiamızın malumudur ki; bizler bu davanın daha ilk gününden itibaren sonuna kadar takipçisi olacağımızı en güçlü şekilde ifade etmiş ve gerekli başvuruları yapmıştık. Nitekim görevde bulunduğumuz yıllar boyunca konuyu yalnızca her 4 Nisan'da gündemde tutmakla yetinmedik; bu dosyanın tozlu raflara terk edilmemesi, örtbas edilmeye çalışılan izlerin aydınlatılması ve meselenin devletimizin en üst mercilerinde kararlılıkla takip edilmesi en büyük önceliğimiz oldu. Hukukçularımızla birlikte her bir detayının bizzat takipçisi olduğumuz bu sürecin bugün adaletin kapısını aralayan bir karara dönüşmesi, Fenerbahçe'nin haklı davasındaki sarsılmaz iradesinin bir sonucudur." değerlendirmesinde bulundu.
Fenerbahçe'nin haklarını savunmanın ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesi olduğunu aktaran Ali Koç, şunları kaydetti:
"Bizler için Fenerbahçe'nin hakkını ve hukukunu savunmak, süreli makamların veya unvanların getirdiği bir görev değil; ömür boyu sürecek bir aidiyet meselesidir. Dün kulübümüzü yönetme onurunu taşırken bu davanın nasıl peşini bırakmadıysak, bugün de aynı inanç ve kararlılıkla sürecin tam merkezinde ve takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, süreç boyunca emeği geçen ve taşın altına elini koyan ilgili yönetim kurulu arkadaşlarımıza ve değerli hukukçularımıza da yürekten teşekkür ediyorum. Bu gelişmenin, karanlık ellerin adalet önünde hesap vereceği günlerin habercisi olmasını temenni ediyor; devletimizin ilgili kurumlarının bu süreci nihayete erdireceğine olan inancımı koruyorum."