Gazze’nin kuzeyinde yaşayan el-Mukayyad ailesi, işgalci İsrail güçlerinin tehditleri üzerine güneydeki Nuseyrat kampına göç ederek Talla ailesinin evine yerleşti. İşgal güçleri, “güvenli bölge” olarak tanımladığı kampa 14 Ekim’de düzenlediği hava bombardımanıyla iki aileyi de katletti.
İsrail’in hedef aldığı bina, bombardımanda yerle bir olurken el-Mukayyad ailesinden sekiz, Talla ailesinden ise 21 kişi yaşamını yitirdi.
Bombardımanda ölen el-Mukayyad ailesinin Türkiye’de yaşayan ve Kudüs Televizyonunun muhabirliğini yapan oğlu Yusuf Yasir el-Mukayyad, ailesinin Gazze’deki yaşamını Diriliş Postası’na anlattı.

Kız kardeşimi nişan yüzüğünden tanıdık
Yusuf el-Mukayyad, Nuseyrat kampını hedef alan bombardımanda babası Yasir el-Mukayyad (59), annesi İnşirah el-Mukayyad (59), kız kardeşi Sacide el-Mukayyad (28), erkek kardeşi Samir el-Mukayyad (29), yiğenleri Rima el-Mukayyad (6) ve Nesma el-Mukayyad (2) küçük kardeşleri Ahmed Yasir el-Mukayyad (18) ve Aya el-Mukayyad’ı (22) kaybetti.
Ailesinin, İsrail bombardımanları altındaki Gazze’nin kuzeyinden eniştesinin ailesinin yaşadığı Nuseyrat kampına giderek bu ailenin evine yerleştiğini belirten el-Mukayyad, “Saldırıya hedef olan binadan hiç kimsenin tek parça çıkamadı. Babamı parmaklarından, kız kardeşimi ise nişan yüzüğünden tanıyabildikl” dedi.

Sevilen bir öğretmen
Ailesinin Gazze’deki yaşamını da anlatan el-Mukayyad, babasının 30 yıldır Birleşmiş Milletler (BM) Yakındoğu Filistinlilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı olarak Arapça Öğretmenliği yaptığı bilgisini verdi. Babası Yasir el-Mukayyad’ın Gazze’de sevilen bir insan olduğunu belirten Yusuf Yasir, “Sesim onun sesine çok benziyordu. Gazze’de çarşıda dolaştığımda sesimi duyan Yasir geldi sanıp benimle konuşuyordu. 30 yıldır öğretmenlik yaptığı için birçok kişi ‘bizi baban yetiştirdi’ diyerek ona olan sevgilerini dile getiriyordu” ifadelerini kullandı.
Babasının meslek hayatı boyunca çok sayıda ödül kazandığını belirten el-Mukayyad, annesi İnşirah el-Mukayyad’ın da mütedeyyin bir kadın olduğunu ve her zaman kendilerine sabrı tavsiye ettiğini aktardı.

Filistin davasını şarkılara döküyordu
Büyük kız kardeşi Sacide el-Mukayyad’ın amatör olarak müzikle uğraştığını belirten Yusuf Yasir, “Kız kardeşim amatör olarak şarkı sözleri yazıp söylüyordu. Sesi çok güzeldi. Arkadaşlarıyla birlikte Filistin davası için Arapça’nın çeşitli lehçelerinde şarkılar yazar söylerdi” dedi.
Küçük kız kardeşi Aya el-Mukayyad’ın ise yakın zamanda nişanlandığını ve düğüne hazırlandığını belirten Filistinli gazeteci meslektaşımız Yusuf, Aya’nın bilgi teknolojileri mühendisliği bölümünde okuduğunu ve bitirme projesi üzerinde çalıştığını, küçük erkek kardeşi Ahmed Yasir’in ise liseyi henüz bitirip üniversiteye başlamaya hazırlandığını söyledi.

Yeni bir Nekbe yaşıyoruz baba!
Ailesiyle son olarak bombardımandan bir gün önce telefonla konuştuğunu dile getiren Yusuf el-Mukayyad, şunları aktardı;
“Babamla konuşurken ağlıyordum. Ona; bizi yine tehcir ettiler yeni bir nekbe yaşıyoruz baba deyince, ‘sabret oğlum, Allah şöyle diyor; hiç şüphesiz sizi biraz mallardan biraz da canlarınızdan eksilterek imtihan edeceğiz, sabredenleri müjdele’ şeklindeki Bakara suresinin 155’inci ayetini hatırlatmıştı” dedi.
Ailesinin mütedeyyin ve sıradan bir aile olduğunu ve son dönemde Gazze’ye yönelik zalim kuşatmaya rağmen mutlu günler geçirdiğini ifade eden el-Mukayyad, “Küçük kardeşim henüz liseyi yeni bitirmiş üniversiteye başlamaya hazırlanıyordu. Çok zeki bir çocuktu ve ondan beklentilerimiz büyüktü. İsrail sadece insanlarımızı değil büyük hayallerimizi de öldürüyor” diye konuştu.
Hiç kimsenin kanı ucuz değil
Son yıllarda başta Filistin ve Suriye olmak üzere birçok yerde yaşanan katliamlara ilişkin de konuşan Yusuf el-Mukayyad, ailesinin öldürüldüğünü ancak hiç kimsenin kanının diğerinden ucuz olmadığını söyledi.
Uluslararası topluma, Filistin ve Suriye’de ölen insanların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını bir kez daha hatırlatan el-Mukayyad, “Bu bombardımanları ve yıkımı artık durdurun. Daha fazla kan akmasına tahammülümüz de gücümüz de kalmadı” ifadelerini kullandı.
El-Mukayyad, sözlerini “Nice hayaller ve nice güzel yaşamlar son buldu. Bize kalan şey yalnızca onlar için rahmet dilemek. Bu zulmün sebebi yalnızca Siyonist rejim. Dünya bu yıkımı durdurmalı” diyerek noktaladı.

