Ankara Cumhuriyet Müzesi'nde gerçekleştirilen törende, ahşap kapaklı, deri yapraklardan oluşan, Ge'ez alfabesi ve Amharca dilinde kaleme alınmış el yazması tarihi eser, Etiyopya'nın Ankara Büyükelçisi Adem Muhammed Mahmud'a teslim edildi.

UNESCO'NUN KORUMA ŞEMSİYESİ ALTINDA OLAN ESER

Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, burada yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti olarak kültürel mirası koruma, gelecek nesillere aktarma ve yasa dışı trafik mücadele konusundaki kararlılığı her platformda sürdürdüklerini belirtti.

Endonezya Cumhurbaşkanı, enerji fiyatları artmasına rağmen ülkesindeki durumun 'güvenli' olduğunu belirtti
Endonezya Cumhurbaşkanı, enerji fiyatları artmasına rağmen ülkesindeki durumun 'güvenli' olduğunu belirtti
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin yalnızca kaynak ülke olarak değil, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığına konu olabilecek eserler açısından da bir transit güzergah haline gelmemesi için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Yazgı, Türkiye'nin yasa dışı ticaretin her aşamasına karşı etkin denetim mekanizmalarını işlettiğini ve bu alanda örnek bir duruş sergilediğinin altını çizdi.

Yazgı, her iki ülkenin taraf olduğu UNESCO 1970 Sözleşmesi kapsamında Etiyopya'ya ait yazma eserin ait olduğu topraklara iadesinden memnuniyet duyduğunu belirterek, şu bilgileri paylaştı:

'Balıkesir'in Bandırma ilçesinde güvenlik güçlerimizce ele geçirilen bu kıymetli eserin ahşap kapaklı 68 deri yapraktan oluşan ve Ge'ez alfabesi ile Amharca dilinde kaleme alınmış bir el yazması kitap olduğu tespit edilmiştir.

Siyah ve kırmızı mürekkeple işlenen bu nadide parça Etiyopya'nın 20. yüzyılın başına kadar devam eden köklü el yazması geleneğinin yaşayan bir örneği. Bu eser yalnızca bir bütün olarak değil, tek bir yaprağı dahi uluslararası hukuk ve ulusal mevzuatımızın kapsamında korunması gereken bir kültür varlığıdır. Bu yönüyle hem UNESCO 1970 Sözleşmesi hem de 2863 sayılı kanunumuzun koruma şemsiyesi altındadır.'

KAÇAKÇILIĞA KARŞI MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK

Eserin yalnızca deri ve ahşaptan ibaret bir obje olmadığını vurgulayan Yazgı, 'Eser, Doğu Afrika'da yaşayan Amhara halkının ve bir medeniyetin yaşayan hafızasıdır. Onu asıl sahiplerine teslim etmek, kültürel mirası koruma ve kültürel adaleti sağlama yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. Kültür varlıkları hangi döneme ait olursa olsun, ait oldukları coğrafyada yaşayan insanların kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.

Yazgı, Türkiye'nin ikili iş birliklerini güçlendirerek kültür varlığı kaçakçılığına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürüleceğinin altını çizerek, 'Eserin anavatanına kavuşmasının dost Etiyopya halkı için hayırlı olmasını temenni ediyor, bu iadenin iki ülke arasındaki kültürel bağları daha da güçlendirmesini diliyorum.' ifadelerini kullandı.

ULUSAL ARŞİVLERİNDE KORUNACAK

Etiyopya'nın Ankara Büyükelçisi Adem Muhammed Mahmud da Türkiye'nin küresel tarihi koruma konusundaki kararlılığının, kendi sınırlarının çok ötesine uzandığını ve insanlık medeniyetinin koruyucusu olduğunu söyleyerek, 'Bu koruma anlayışını, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından Etiyopya'da gerçekleştirilen Necaşi Külliyesi'nin kapsamlı restorasyonunda açıkça görmekteyiz.' dedi.

İade edilen eserin Etiyopya'nın ulusal arşivlerinde titizlikle korunacağını, bilim insanları tarafından inceleneceğini ve gelecek nesiller boyunca Etiyopyalı çocuklar tarafından sahiplenileceğini aktaran Mahmud, 'Tarihimizi yeniden evine kavuşturmamıza yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.' diye konuştu.

Kaynak: AA