Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, Gül Tut'un kızı tarafından pencereden atılarak öldürüldüğü sonucuna varıldığı belirtildi.
Kararda, sanık Gülter'in annesine yönelik eyleminin "kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedildiği kaydedildi. Kararda, mahkemenin sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ve tutukluluk halinin devamına karar verdiği, olay sırasında aynı odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun duruşmadaki beyanlarının da önemli deliller arasında değerlendirildiği belirtildi.
Gerekçeli kararda, Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında düşme anını görmediğine ilişkin beyanlarıyla duruşmadaki anlatımı arasındaki çelişkiyi korktuğu gerekçesiyle açıkladığı vurgulandı.
Mahkemenin tanığın bu açıklamalarını önceki beyanları ve dosyadaki diğer bulgularla birlikte değerlendirerek duruşmadaki yeminli anlatımına itibar ettiği kaydedilen kararda, olayın gerçekleştiği pencerenin önünden alınan örneklerde kayganlık sağlayıcı madde kalıntısına rastlanmadığına ilişkin kriminal raporun da tanığın anlatımını destekleyen bulgular arasında sayıldığı ifade edildi.
Gül Tut'un ölüm nedeninin ise yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması ve iç kanama olduğu belirtildi.
Tasarlayarak öldürme kabul edilmedi
Gerekçeli kararda, sanık hakkında iddianamede ve savcılık mütalaasında tasarlayarak öldürme suçundan ceza talep edildiği hatırlatıldı.
Sanığın öldürme kararını ne zaman aldığı ve bu karar ile eylem arasında tasarlama suçunun unsurlarını oluşturacak bir sürenin bulunup bulunmadığının mevcut delillerle kesin olarak belirlenemediğini değerlendiren mahkeme, bu nedenle tasarlamanın unsurlarının oluşmadığını kabul etti.
Kararda, sanığın eyleminin sabit olduğu sonucuna varılırken tasarlayarak öldürme yerine kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme suçundan hüküm kurulduğu belirtildi.
Mahkemenin kararında, hükme karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurulabileceği bildirildi.
Sanık avukatı karara itiraz edecek
Sanık avukatı Merve Uçanok, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak, üst mahkemelere başvuracaklarını bildirdi.
Olay
Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yanı sıra Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi gözaltına alınmıştı. Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.
Tut'un ölümüyle ilgili Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmış, Yalova Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.
İddianameden
Hazırlanan iddianamede, maktul Tut'un, olay günü saat 01.26'da Çınarcık ilçesindeki evinde, kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Olay anına ilişkin kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşmeden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği kaydedilen iddianamede, söz konusu sesin sanık Gülter'e ait olduğu kanaatine varıldığı anlatılıyor.
İddianamede, şüphelinin bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürülerek, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlara dayanarak tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor.
Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis talebiyle ayrı bir dava açılmıştı.